İzmir’de kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Uzm. Dr. Egehan Bilen, son yıllarda artan sezaryen oranlarına dikkat çekerek, tıbbi gereklilik bulunmadığı halde sezaryene yönelmenin çeşitli riskleri beraberinde getirdiğini söyledi. Bilen, planlı bir sezaryende dahi vajinal doğuma kıyasla komplikasyon riskinin daha yüksek olduğunu belirtti.
İzmir Demokrasi Üniversitesi Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görev yapan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Uzm. Dr. Egehan Bilen ile Gebe Okulu Sorumlu Ebesi Habibe Çarpan, 1-7 Ekim Normal Doğum Haftası kapsamında anne adaylarına yönelik açıklamalarda bulundu.
“Sezaryen giderek normalleşiyor”
Sezaryen doğumun toplumda giderek daha fazla tercih edildiğini belirten Dr. Bilen, bu durumun çeşitli nedenleri bulunduğunu ifade etti.
Bilen, ameliyathane koşullarının gelişmesi, tıptaki ilerlemeler ve kişisel tercihler nedeniyle sezaryene yönelimin arttığını söyledi.
Normal doğum sonrası annelerin daha hızlı toparlandığını belirten Bilen, bebek açısından da bazı avantajlar bulunduğunu kaydetti.
Bilen, “Bebek anne yanına daha erken geliyor, oksijen ve yoğun bakım ihtiyacı daha az oluyor. Bunlar önemli parametreler” dedi.
“Planlı sezaryende bile risk daha yüksek”
Sezaryenin bir karın içi ameliyatı olduğuna dikkat çeken Bilen, tıbbi gereklilik olmadığı sürece bu yöntemin tercih edilmemesi gerektiğini söyledi.
Bilen, “Hiçbir sorunu olmayan planlı bir sezaryende dahi vajinal doğuma göre 3 kat daha fazla komplikasyon riski mevcut” ifadelerini kullandı.
Sezaryen sonrası iyileşme ve ağrı sürecinin normal doğuma göre daha uzun olabildiğini belirten Bilen, sezaryenin yalnızca doğum açısından değil, sonraki gebelikler bakımından da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“Türkiye’de oran yüzde 60’a yaklaşıyor”
Türkiye’de sezaryen oranlarının yüksek olduğuna dikkat çeken Bilen, gebelerin yaklaşık yüzde 60’ının sezaryenle doğum yaptığını belirtti.
Bilen, sezaryenin daha güvenli ve kolay olduğu yönündeki algının doğru olmadığını savunarak, “Sezaryen doğumlarda hem ağrı hem de toparlanma süresi açısından iyileşme daha gecikiyor. Ayrıca o gebelikte olmasa dahi, bir sonraki gebelik ve doğum sürecinde komplikasyon ihtimali katlanarak artıyor” diye konuştu.
Sosyal medya uyarısı
Doğum korkusunun anne adaylarının kararlarını etkileyebildiğini belirten Bilen, sosyal medyada yer alan doğrulanmamış ve manipülatif içeriklere karşı da uyarıda bulundu.
Hekim, ebe ve anne adayının birlikte hareket etmesinin önemine vurgu yapan Bilen, gebelerin doğru kaynaklardan bilgi edinmesi, gebe okullarına katılması ve doğum süreci hakkında önceden bilgi sahibi olmasının kaygıları azaltabileceğini söyledi.
Gebe okulunda doğuma hazırlık
Hastanenin Gebe Okulu Sorumlu Ebesi Habibe Çarpan da anne adaylarına gebelik süreci, doğum, emzirme ve doğum sonrası dönem hakkında eğitim verdiklerini belirtti.
Çarpan, fizyoterapist eşliğinde nefes ve fiziksel egzersizler yaptıklarını, anne adaylarına doğum sırasında rahat pozisyon alma ve doğum ağrısıyla baş etme yöntemlerini anlattıklarını ifade etti.
Eğitimlere ilk katıldıklarında kaygılı olan gebelerin, süreç hakkında bilgi edindikçe rahatladığını belirten Çarpan, doğum sonrasında da annelere emzirme konusunda destek verdiklerini söyledi.
“Kaygılarım minimize edildi”
Gebe Okulu’nda eğitim alan 33 yaşındaki Merve Yanarateş ise 37’nci haftasında olduğunu ve doğum yaklaştıkça yaşadığı kaygıların eğitimler sayesinde azaldığını anlattı.
Yanarateş, doğum sürecini sağlık çalışanlarından ve kendi haftasına yakın gebelerden dinlemenin kendisine güven verdiğini belirterek, daha önce yaşadığı korkunun büyük ölçüde azaldığını söyledi.
Doğum sancıları, hastane süreci ve doğum sırasında yaşanabilecekler konusunda bilgi sahibi olduğunu ifade eden Yanarateş, “Öncesinde daha çok korkuyordum, şu an tecrübeli birinden duyduğum ve hastane ortamında öğrendiğim için kaygılarım minimize edilmiş durumda” dedi.