YAŞAM

Başkonsolos ve eşi, görme engellilerin yol arkadaşı olacak Mayıs'ı yetiştiriyor

Hollanda'nın İstanbul Başkonsolosu Daan Huisinga ve eşi Anne Huisinga-Paret, görme engelli bireylere rehberlik edecek Labrador cinsi Mayıs'ın bakımını ve eğitimini gönüllü olarak üstlendi
Yazı Boyutu

Hollanda'nın İstanbul Başkonsolosu Daan Huisinga ve eşi Anne Huisinga-Paret, gönüllü olarak bakım ve eğitim sorumluluğunu üstlendikleri Labrador cinsi Mayıs'ı görme engelli bireylere rehberlik edecek şekilde yetiştiriyor. Çift, iki haftada bir konsolosluğu ziyaret eden eğitmenden öğrendikleri teknikleri uygulayarak yaklaşık bir yıldır Mayıs'ın bakımını ve eğitimini sürdürüyor. Labrador cinsi köpek, eğitim sürecinin ardından eşleşeceği görme engelli kişinin yaşamını kolaylaştıracak bir yol arkadaşı olmaya hazırlanıyor.

Görme engelli kişilerin günlük yaşamlarını daha bağımsız ve güvenli şekilde sürdürebilmelerine destek olan rehber köpekler, kapsamlı bir eğitimden geçirilerek ileride birlikte yaşayacakları bireylere eşlik etmek üzere hazırlanıyor.

Eğitim sürecinde köpeklere temel komutların kazandırılmasının yanı sıra kalabalık alanlara, toplu taşıma araçlarına ve günlük hayatta karşılaşabilecekleri farklı ortamlara uyum sağlamaları öğretiliyor. Bu aşamalar, rehber köpeklerin görevlerini güvenli ve etkili şekilde yerine getirebilmeleri açısından önem taşıyor.

Hollanda'nın İstanbul Başkonsolosu Daan Huisinga ve eşi Anne Huisinga-Paret, görme engelli bireylere rehberlik etmesi amacıyla yetiştirilen Labrador cinsi Mayıs'ın bakımını ve temel eğitimini gönüllü olarak üstlendi.

Yaklaşık bir yıl boyunca başkonsoloslukta kalacak olan Mayıs'ın eğitim sürecinde çift, iki haftada bir kendilerini ziyaret eden eğitmenden destek alıyor. Bu ziyaretlerde köpekle doğru iletişim kurma, temel komutları öğretme ve davranışlarını uygun şekilde yönlendirme konusunda bilgi ediniyor. Böylece Mayıs'ın ileride eşleşeceği görme engelli bireye rehberlik edebilmesi için gerekli eğitimin ilk aşamaları tamamlanıyor.

MAYIS, REHBER KÖPEK OLMA YOLUNDA EĞİTİLİYOR

Eğitim sırasında öğrendikleri teknikleri günlük hayatta uygulayan çift, Mayıs'a “otur”, “yat”, “bekle” ve “gel” gibi temel komutları öğretiyor. Bunun yanı sıra Labrador cinsi köpeğin farklı ortamlara alışması için de çalışmalar yürütüyor.

Başkonsolosluğun bahçesinde vakit geçiren ve zaman zaman ofise götürülerek çalışanlarla da iletişim kuran Mayıs, eğitim programı kapsamında kalabalık ortamlara ve toplu taşıma araçlarına uyum sağlaması için de eğitiliyor.

Mayıs'ın eğitimini başarıyla tamamlaması ve rehber köpek olarak görev yapmaya uygun bulunması durumunda, görme engelli bir bireyle eşleştirilmesi planlanıyor. Böylece Mayıs, birlikte yaşayacağı kişinin günlük hayatını daha bağımsız ve güvenli şekilde sürdürebilmesine yardımcı olacak.

KARA'NIN HİKAYESİ MAYIS'IN EĞİTİMİNE İLHAM OLDU

Hollanda'nın İstanbul Başkonsolosu Daan Huisinga, rehber köpeklerle tanışıklıklarının uzun yıllar öncesine uzandığını belirtti. Huisinga, Mayıs'ın bakım ve eğitim sorumluluğunu gönüllü olarak üstlenmelerinde, Türkiye'de yetiştirilen ilk rehber köpeklerden biri olan Kara'nın hikayesinin önemli rol oynadığını ifade etti.

Huisinga, 2013-2017 yılları arasında Ankara'da görev yaptıklarını belirterek, "O zamanlar Kara ile tanıştık. İstanbul'a geri döndüğümüzde, 12 yaşına giren ve artık rehber köpek olarak devam etmesi gerekmeyen Kara'nın emeklilik partisine davet edildik. Sonrasında Rehber Köpekler Derneğini tanımış olduk." dedi. Mayıs'la birlikte geçirdikleri sürenin keyifli bir deneyim olduğunu dile getiren Huisinga, köpeğin bakımının ve eğitiminin düzenli ilgi gerektirdiğini ifade etti.

Huisinga, Mayıs'ın henüz yavru olduğunu ve çevresindeki pek çok şeyi keşfetmeye çalıştığını belirterek, "Mayıs ile sekiz haftadır birlikteyiz, çok sevimli bir köpek. Tabii ki biraz çocuk gibi, dolayısıyla ilgi gerektiriyor, bakım gerektiriyor, disiplin de gerektiriyor ama harika bir deneyim oldu." diye konuştu.

MAYIS, GELECEKTE BİR GÖRME ENGELLİNİN YOL ARKADAŞI OLACAK

Mayıs'ın çevresindeki nesneleri çiğnemeyi sevdiğini ve bu davranışın eğitim sürecinde üzerinde durdukları ilk konulardan biri olduğunu belirten Huisinga, "Her şeyi çiğniyor, plastik, ahşap, bizim ayakkabılarımız, paçalarımız, her şeyi. Bence ona öğretmemiz gereken ilk şey her şeyi çiğnememesiydi. Eller, pantolonlar, ayakkabılar, bağcıklar dahil hepsini seviyor." ifadelerini kullandı.

Mayıs'ın artık günlük hayatlarının önemli bir parçası olduğunu belirten Huisinga, sabahları köpeğin kendisini uyandırdığını, ardından Mayıs'ı besleyerek konsolosluğun bahçesinde gezdirdiğini söyledi. Türkiye'de sahiplendikleri ve 13 yıl boyunca birlikte yaşadıkları Mars adlı köpeklerini kısa süre önce kaybettiklerini aktaran Huisinga, Mayıs'ın ileride görme engelli bir bireye rehberlik edecek olmasının kendileri açısından özel bir anlam taşıdığını dile getirdi.

Rehber köpek eğitiminde disiplinin önemine dikkati çeken Huisinga, Mayıs'ın top oynamayı sevmesine rağmen gelecekte görev sırasında dikkatinin dağılmaması için buna izin vermediklerini belirtti. Mayıs'ın bakımını eşiyle dönüşümlü olarak üstlendiklerini belirten Huisinga, günlük programlarına göre köpeğin bazen kendisiyle ofise geldiğini, bazen de eşiyle yürüyüşe çıktığını anlattı.

MAYIS'IN EĞİTİMİNDE EĞLENCELİ VE ZORLU ANLAR

Huisinga, "Burada pek çok insan Mayıs ile ilgileniyor. Tesislerimizde etrafta yaklaşık 40 kişi var ve Mayıs herkesle arkadaş. Bazen ilgimizden kaçıyor ve gidip diğer insanlarla eğleniyor." dedi. Eğitmenin önce eşi ve kendisini eğittiğini belirten Huisinga, öğrendiklerini gelecekte görme engellilere rehberlik yapacak Mayıs'a aktardıklarını söyledi.

Huisinga, "Mayıs hiç öğretmesi zor bir köpek değil, öğrenmeye çok hevesli, meraklı bir köpek. Ayrıca bizi mutlu etmeyi de çok sevdiği için bizim ona öğrettiğimiz şeyleri çok kolay öğreniyor. Her anını seviyoruz, onunla vakit geçirmeyi çok seviyoruz ama bir görme engelli için görev yapmasının ne kadar önemli olduğunu da biliyoruz. O yüzden büyüdüğünde sorumluluk sahibi, becerikli bir köpek olacağını biliyoruz. Bir görme engellinin hayatına dokunacak olması, onun yol arkadaşı olacak olması, onun hayatını güzelleştirecek olması bizi çok mutlu ediyor." ifadelerini kullandı.

Huisinga, Mayıs'ın meraklı karakterinin eğitim sürecinde zaman zaman zorluklara neden olduğunu belirtti. Köpeğin konsolosluk bahçesindeki insanlara ve çevresindeki farklı noktalara kolayca ilgi göstererek dikkatinin dağılabildiğini aktardı.

Mayıs'ın bir defasında yarım kutu lokum yemesi üzerine veterinere götürüldüğünü anlatan Huisinga, konsoloslukta yaşayan iki kediyle de zaman zaman anlaşmazlık yaşadığını söyledi. Huisinga, karşılaştıkları bu tür durumların da Mayıs'ın eğitim sürecinin bir parçası olduğunu dile getirdi.

TÜRKİYE'DE 300 GÖRME ENGELLİ REHBER KÖPEK BEKLİYOR

Başkonsolosun eşi Anne Huisinga-Paret ise iki haftada bir konsolosluğu ziyaret eden eğitmenden Mayıs'ın yetiştirilmesine yönelik teknikleri öğrendiklerini belirtti. Paret, eğitim sürecinde günlük hayatta karşılaştıkları farklı durumlarda nasıl davranmaları gerektiği konusunda da eğitmenden bilgi ve yönlendirme aldıklarını ifade etti.

Huisinga-Paret, "Aslında basitçe bize köpeği nasıl eğitmemiz yönünde eğitim veriyor diyebiliriz. Bize 'otur, yat, bekle, gel' gibi komutları öğretiyor. Onun dışında davranışlarıyla ya da yaramazlıklarıyla nasıl başa çıkacağımızı da öğretiyor. Onun bir görme engelli bireye yardımcı olacak olması da bizi çok mutlu ediyor." dedi. Mayıs'ın farklı ortamlarda bulunmasının önemine dikkati çeken Huisinga-Paret, eğitmenin kendilerini köpeği sosyalleştirmeleri konusunda teşvik ettiğini dile getirdi.

Huisinga-Paret, "Bizi dışarı çıkmaya, onu sosyalleştirmeye teşvik ediyor. Onu kalabalık alanlara götürmemizi istiyor. Kafelere, restoranlara götürmemizi, otobüslere, tramvaylara bindirmemizi istiyor. Hep birlikte toplu taşımaya binerek, gelecekte rehberlik edeceği görme engelli bireye yardımcı olabilmesini sağlıyoruz. Son geldiğinde bize, 'Havai fişek sesleri gibi yüksek sesli klipler açalım Mayıs için ki Mayıs bu seslere alışsın ve korkmasın.' dedi. Gerçek havai fişek tabii ki bulamayız ama YouTube üzerinden böyle sesler açıp onu bu yüksek seslere alıştırmamızı istedi." ifadelerini kullandı.

Ankara'da yaşadıkları dönemde Kara'yı gördüklerini belirten Huisinga-Paret, "Bizi tetikleyen şey aslında Kara ve Nurdeniz'in hikayesi oldu. Biz Ankara'dayken Kara'yı eğiten gönüllülerle görüşüyorduk. O zamanlar Nurdeniz'i tanımıyorduk ama Kara'nın hikayesini biliyorduk. Sonra İstanbul'a geldiğimizde Kara'nın emeklilik partisine davet edildiğimizde Nurdeniz'le rehber köpeği Kara'nın hikayesini öğrenme şansımız oldu." dedi.

Bir rehber köpeğin görme engelli bir kişinin yaşamında oluşturabileceği değişimi öğrenmenin kendilerini etkilediğini vurgulayan Huisinga-Paret, gönüllü olma kararının zaman içinde şekillendiğini anlattı.

Türkiye'de yaklaşık 300 görme engellinin rehber köpek beklediğine değinen Huisinga-Paret, "Şu an eğitimde 4 rehber köpek adayı var. Eğer bunlar başarılı olursa, şu an eğitimde olan köpekler başarılı olursa, bekleyen 296 kişi demek. Daha fazla rehber köpeğe, daha fazla rehber köpek adayına ve gönüllüye ihtiyaç var." dedi.

REHBER KÖPEKLER GÖRME ENGELLİLERİN YAŞAMINA ÖZGÜRLÜK KATIYOR

Rehber Köpekler Derneği Kurucu Başkanı ve görme engelli hakları savunucusu avukat Nurdeniz Tunçer de rehber köpeklerin görme engelli bireylerin bağımsız ve güvenli hareket etmelerine, sosyal yaşama daha aktif katılmalarına ve günlük hayatlarını özgürce sürdürmelerine önemli katkı sağladığını belirtti.

Türkiye'nin ilk rehber köpeklerinden biri olan Kara ile yaklaşık 11 yıl boyunca farkındalık çalışmaları yürüttüğünü anlatan Tunçer, bu süreçte rehber köpeklerin görme engelli bireylerin yaşamındaki önemini topluma anlatmaya ve ön yargıları aşmaya çalıştıklarını söyledi. Tunçer, "Kara ile birlikte insanlara bir rehber köpeğin görme engelli bir bireyin hayatında neleri değiştirebileceğini gösterdim. Onunla yalnızca yolları değil, insanların ön yargılarını da aşmaya çalıştık." ifadelerini kullandı. Kara'nın emekli olmasının ardından rehber köpeksiz yaşamın zorluklarını daha yakından hissettiğini belirten Tunçer, iki ay sonra kendi imkanlarıyla yurt dışından yeni bir rehber köpek edindiğini anlattı.

Tunçer, rehber köpeklerin sağladığı özgürlük ve güven duygusunun önemine dikkati çekerek, "Çünkü rehber köpekle yaşamanın sağladığı özgürlüğü, güveni ve bağımsızlığı bir kez deneyimlediğinizde, bunun hayatınızdaki değerini çok daha iyi anlıyorsunuz." dedi.