KEMAL ÖZKURT - İzmir Büyükşehir Belediye Ekim ayı olağan meclis toplantısı başkan vekili Mustafa Özuslu idaresinde, Fuar Kültürpark Alanında bulunan meclis toplantı salonunda yapıldı. Toplantıya İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın katılım sağlamadı. Toplantıda YENİ Parti grubu gündem maddesinin değiştirilmesini isteyerek meclis sonuna yapılan gündem dışı konuşmalarının gündem maddelerinden önce görüşülmesini talep etti. YENİ Parti’nin bu talebi oy çokluğu ile kabul edildi. Oylamanın ardından söz alan YENİ Parti Grup Başkan Vekili Yağmur Yurdakul Özkan, CHP’den seçildikten sonra AK Parti’ye geçen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a ve AK Parti sıralarına sert eleştirilerde bulundu. İzmir seçmeninin iradesinin yok sayıldığını vurgulayan Özkan, kentin 1 milyon 293 bin 470 seçmeninin oyuna sahip çıkacaklarını belirterek Tugay’ı meclis salonuna gelip seçmenle yüzleşmeye davet etti.
ŞOVA GÖRE GEREKLİ CEVABI VERECEĞİZ
YENİ Parti grubunun gündem dışı konuşmaların ilk sıraya alınması talebi üzerine aleyhte söz alan AK Parti Foça Meclis Üyesi Hüsnü Boztepe, gruptaki çoğunluk değişimine dikkat çekerek teklife destek vereceklerini belirtti. Boztepe konuşmasında, “Uzun yıllardan beri bu mecliste biz defalarca dile getirmemize rağmen, arkadaşlar çoğunluğu kendilerinde bulunca demokrasiye havaları kesiliyorlar. Biz bu konuya bugün tabii ki evet diyeceğiz, hiçbir sıkıntı yaşamayacağız. Ancak biz de bir talepte bulunacağız. Gelip sadece imza formunu imzalayarak meclisi terk edip gitmek yok kardeşim. Bu milletin vergileriyle buraya gelen arkadaşlarımız son maddeden önce imza formlarını tekrar imzalamalı ve mecliste sonuna kadar kalmalıdır. Çıkacağız burada, arkadaşlarımız konuşunca biz de konuşmalarımızı yapacağız. Yaratılan avantajların da dezavantajların da farkındayız. Biz hem muhalefeti hem iktidarı iki tarafı da iyi becerebilecek bir kadroyuz; ister en başta, ister en sonda, ister ortada konuşuruz. aAncak demokrasiyi keser gibi hep bana hep bana değil, testere gibi bir sana bir bana yapmamız lazım. Bugün arkadaşlar çoğunluğu bulunca burada meclise demokrasi getirmek ve en başta şov yapmak istiyorlar. Biz de o şova göre gerekli cevabı vereceğiz” dedi.
İZMİR HALKININ İRADESİNİ KENDİ KEYFİNİZE GÖRE DEVREDEMEZSİNİZ
İzmir halkının sandıktaki iradesine dikkat çeken Yağmur Yurdakul Özkan, “İzmir halkı onca yıldır bir irade gösteriyordu ve İzmir'de onca yıldır AK Parti'yi iktidara getirmiyor. Nitekim 2024 yılındaki seçimlerde de o iradeyi temsil ettiğini düşündüğü adaya oy verdi ve bu adayı seçti. İzmir seçmeni isteseydi pekala AK Parti tarafından aday gösterilmiş nice başbakanlık, bakanlık yapmış ve hizmet vaadinde bulunan kişileri seçebilirdi. Lakin İzmir halkı bu kenti onlara emanet etmedi. Bir belediye başkanının ideolojisini terk etmesi ile kentin seçmenlerinin tercihinin değişmediği ortadadır. Sandık geldiğinde İzmir, ideolojik istikrarın ne demek olduğunu tekrar ortaya koyacak. 1 milyon 293 bin 470 seçmenin iradesini elinden aldılar. Lakin bu irade öyle kişilerin keyfine göre oradan alıp buraya verebileceği bir şey değildir” dedi.
BU MECLİSTE YÜZLEŞME CESARETİNİ ARTIK GÖSTERİN
Cemil Tugay’ın geçmişteki açıklamalarını hatırlatarak kendisini meclis oturumuna çağıran Özkan, “Geçmişte başka konuşmuş, gelecekte bambaşka davranan bir kişinin ne demek olduğunu İzmir halkı sandıkta gösterecektir. Sayın Başkan, buraya gelin de sizi bu mecliste savunmak için küfür yiyenlerin, sizi bu mecliste korumak için tehdit edilenlerin, yani bu meclis grubunun yüzüne bir kez olsun bakın. Gelin de bu mecliste oylarına ihanet ettiğiniz seçmenin gözlerinin içine bakın. Gelin de seçmene verdiğiniz sözün arkasında nasıl durmadığınızı burada anlatın. Gelin de bir kez olsun kendi sözlerinizle, gözünüzün içine bakarak yüzleşme cesaretini artık gösterin” ifadelerini kullandı.
SİZ BİAT EDENLERİN BİZ İSE PİR SULTAN'IN TARAFINDAYIZ
Siyasi tercihler ve değerler üzerinden eleştirilerini sürdüren Özkan, “Siz artık emeklinin ekmek kuyruğunda beklemesine sebep olanların, gençlerin işsizlik sarmalında hayatını yitirmesine sebep olanların, asgari ücretliyi aç yaşamaya mahkum bırakanların yanındasınız. Siz mevkisi için güce biat edenlerin tarafındasınız. Biz ise nice zalimliklere bunca yıldır göğüs germiş Pir Sultan'ın tarafındasınız. Biz İzmir halkı olarak, oy verenler olarak cumhuriyetin, laikliğin, sosyal demokrasinin, hukukun ve adaletin tarafıyız. Hakkın günü geldiğinde kimse sizlerin kimsesini arayan Sayın Başkan'a o kimsenin cumhuriyet olduğunu hatırlatarak, ellerinden onlara sorulmadan alınan oyların hesabını soracak” dedi.
BU GÜZEL VATANIMIZ HİÇLERE LAYIK BİR ÜLKE DEĞİLDİR
İzmir Büyükşehir Belediyesi meclis toplantısında söz alan CHP Grup Başkanvekili Candaş Yeter, öncelikle Cumhuriyet Halk Partisi olarak duydukları üzüntü ve kırgınlığı dile getirerek konuşmasına başladı. Yaşar Kemal’in yıllar önce demokrasinin insanlığın en büyük gücü olduğuna dair sözlerini hatırlatan Yeter, “Yaşar Kemal'in yıllar önce gerçekleştirmiş olduğu bir konuşmasında ki beni çok etkilemişti. Demokrasiyi yaratmanın insanlığın en büyük gücü olduğunu belirterek ya tam ve gerçek bir demokrasi ya da olmalı ya da hiç ve Türkiye yani bu güzel vatanımız hiçlere layık bir ülke değildir demişti. Ne kadar güzel söylemiş” ifadelerini kullandı. Demokrasinin sağlıklı işlemediği ülkelerde toplumsal refahın ve huzurun zedelendiğini belirten Yeter, Türkiye'nin son yıllarda adalet, eğitim, sağlık ve ekonomi alanlarında ciddi bir gerileme yaşadığını vurguladı.
MİLLİ İRADENİN TECELLİ ETTİĞİ YER SEÇİMLERDİR
Anayasanın temel ilkelerine ve milli irade vurgusuna değinen Candaş Yeter, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde halkın sandıkta net bir tercih ortaya koyduğunu belirtti. Seçilen aktörlerin dönem sonuna kadar görevde kalmasının ve halka eşit hizmet vermesinin bekendiğini ifade eden Yeter “Anayasamızın başlangıç ilkelerine baktığımızda millet iradesinin mutlak üstünlüğü egemenliğin kayıtsız şartsız Türk milletine ait olduğu açıkça vurgulanmıştır. Hürriyetçi demokrasinin sağlıklı bir şekilde işlemesini hiçbir kişi veya kurum engelleyemez. Engellediğinizde ortaya çıkan tablo bugünkü kötü durumdur. 31 Mart 2024 tarihinde yapılan yerel yönetim seçimleri neticesinde milletin iradesi sandığa yansımış ve tercihlerini yapmışlardır. Bu kötü gidişatı sona erdirecek ve ülkemizi muasır medeniyetler seviyesine yükseltecek formül Yaşar Kemal'in aklıma mıh gibi çakılan o cümlesinde yatıyor: Ya tam ve gerçek bir demokrasi ya da hiç” dedi.