Motosiklet özgürlük demektir

Motosiklet sporunun filmlerde yansıtıldığı gibi etrafı talan eden gençlerden oluşmadığını vurgulayan Türkiye Motosiklet Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Hamit Dizman, bu sporun dünyanın en güvenli sporları arasında yer aldığını söyledi


  • Oluşturulma Tarihi : 04.06.2016 07:38
  • Güncelleme Tarihi : 04.06.2016 07:38
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Motosiklet özgürlük demektir

NİLGÜN TAZE ÖZEL HABER

1967’de Bisiklet Federasyonu içerisinde yer alan motosiklet sporu 1995 yılından 2003 yılına kadar da Otomobil Sporları Federasyonu çatısı altında temsil edilir. 8 Ağustos 2003 tarihinde Otomobil Federasyonu’nun bünyesinden ayrılan motosiklet sporu 2004 tarihinde idari ve mali yönden ayrılarak kendi özerk yapısına kavuşur.

12. yaş günlerini kutladıkları bu günlerde dünyada sayılı ülkelerde gerçekleştirilmekte olan uluslararası organizasyonları Türkiye'ye getirmeyi başardıklarını belirten Türkiye Motosiklet Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Hamit Dizman, dünya sıralamasına girmeyi başaran sporculara sahip olduklarını söyledi. Dizman, “Tabiki milli sporcumuz Kenan Sofuoğlu’nun dört defa dünya şampiyonluğunu kazanması bizi oldukça gururlandırdı. İlk senesinde Avrupa şampiyonu olan Toprak Razgatlıoğlu göğsümüzü kabarttı. Bunların yanı sıra Türkiye adına dünyaca ünlü yarışçılara ve onları izlemeye gelen binlerce yerli ve yabancı yarış sever ile dünya medyasına Türkiye'yi tanıtma fırsatını yaşattık. 2009 yılında MX Dünya Şampiyonası ve 2010 Dünya Enduro Şampiyonası’na, ayrıca dünyanın en prestijli spor organizasyonlarından biri olan MotoGP 'ye 2005 - 2006 - 2007 yıllarında ev sahipliği yaptık” dedi.

YENİ PARKURLAR

Motosiklet sporu hakkında bilgi vererek bu sporu öğrenmek isteyenlerin ne tür eğitimlerden geçmesi gerektiğini açıklayan Dizman şöyle dedi: “Bu sezondan itibaren yeni parkurlarımızı motosiklet sporunun hizmetine sokacağız. Değişik illerde çalışmalarımız hızla devam ediyor. Mevcut pistlerimizde de iyileştirmeler yapıyoruz. Daha fazla çocuk ve gencimize motosiklet sporunu sevdirmek için ülkemizin dört bir yanında bulunan kulüplerimize destek vererek eğitim çalışmalarına yaz aylarıyla birlikte devam edeceğiz.”

“HER GEÇEN GÜN GELİŞİYORUZ”

Türkiye’nin dünya ülkeleri ile kıyaslandığında motosiklet sporlarına olan ilginin iyiye doğru geliştiğini ifade eden Dizman, “Türkiye’de motosikletin hem sportif hem de sosyal amaçlı kullanımını yaygınlaştırmayı ve geliştirmeyi hedef edinmiş olan Türkiye Motosiklet Federasyonu Türk sporu ve sporcularımız için daha iyi şartlarda hizmet verme gayretinde. Motosiklet yarışlarının her branşında gün geçtikçe daha kaliteli organizasyonlar yapabilmenin çabasında olan federasyonumuz bu noktada çok genç bir federasyon olmasına karşın önemli mesafeler kat etti. Ülkemizi motor sporları ile dünyaya açılmasını, Avrupa ve dünya pistlerinde ülkemiz ve gençliğimizin adını duyurmasını sağlayan TMF ulusal çaptaki çalışmalarına da her gün bir yenisini eklemektedir” açıklamasını yaptı.

DAHA ETKİN ORGANİZASYONLAR

Daha önce motokros yarışları ile birlikte gerçekleştirilen ATV yarışlarına Enduro ATV sınıfını da ekleyip ayırdıklarını anlatan Dizman, “Su Jeti branşında standartları oturtarak yeni sporcular kazanmaya ve ülkemizin farklı il ve ilçelerine bu branşı yaymaya başladık. Enduro’da klasik etapların dışında yeni, heyecan verici, ödüllü etaplar oluşturduk. Beş ana branşın yanında Süperenduro branşını Türkiye Şampiyonasını olarak yapıyoruz. Pist yarışlarımız için ise 2016 yılına dair güzel bir yarış programı hazırladık. 2016 sezonu için geçmişten çok daha farklı ve kaliteli organizasyonlar ve imkanları sunmayı planlıyoruz” ifadelerini kullandı.

İŞİN ÖZÜ FARKLI

Motosiklet sporunun insanın ruh ve beden sağlığına kattığı faydalar açıklayan Dizman, motor sporlarını bilinenin aksine pek az kaza riski taşıdığına işaret ederek şu şekilde açıklama yaptı: “‘Motosiklet tehlikelidir’, ‘Ne yapacaksın ona binip’ gibi söylemlerin algısı aslında sinemanın birer eseridir. Yıllardır filmlerde motosikletliler bir kasabaya gelip talan eden, alkol alan, ortalığı yakıp yıkıp ve sonra da çekip giden insanlar olarak lanse edildi. İki tekerlekli ve hızlı olması bu aletin tehlikeli olduğu algısını da insanın bilinçaltında oluşturabiliyor. Tabii işin özüne inildiğinde durum farklı. Örneğin yarışlarda ölümcül kazalar oldukça azdır. Bunun nedeni de doğru eğitim ve doğru aksesuarla sakatlık arz edecek yerlerin önlemini alıp, risk faktörünü aza indirmektir. Bu yüzden yarışlarda ölen sporcuların sayısı diğer sporlara oranla daha azdır.”

YANLIŞ ALGI

Televizyonlardan enjekte edilen bu yanlış algının genç bir federasyon olmalarına rağmen atılan doğru adımlar ve yapılan sosyal projelerle iyi organize edildiğini ifade eden Dizman, “Bu kötü algı düzenlediğimiz yarışlar ve ücretsiz eğitimler sayesinde hızlı bir şekilde değişiyor. Son yıllarda gerçekleştirdiğimiz ücretsiz eğitimlerde de bu durumun değiştiğini görebiliyoruz. Anne veya babası ile gelen küçükler motosiklete hemen adapte olunca velileri de tehlikeli olmadığını görüyor ve bir daha ki sürüşlerde gençler kendileri gelip motosiklet eğitimi alıyor. Dediğim gibi genç bir federasyonuz, motosiklet kültürü henüz tam manasıyla ülkemize yerleşmemiş. Hızla bu durum değişiyor. Bırakın motosiklet sporu ve kültürünü diğer sporların bile kültürü ülkemizde oturmuş değil” şeklinde konuştu.

MOTOSİKLET ÖZGÜRLÜK DEMEKTİR

Asırlık federasyonlarla rekabet içinde olduklarını ve son yıllarda verilen eğitim destekleriyle motosiklet sevgisini Türk insanın da oluşturmayı başardıklarını söyleyen Dizman, zamanla motosiklet kültürünün de yerleşeceğini belirtti. Dizman, “Ayrıca felsefi açıdan bakacak olursak, motosiklet demek özgürlük demektir. İnsan motosikletin üstüne bindiğinde artık yalnızdır. Kendini dinler, yol boyunca dikkatli olması gerektiğinden geniş açı bakar ve uçsuz bucaksız bir arazinin, caddenin, sokağın ve semtin içinden geçer. Gerçekleri tüm çıplaklığı ile görür ve muhakeme eder. Adeta kendisini insan mizana çeker motosikletiyle yolculuk ederken. O yüzden motosiklet özgürlük demektir. Bunu en iyi şekilde algılayan motosikletçiler, sporcular vs kendisini sağlıklı, huzurlu ve mutlu hisseder. Konulara objektif bakar, hakkını ararken ısrarcı olur. Keyif ehlidir ve en iyi gözlemlemeyi o yapar” dedi.

 

ŞAMPİYON EĞİTMENLER

Bugüne kadar özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesin’de eğitimler düzenlediklerini ve bu eğitimleri Türkiye’nin her ilinde yaygınlaştırmaya çalıştıklarını belirten Dizman şu ifadeleri kullandı: “Bu seneye kadar çeşitli illerde eğitimler düzenledik. Eğitmenlerimizi yıllarca ülkemizde şampiyon olmuş sporculardan seçiyoruz. Önümüzdeki yıl için antrenörlük kursumuzu bu yaz açacağız. Daha çok çocuğa ve gencimize eğitim aldırma adına yeni projelerimiz var. Tabi yeni bölgelerde yeni eğitmenlere de ihtiyaç duyacağız.”

FARKLI ÜCRETLER

Farklı branşlarda yarışlar düzenledikleri için maliyet konusunun da farklılıklar gösterdiğini açıklayan Dizman, “Biz federasyon olarak bu maliyetleri aşağıya çekebilme adına sporcularımızdan lisans, yarış kayıt ve sigorta ücretlerini talep etmiyoruz. Zaman zaman da eğitim konusunda destek olmaya çalışıyoruz. Sezonun genelinde her sporcuya dolaylı da olsa bu ücretleri almayarak onları pistlere parkurlara çekmeye çalışıyoruz. Bizim sporumuz mekaniğe dayalı olduğu için belli bir maliyet söz konusu bu da yaşa ve sınıfa göre değişiyor. Sezonda 10 bin TL harcayan sporcumuz da var buna karşılık 100 bin TL harcayanda. Branş, yaş ve derece hedefine göre maliyetlerde değişiklikler olabiliyor” dedi.

YENİ PARKURLAR

Federasyon olarak bu günlerde yaptıkları projeleri anlatan Dizman, bu sezondan itibaren yeni parkurları motosiklet sporunun hizmetine aldıklarını belirtti. Türkiye’nin değişik illerinde çalışmalarının hızla devam ettiğini ve mevcut pistlerde de iyileştirme çalışmaları yaptıklarını açıklayan Dizman, “Her sene olduğu gibi daha fazla çocuk ve gencimize motosiklet sporunu sevdirmek için ülkemizin dört bir yanında bulunan kulüplerimize destek vererek eğitim çalışmalarına devam edeceğiz. Altı branşta yapılan Türkiye Şampiyonalarını ülke geneline yaymayı hedefliyoruz. 2016 yılında da dünya şampiyonluğunu hedefleyen milli sporcularımız Kenan Sofuoğlu ve öğrencisi Toprak Razgatlıoğlu ile dünya pistlerinde olacağız. Can Öncü, Deniz Öncü ve Bahattin Sofuoğlu ülkemizi Asya Yetenek Kupası’nda temsil ediyor. Tabiki Harun çabuk, Furkan Eryılmaz ve Rodi Pak’da Avrupa gençler Kupası’nda yarışlara katılıyorlar” ifadelerini kullandı.

TRAFİKTE TİTİZLİK

Motosiklet kullananların sanki araba kullanıyormuş gibi dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Dizman, “20 milyona yakın gence sahip bir ülkede yaşıyoruz. Her sene yaz aylarında yüzlerce gencimizi trafik kazalarında kaybediyoruz. Trafikteki diğer araçların da motosiklet sürücülerini görmezden gelmemesi ve titiz davranması gerek. Bir motora çarptığınızda aracınız çok az hasar alabilir ama motorun sürücüsü ölüme kadar giden zararlar görebilir. Oysa biz hep hayati riski değil, maddi riski hesaplıyoruz. Trafikteki insanların, o motorun üstünde sanki babası, kardeşi, eşi varmış gibi davranması gerekiyor. Daha titiz olunmalı” şeklinde konuştu.

PAHALI BİR SPOR

Motosiklet sporunun pahalı bir spor olduğunu ve bunun için motosikletten neredeyse iki kez KDV alındığını ifade eden Dizman, tüm siyasi partilerin motosiklet sporunu içeren düşüncelerini seçim bildirgelerinde görmek istediklerini belirtti. Dizman, “Anayasa yeniden yapılırken, Trafik Kanununda motosiklet tanımını görmek istiyoruz. Örneğin İtalya’nın trafik kanununda motosiklet tanımı var. Avrupa’da ve dünyanın en önemli ülkelerinde motosiklet kazasına karışan bir otomobil, diğer kazaların iki misli daha fazla ceza alır. Bu tür konuların bir kanun çerçevesinde ele alınıp bir sonuca varılmasını, hem federasyon hem de tüm motosiklet severler olarak bekliyoruz. Motosiklet konusu çok derin ve uzun bir konudur” dedi.

 

 

Haber Merkezi