İzmir’in Güzelbahçe ilçesinde yaşayan 61 yaşındaki emekli aşçı Deniz Coşkun, torunu Ayaz Barın Sonduk’a özenerek başladığı kick boksta hedefini büyüttü. Kilo vermek amacıyla başladığı spor sayesinde 14 kilo veren ve dizlerindeki ağrılar nedeniyle yaşadığı merdiven çıkma sorununu aşan Coşkun, mayıs ayında düzenlenmesi planlanan Dünya Kupası için hazırlıklarını sürdürüyor.
İzmir’in Güzelbahçe ilçesinde yaşayan emekli aşçı Deniz Coşkun, yaklaşık bir yıl önce torunu Ayaz Barın Sonduk’un kick boks antrenmanlarına katılmasıyla bu spora ilgi duymaya başladı. Kilo vermek amacıyla antrenmanlara başlayan 61 yaşındaki Coşkun, zamanla sporu hayatının önemli bir parçası haline getirdi. Düzenli çalışmalarıyla hem fiziksel sağlığında olumlu değişimler yaşayan hem de iki kuşak alan Coşkun, şimdi gözünü Dünya Kupası’na dikti.
Uzun yıllar aşçılık yaptıktan sonra çalışma hayatını bırakan ve 58 yaşında emekli olan Coşkun, spor salonundaki gençlerle kurduğu bağın da kendisine motivasyon sağladığını belirtti. Haftada üç gün Güzelbahçe’den Buca’ya yaklaşık 40 kilometre yol giderek antrenmanlara katılan Coşkun, sağlığı el verdiği sürece kick boksa devam etmek istiyor.
90 KİLOYLA BAŞLADI, 14 KİLO VERDİ
Kick boksa başlama hikâyesini anlatan Deniz Coşkun, başlangıçta tek amacının kilo vermek olduğunu ancak sporun sağlığı üzerinde de önemli etkiler yarattığını söyledi.
Coşkun, "Bir torunum, iki kızım var. Kick boksa başlamamın sebebi aslında torunum vesilesiyle oldu. Önce torunumu buraya getirdiler. Ondan sonra kızım, 'Anne sen de bir başla, yaparsın gibi görünüyor' dedi. 'Yaşım olmaz' dedim, 'Yok olur' dediler. Geldim, hocalarımla konuştum. Sağ olsunlar bana çok yardımcı oldular. Amacım kilo vermekti ama başka hastalıklara da iyi geliyormuş. Dizimdeki ağrı nedeniyle merdiven çıkamıyordum. Ancak şimdi 3-4 katı rahatça inip, çıkabiliyorum. Uzaktan bakınca dövüşüyorsun gibi görünüyor ama özellikle sinirlere çok iyi gelen bir spor. Kendine hakim oluyorsun. Bu sporu yaptıktan sonra zaten kendine saygın olunca, başkasına da saygın oluyor. Gençlere de benim yaşımdakilere de bu sporu öneririm" dedi.
Sporla birlikte kilosunun da değiştiğini belirten Coşkun, fiziksel gelişiminin yanı sıra kas yapısında da farklılık hissettiğini dile getirdi.
Coşkun, "90 kiloyla kick boksa başladım. Şimdi 76 kiloyum. Şu anda yemeye devam ediyorum ama kas yapım değişti. Kick boksun çok faydasını gördüm, çok da seviyorum. Arkadaşlarım, 'Bir tarafın kırılır, bir şey olur' dediler. Zaten hocalarımız eşliğinde bilinçli şekilde bu sporu yapıyoruz. İlk zamanlar, evde kazalarım çok oluyordu, çarptığım yerlerim çürüyordu. Şu an vursam da çürümüyor. Birazcık sakarlığım geçti. Kaslara da beyne de bu spor çok iyi geliyor" diye konuştu.
GÜZELBAHÇE’DEN BUCA’YA DÜNYA KUPASI MESAİSİ
Kick boksa ilk başladığında yalnızca spor yapmayı ve kilo vermeyi düşündüğünü belirten Coşkun, zaman içerisinde müsabakalara katılma hedefi de geliştirdi. İki kuşak alan ve antrenmanlarını aksatmamaya özen gösteren Coşkun, mayıs ayında yapılması planlanan Dünya Kupası’na katılmak için çalışmalarını sürdürüyor.
Torununun kick boksu bırakarak futbola yöneldiğini söyleyen Coşkun, buna rağmen spora devam ettiğini ve antrenmanlar için uzun mesafeler katettiğini ifade etti.
Coşkun, "'Dünya Kupası' hedefine emin adımlarla ilerlediğini belirten Coşkun, sözlerine şöyle devam etti:"
"İnşallah hocalarım sayesinde o da olur. Amacım sadece spor yapmaktı ama şu anda 2 kuşak aldım. Torunum kick boks sporunu bıraktı maalesef, o futbola yöneldi. Güzelbahçe ile spor salonunu bulunduğu Buca arası yaklaşık 40 kilometre. Biraz zor oluyor ama sevdiğim için yola katlanıyorum. Haftanın normal gününde sıkı antrenman, diğer günlerde daha böyle yorucu olmayan antrenmanlar yapıyorum. Buradaki gençleri seviyorum, aile gibi olduk. O yüzden mutluyum. Sağlığım el verdiği sürece de bu sporu yapmaya devam etmeyi düşünüyorum."
ANTRENÖRÜNDEN DENİZ COŞKUN’A ÖVGÜ
Türkiye Kick Boks Milli Takım Antrenörü Berkan Günerli de Deniz Coşkun’un kulübün sevilen isimlerinden biri olduğunu ve azmiyle diğer sporculara örnek oluşturduğunu söyledi. Bu yaş grubunda kadın sporcu örneğinin az olduğuna dikkat çeken Günerli, Coşkun’un Dünya Kupası’na katılması için hazırlık yaptıklarını belirtti.
Günerli, "Bu yaşta kick boks sporcularının Türkiye genelinde birkaç tane örneği var. Erkek sporcular görüldü ama kadın olarak ilk defa bizde Deniz abla var. Deniz abla, kulüpteki herkes tarafından sevilen biri. Biz onu Türk kadınının gücü olarak düşünüyoruz. Maşallah çok sağlıklı, çok istekli, çok hırslı. Mayıs ayında Dünya Kupası var. Kuşaklarını almaya başladı. Bizde turuncu kuşak zorunluluğu var, yeşil kuşak şu anda. İki kuşak sonra resmi olarak tüm müsabakalara katılım sağlayabilecek. Mayıs ayında da nasip olursa 'Dünya Kupası'na götürüp orada onu şampiyon yapacağız. Kendisi tam bir savaşçı. 100 metre ileriden buraya kalkıp gelmeyen, yorgun, soğuk, sıcak diye bahaneler uyduran sporcular var ama Deniz abla Güzelbahçe'den geliyor. Maksimum 40 kilometrelik bir yoldan geliyor. Bu ayrı bir savaş. Biz kendisine saygı duyuyoruz, inşallah veteranlarda çıkacağı maçta hak ettiği yerde olacağına inancımız tam." ifadelerini kullandı.
“BÖYLE BİR SAVAŞÇI KİŞİLİK İLK DEFA GÖRÜYORUM”
Deniz Coşkun’un lisans işlemlerinin tamamlandığını ve sağlık kontrollerinin ardından antrenmanlara başladığını aktaran Günerli, sporcusunun disiplinli çalışmasının kendilerini etkilediğini söyledi. Yaklaşık 30 yıldır kick boksun içinde olduğunu belirten Günerli, Coşkun’un azminin farklı bir örnek oluşturduğunu dile getirdi.
Günerli, "Dünya Kupa'mız muhtemelen ya İstanbul ya Antalya'da olacak. Kick Boks Federasyonu'nun düzenlediği bu organizasyonda veteranlar da 40 yaş üstü erkek ve kadınlarımızla dövüşüyor. Biz de veteranlarda Deniz ablayı hazırlıyoruz. Şu an 1 yıldır geliyor, antrenman da kaçırmıyor. Çok disiplinli. Bütün sporcularımız onu örnek alıyor ve ben dışarıdaki insanların da bugünden sonra bu spora karşı bakış açılarının değişeceğine inanıyorum. Onun ilk kez bu spora başlamak istediğini duyunca tabii endişelendik, sağlık durumu nedir diye. Tüm sporcularımıza sağlık raporu alarak başlatıyoruz. Deniz abla da aynı şekilde raporunu aldı. Doktorlarımız herhangi bir sıkıntısı olmadığını beyan etmişler, lisansını da çıkarmış olduk. İşin açıkçası biz de çok şaşkınız. Aşağı yukarı 29-30 yıldır bu sporun içerisindeyim. Ben ilk defa bu yaş gruplarında böyle bir azim, böyle bir mücadele, böyle bir savaşçı kişilik görüyorum. İnşallah Türk kadınının gücünü, neler yapabileceğini ülkemize ve tüm dünyaya gösterecektir." dedi.
