Haydi çocuklar fabrikaya

Türkiye’nin kanayan yarası haline gelen ‘çocuk işçiler’ hakkında konuşan DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı, “2025 yılına kadar çocuk işçiliğinin sona erdirilmesine karar verildi. Ancak bir arpa boyu kadar yol alınamadı” dedi

  • Oluşturulma Tarihi : 09.07.2025 08:58
  • Güncelleme Tarihi : 09.07.2025 08:58
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Haydi çocuklar fabrikaya haberinin görseli

AYSELİN UZUN-ÖZEL HABER - Uluslararası Çalışma Örgütlerinin (ILO) verilerine göre; Dünyada toplam 160 milyon çocuk, işçi olarak çalışıyor. Üstelik bu oranın küçümsenmeyecek bir kısmını da Türkiye’de yaşayan çocuklar oluşturuyor. Buna göre Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) raporlarında; ülkemizde en az 720 bin çocuğun, yani çocuk nüfusunun yüzde 4,4’ünün tam ya da yarı zamanlı olarak çalıştığı görülüyor. 
Yaşlarına uygun olmayan işlerde çalışan çocuklar, eğitimden uzak kalırken aynı zamanda kaza ve ölüm ile burun buruna geliyor. Üstelik okulların tatile girmesiyle de birlikte bu oranda atış olacağı düşünülüyor. 

zöhre dalkıran

İŞ CİNAYETİNE KURBAN ÇOCUKLAR GÖRECEĞİZ

İzmir Barosu Çocuk Hakları Merkezi’nden Av. Zöhre Dalkıran, hükümetin, çocuk işçi adı altında çocuk sömürüsüne bir dur demesi gerektiğini dile getirerek “Biz İzmir Barosu olarak, çocuk ve işçi kelimelerinin bir arada kullanılmasına kesinlikle karşıyız çünkü çocuktan işçi olmaz. Çünkü çocuklar, ekonomik olarak istismara uğrayıp, zorla çalıştırılarak sömürülüyorlar. Türkiye’de maalesef çalışmaya zorlanan çok sayıda çocuğumuz var. Çünkü Türkiye özellikle son yıllarda ekonomik anlamda çok yoksullaştı. Paranın alım gücünün azalmasıyla da birlikte ailenin geçimini sağlamak için, hanedeki bütün fertlerinin eve para getirmesi gerekti. Durum böyle olunca da her gün haberlerde gördüğümüz çocuk sömürüsü arttı. Özellikle okulların tatile girmesinin ardından tarım alanında sömürülen çocuklar, ağır şartlar altında çalışmaya zorlandı. Bunun düzelmesi için siyasi iktidarın ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na çok iş düşüyor. Çocuklar tatilini; tarlalarda, fabrikalarda çalışarak değil, parklarda oynayarak ve spor aktiviteleri yaparak geçirmeli. Çocuklara bu koşulları sağlaması gereken ve çocuk sömürüsüne dur demesi gereken ise siyasi iktidar ve ilgili kamu kuruluşları. Ancak MESEM gibi uygulamalarla bunun tam tersi yapılıyor. Çünkü MESEM’i eğitim adı altında, çocuk emeğinin sömürülmesi olarak adlandırıyoruz. Bu konuda bizim de içinde olduğumuz birçok kuruluş tepki gösteriyor ama yetersiz kalıyor. Hükümetin artık bu eleştirilere kulak asması ve ülkemizin geleceği olan çocukların fiziksel ve ruhsal bakımdan daha sağlıklı yetişmesi adına politikaları gündeme alması gerekiyor. Aksi halde her gün gazete ve televizyonlarda eğitimden uzaklaşan, iş cinayetine kurban giden çocukları göreceğiz” ifadelerini kullandı.

SORUN TÜM HIZIYLA DEVAM EDİYOR

Türkiye’nin de içinde bulunduğu dünyanın birçok ülkesinde çocuk işçi sorunuyla alakalı gerekli çalışmaların yapılmadığını ya da çalışma yapılsa dahi uygulama konusunda yetersiz kalındığını vurgulayan DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı, “Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ile 2025 yılına kadar çocuk işçiliğinin her türünün sona erdirilmesine karar verildi. Ancak buna rağmen bir arpa boyu kadar yol alınamadı. Çocukların zorla çalıştırılması, modern kölelik, insan ticareti, çocukların asker olarak kullanılmaları dahil çocuk işçiliğinin en kötü türleri devam ediyor. Zorunlu eğitim kapsamındaki MESEM’ de çocuklar tam zamanlı ve ucuz işgücü olarak çalıştırılıyor, mevsimlik tarımda çocuk işçiliği önlenemiyor. Yani ülkemizde çocukların işçileştirilmesi süreci tüm hızıyla devam ediyor” şeklinde konuştu. 

çocuk işçi

OKULLARIN TATİL OLMASI

Yaz tatili dolayısıyla çocukların ağır işlerde çalışma oranında artış olacağını ve böylesi bir durumda olası sorunların çoğalacağını belirten Sarı, bu konuda kamuoyu duyarlılığının faydalarına dikkat çekerek, “Geçtiğimiz hafta okulların da kapanmasıyla birlikte çocukların özellikle tarım işçisi olarak kullanılma durumunda artış bekliyoruz. Bu da beraberinde sorunları getirecektir. Çocukların işçileştirilmesi; çocukları çocukluklarını yaşamaktan alıkoyan, potansiyellerini ve saygınlıklarını eksilten, zihinsel ve fiziksel gelişimlerini olumsuz etkileyen sonuçlarıyla büyük bir problemdir. Çocuklar için zihinsel, fiziksel, toplumsal ve ahlaki yönden tehlikeli ve zararlı işler, çocukları okula devam etmekten alıkoyan işler, çocukların hem bugününü hem de geleceğini karartan derin bir eşitsizliğin sonucudur. Giderek artan yoksulluk dolayısıyla kanıksanmış, sıradan hale gelmiş olan çocuk işçiliğinin bir an evvel son bulması için öncelikle iktidarın sorumluluklarını yerine getirmesi gerekiyor. Bununla birlikte daha çok çabanın ve samimi bir kamuoyu duyarlılığının ve talebinin gelişmesi de şarttır” dedi. 

özgür şen

DEVLET ELİYLE İŞÇİLEŞTİRME

Eğitim İş İzmir 1 Nolu Şube Başkanı Özgür Şen ise konuya ilişkin; “Ülkemiz de çözülemeyen sorunlardan biri Mevsimlik işçilik konusudur. Okullar kapanmadan çocuklar aileleri ile çalışmak için göç etmekteler ve okuldan, eğitim öğretimden uzaklaşmaktadırlar. Ülkemizde çocuk işçi ölümlerine baktığımızda yüzde 55’i tarım orman iş kolunda gerçekleşmektedir. Okulların tatil olması sonrası çocuk işçi sayısı daha da artacaktır. En temel nedeni derinleşen yoksulluktur. Geçim derdine düşmüş aileler çocuklarını okuldan almaktadır. Çok düşük ücretler ile sömürülen çocuklar biraz olsun aile ekonomisine katkı sunmaya çalışmaktadırlar. Çocuklarımızın okulda olması, oynaması, ruhsal gelişimleri için sosyalleşmesi ve fiziksel gelişimleri için spor yapması, sağlıklı beslenmesi ve güvenli yaşaması gerekirken son dönemde derinleşen yoksulluk temelinde özellikle devlet eliyle de hızla işçileştirilmişlerdir. Çocuk işçiliğinin önüne geçilmesi için devletin bir an önce derinleşen yoksulluğu bitirmek için adımlar atması, sermayeye değil de meslek liselerine yatırım yapılarak yaşıtları ile birlikte ve öğretmenleri gözetiminde meslek öğrenmelerinin sağlanması, özel sektör ile yapılan protokoller 14-15 yaşlarında çalıştırılmaları için değil, 12 yıllık zorunlu eğitimi bitirdikten sonra iş garantisi sağlamak üzerine olması ve çocuklarımızın artık geleceğe umutla ve güvenle bakmaları sağlanmalıdır” ifadelerini kullandı. 

Kaynak : HABER MERKEZİ