Yeniköy Kemerköy Enerji, Maden Kanunu’ndaki düzenlemeler kapsamında yürüttüğü “Hüsamlar Yeniden Maden Rehabilitasyon” projesinde ağaçlandırma çalışmalarına devam ediyor. Maden sahalarındaki zeytin ağaçlarının taşınması ve sahanın yeniden doğaya kazandırılması hedeflenen proje çerçevesinde, bölgeye 4 bin zeytin fidanı daha dikildi. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı öncesinde düzenlenen etkinliğe; Muğla Valisi İdris Akbıyık ve Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürü Arslan Narin’in yanı sıra Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi ile ilköğretim öğrencileri katıldı. Bugüne dek çeyrek milyonu aşkın fidanın toprakla buluştuğu sahada yürütülen bu çalışmalarla, maden faaliyetleri sonrası bölge ekosisteminin ve tarımsal sürekliliğin korunması amaçlanıyor. “Zeytinler Geleceğimiz” mottosuyla düzenlenen, bölge halkı ve çocukların da katıldığı dikim etkinliğinde konuşan MAPEG Genel Müdürü Arslan Narin, “Maden Yasamız, zeytin ağaçlarının kesilmesini değil; taşınmasını, korunmasını ve taşınan her bir ağaç için bir fidan daha dikilmesini esas alıyor” dedi.

TARIM VE ENERJİ MUĞLA'DA BİRLİKTE VAR OLUYOR
Muğla Valisi İdris Akbıyık, bölgenin tarımsal üretim, enerji ve doğal varlıklar açısından çok katmanlı bir yapıya sahip olduğuna dikkat çekerek, “Muğla’mız hiç şüphesiz yeryüzü cenneti. Antik çağlardan günümüze Milas’ta zeytin hayatın olmazsa olmazı. Barışın, sağlığın, dostluğun, birlik beraberliğin simgesi. Zeytin ve zeytinyağımız stratejik ürünümüz. Enerji de ülkemizin vazgeçilmezi; dış ticaret açığımızın önemli bir kalemi. Dünyada, maalesef enerji savaşları devam ediyor. Enerji, tarım ve çevre olmadan yaşamamız mümkün değil. Dolayısıyla biz hem enerjimizi üretmek hem de insanımıza, çevremize, doğamıza ve zeytinimize sahip çıkmak zorundayız. Çevre ve üretim dengesini gözetmemiz açısından yapılan bu çalışmalar büyük önem arz ediyor” diye konuştu.
MADEN HAYATTIR, ÜRETMEK ZORUNDAYIZ
Yeni düzenlemenin zeytin ağaçlarının korunmasını esas aldığını vurgulayan MAPEG Genel Müdürü Arslan Narin ise, rehabilitasyonun üretim sürecinin ayrılmaz parçası olduğunu söyleyerek, “Son dönemde gündemde yer alan, dezenformasyon içeren konulara özellikle değinmek isterim. 2025 yılında yürürlüğe giren düzenleme, zeytin ağaçlarının kesilmesini değil; taşınmasını, korunmasını ve taşınan her bir ağaç için bir fidan daha dikilmesini zorunlu kılıyor. Taşınan her ağaç için yeni fidan dikimi bu sürecin bir yükümlülüğü. Madencilik faaliyetleri, doğru standartlar ve denetim mekanizmalarıyla yürütüldüğünde çevresel etkiler yönetilebilir ve geri kazanım süreçleriyle denge sağlanabilir. Madencilikte asıl belirleyici olan, faaliyetlerin nasıl planlandığı, etkilerin nasıl yönetildiği ve rehabilitasyonun ne ölçüde eksiksiz uygulandığıdır” diye konuştu.

MUĞLA’DA MADEN ALANI ŞEHRİN SADECE BİNDE 4’Ü
Narin, Türkiye’nin sadece binde 1,8’inde madencilik faaliyetleri yürütüldüğünün önemle altını çizerek, “Maden hayattır. Maden olmadan insanoğlunun hayatını devam ettirmesi mümkün değil. Mevcut durumda arama ruhsatları da dahil Türkiye’nin yüzölçümünün ortalama yüzde 16’si ila 20’si maden için ruhsatlandırılmış durumda. Ancak bir arama ruhsatının işletmeye dönebilmesi ihtimali yüzde 1’in altında. Örneğin, Muğla’da maden ruhsat oranı yüzde 22 civarında. Ama madencilik faaliyeti yapılan alan, şehrin yüzölçümünün sadece binde 4’ü. Ülkenin ise binde 1,8’inde madencilik faaliyeti yapıyoruz. Türkiye’nin tamamına ruhsat verilse bile yüzde 1’inden fazlasında zaten maden bulunma ihtimali yok. Ama biz olan madeni arayıp, bulmak ve üretmek zorundayız” dedi.

GÜVENLİ ENERJİ SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİN TEMELİDİR
Yerli Kömür Kaynaklı Elektrik Üreticileri Derneği (YEKÜD) Başkanı Fatma Elif Yağlı da etkinlikte yaptığı konuşmada enerji arz güvenliği ile sürdürülebilirlik arasındaki ilişkiye dikkat çekti. Türkiye’de her yıl yaklaşık 70 milyar dolar enerji ithalatı yapıldığını söyleyen Yağlı, “Bu tablo, enerji konusunun yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir mesele olduğunu gösteriyor. Enerji güvenliği sağlanmadan hiçbir ekonomik ya da sosyal hedef sürdürülebilir değil” dedi. Yerli kaynakların enerji arz güvenliğinin temelini oluşturduğunu dile getiren Yağlı, “Yerli kaynaklar aynı zamanda bulundukları bölgede istihdam yaratır, tedarik zincirini besler ve yerel ekonominin önemli bir parçası haline gelir. Enerji politikalarının bu çok boyutlu yapıyla ele alınması gerekir. Hüsamlar’da bugün ortaya konulan çalışma bu açıdan çok önemli; çünkü bize üretim faaliyetleri sürerken doğal varlıkların korunabildiğini ve planlı şekilde yeniden kazandırılabildiğini gösteriyor” ifadelerini kullandı.

MADEN SAHALARI PLANLI OLARAK DOĞAYA DÖNÜYOR
Yeniköy Kemerköy Enerji Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık, üretim ilerledikçe yeni alanların da kademeli olarak rehabilitasyona açılacağını belirterek, “Sürdürülebilir madencilik, maden henüz açılmadan başlar, maden kapanıncaya dek devam eder. Bu anlayışla 2023 yılında başlattığımız ‘Hüsamlar Yeniden’ projesi kapsamında bugüne kadar 576 hektarlık alanı doğaya kazandırdık. 800 futbol sahası büyüklüğünde bir alandan söz ediyoruz. Burada yaklaşık 250 bin fidan ve bitkiyi toprakla buluşturduk. Dikim başarısı yüzde 96 seviyesine ulaştı” diye konuştu. Bu süreci Türkiye Tabiatını Koruma Derneği ile izlediklerini aktaran Işık, “Üniversiteler ve uzmanlarla birlikte sahadaki dönüşümü bilimsel olarak takip ediyoruz. Uzun vadede Hüsamlar sahasının, doğal bitki örtüsünün yeniden oluştuğu, tarımsal faaliyetlerin sürdürülebildiği ve farklı sosyal kullanım alanlarını barındıran bir yapıya kavuşmasını hedefliyoruz. Hüsamlar eski maden sahası, içinde yürüyüş ve mesire alanlarının da bulunduğu bir bölgeye dönüşecek. Aynı şekilde üretim faaliyetleri tamamlanan diğer alanları da doğaya kazandırmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın