Sayfa Yükleniyor...
Konak Kızlarağası Sanat ve Antika Çarşısında yer alan Gramofon Evi Atölyesinde antika eşyaların tamir, bakım ve onarımını yapan ve bu mesleği sürdüren ender kişilerden biri olan Mehmet Demirayak ile bir araya geldik
TANER UYANIKER
Özellikle Issız Adam filminden sonra gramofon ve pikap gibi müzik aletlerine daha fazla ilgi gösterilmeye başlandı. Bu ürünlere ilgi fazla olsa da bunların tamirini yapan kişi sayısı tüm ülkede iki elin parmaklarını geçmeyecek kadar az. İzmir de Konak Kızlarağası Sanat ve Antika Çarşısında yer alan Gramofon Evi Atölyesi bu hizmeti sunuyor. Bu mesleğin temsilcilerinden antikacı Mehmet Demirayak, sadece gramofon ve pikap tamiri değil eskiye değil çoğu ürünün bakım ve onarımını yapıyor. Demirayak, gelen müşterilere anılarını geri verdiklerini söyledi.
Gramofon Evinde mekanik ustası olarak çalıştığını belirten Mehmet Demirayak, gramofon, pikap, radyo, antika objelerin tamiriyle ilgilendiğini ifade etti. Demirayak, Çatı aralarında duran, bir zamanlarda atıl kalmış her şeyin bakım ve restorasyonunu yapıp onları yeniden hayata geçiriyoruz. Bu oyuncakta olabilir, gramofon da olabilir, pikapta olabilir, çatı arasında kalmış radyoda olabilir. Biz bunları alıp onların asıllarına uygun bir şekilde restorasyonunu yapıyoruz dedi.
BİZİM MÜŞTERİMİZ YOK DOSTLARIMIZ VAR
Tamir yapılması için en fazla Gramofonlar, pikaplar, büyüklerimizden kalan objeler ya da çocukluğumuzdan kalma bir oyuncak geliyor diyen Demirayak, ne olursa olsun kendilerine gelen her ürünü yine hayata kazandırdıklarını belirtti. İki tip müşterileri olduğunu belirten Demirayak, Birincisi altmış yaş üzerinde ki büyüklerimiz. Zamanında kullandıkları ve anılarında yer etmiş objeleri çocuklarına veya torunlarına anı olarak bırakmak için bize getiriyorlar. İkinci tarz müşterimiz, dedelerinden ya da babalarından kalmış objeyi ya da çocukluğunda kendilerinde iz bırakmış bir objeyi bize getirip tekrardan hayata geçirmemizi isteyen gençler. Her iki müşterimizde bizim için özel müşterilerdir. Anılarına sahip çıkan insanlar kötü insan olmuyor, olamıyor. Dolayısıyla onlarla başladığımız bu restorasyon işimizi onlarla beraber devam ettiriyoruz. Onların anılarını, getirdikleri ürünlerin içine birer birer yerleştiriyoruz. Ortaya hem güzel bir iş çıkıyor hem de güzel bir dostluk çıkıyor. Bizim zaten müşterimiz olmuyor bizim dostlarımız oluyor diye konuştu.
Kendileri için ürünleri aslından ayırmadan restorasyon etmenin daha önemli olduğunun altını çizen Demirayak, müşterilerin isteklerine göre ürün üzerinde değişiklik yaptıklarını belirtti. Demirayak, Müşteri ürünü kendi ev dekorasyonuna uygun bir renkte ya da ebatta isteyebiliyor. Daha modernize edilmiş istiyorlar. Bizim için as olan ürünleri aslından ayırmadan restore etmemiz. Ama müşterilerimizi isteklerine göre de isteklerini yerine getiriyoruz dedi.
GENÇLER ANILARINA DAHA ÇOK SAHİP ÇIKIYOR
Anılarına sahip çıkmada gençlerin daha duyarlı olduğunu belirten Demirayak, Büyüklerimiz gençlerimizi hep suçlarlar geçmişine sahip çıkmıyorlar diye ama ben durumun şimdi daha farklı olduğunu düşünüyorum. Gençler daha çok meraklı anılarına. Büyüklerimiz pek özen göstermemiş. Arşivleme kültürüne sahip olmayan bir toplumuz, çok hor kullanmışız malzemeleri. Şimdiki gençler anılarından bir şey buldukları zaman daha çok sarılıyorlar. Eskiden kalan her şeyi tüketmişiz. Şimdi artık eskiye dair obje fazla bulunamadığı için buldukları malzemeye daha fazla özen gösteriyorlar. Daha çok sahipleniyorlar şeklinde konuştu.
Antikacı deyince insanların kafasında müşteri portfoyünün 60lı yaşlar olması beklendiğini belirten Demirayak, bunun böyle olmadığını gençlerin de en az o dönemi yaşamış insanlar kadar tarihe meraklı hatta daha da duyarlı olduğunu ifade etti. Gençlerin eski objelere daha çok sahip çıktığını belirten Demirayak, Artık baktığımız zaman tüketebileceğimiz çok fazla anımız kalmadı. Artık her şey anlık yaşanıyor ve bu yüzden anılarından buldukları her şeye sahip çıkıyorlar. Gençlerde geçmişine sahip çıkma ışığını görmem beni de mutlu ediyor dedi.
ARTIK İNSANLARIN ANILARI YOK
Demirayak konuşmasını şöyle sürdürdü: Eskiden insanların anıları vardı ve o anıları tüketebiliyorlardı artık insanların anıları yok. Çok hızlı bir tempo var. Herkes bir para kazanma hırsı içinde insanlar anılarına zaman ayıramıyor. Dolayısıyla anılarına ait her şey insanlar için çok önemli oluyor. Gramofonda çalan bir plak bizi geçmişe götürüp orada yaşadığımız tüm duyguları yaşamamıza neden oluyor. Ya da bir oyuncak bizi çocukluğumuza götürüp o anları yeniden yaşatıyor. Paralar kazanılıyor ama anı denilen şey nadir olmaya başladı. Buraya gelen müşteriler anılarını satın alıyor bizde onlara anılarını veriyoruz.
Babaannenizden kalan bir bardak bir sürahi, köşede duran bir saat ya da bir oyuncak onları gördüğünüz zaman anılarınızı beyninizde yaşamaya başlıyorsunuz. Bu sizi mutlu ediyor diyen Demirayak, bu anıları canlı kalmasını kendilerinin sağladığı ama ne yazık ki bu mesleğin günümüzde kaybolmaya başladığını söyledi. Demirayak, Artık bir gramofon tamircisi pikap tamircisi, bir oyuncak tamircisi yok. Hatta artık ahşap oyuncaklarını yapan usta yok. O oyuncaklara o ruhu veren usta kalmadı. O oyuncağı karşınıza aldığınız zaman, bu tahtadan da bir oyuncak olsa şu an ki dijital oyunların, hepsinden daha değerli. Bu oyunlar uçup gidiyor ama o oyuncak elinizde kalıyor ve o zamanki mutluluklarınızı, kederlerinizi sizinle beraber bugünlere taşıyor dedi.
SEVDİĞİ İŞİ YAPAN NADİR ŞANSLI KİŞİLERDEN BİRİSİYİM
Mesleğe başlama hikayesini anlatan Demirayak şunları söyledi: Ben eski olan her şeyi çok severdim. Askeriyede helikopter teknisyenliği yapıyordum. O mesleğimi de çok severim ama bu bambaşka bir şey. Yaşamayan bir şeyi alıp tekrardan yaşanabilir hale getirmek o eski dokuyu elinde hissetmek, o zaman ki insanların yapmış olduğu ürünleri görmek o ürünlerin sonra ki dönemdeki gelişmiş hallerini izlemek ve gerekirse onlar üzerinde yapılmış hataları da düzeltmek bambaşka bir duygu. İnsanın sevdiği işi yapması zordur ben sevdiği işi yapan nadir şanslı kişilerden birisiyim. Helikopter teknisyenliğini bırakıp sevdiğim işe geçtim.
Kırık bir taş plak ve onunla beraber gramofon aldığını ifade eden Demirayak, bundan sonra taş plak koleksiyonu yapmaya başladığını belirtti. Demirayak, Gramofonum bozuldu onu düzeltmek için kurcalamaya başladım. Bu işin tamirini kim yapıyor diye araştırmaya başladım. Gramofonumu tamire götürdüğümde kendimi bu işi öğrenmeye çalışırken buldum. Tamire götürdüğüm ustamın dükkanında sabahladığım zamanlar oldu. Daha çok araştırma yapmaya başladım bu konuda. Bu konuyla ilgili, antikacıları, müzayedeleri, eskicileri gezerek veri topladım. Ürünler hakkında detaylı bir bilgiye sahip oldum. Merak araştırmayı, araştırma da devamında öğrenmeyi getirdi. Bir müddet sonra bu aşk benim gecemi gündüzümü almaya başladı ve küçük bir atölye açtık eşimle birlikte. Oradaki ilk amacımız kendi ürünlerimizi tamir etmekti. Daha sonra bize talepler gelmeye başladı. İnsanlar bende bu eser var buna bakar mısın? demeye başladı. Bizde elimize aldığımız her ürünün katalog bilgilerini araştırıp kendimizi geliştirerek, bu ürünlerinde tamirine başladık. Daha sonra Türkiyenin her yerinde bize tamir için ürünler gelmeye başladı. Böylelikle bu işin içinde kendimizi bulduk. Şimdi bunun mekanik boyutunda olan işlerini ben yapıyorum. Elektronik boyutunda olan işlerini Ali Kızılkan ustamız yapıyor. Kendisi bizim üstadımız olur. Biz burada müşterilerimize en iyisini vermek için en iyi ustalarla çalışmaya çalışıyoruz. Gramofon eline gelen her ürün usta ellerden geçerek kişileri geri veriliyor dedi.
GÜNÜMÜZDE DE ANALOG MÜZİĞE MERAK VAR
Gramofonlarla pikabın hep birbirine karıştırıldığını söyleyen Demirayak, Gramofon pikabın abisidir. Gramofonlardan sonra elektrikle birlikte pikaplara geçiliyor. Şu anda günümüzde de analog müziğe merak var. Tüketim toplumu analog müziği keşfetti. Dijital ortamda yapılan o sanal seslerin yerine, daha gerçekçi sesleri duymak insanları daha memnun etti. Issız Adam filminin bunda etkisi tabi ki de vardı ama analog müzik dünyada tutulan ve popüler bir müzik olmuştur her zaman. Türkiyede de bu benimsendi kabul edildi bir film merakından daha çok, müzik keyfine dönmeye başladı. Dijitalde ki ses kaybını o yorgunluğu gördüler ve pikaba, gramofona dönüş yaptılar. Bizde bu geçmişin değerli müzik aletlerinin onarımını yaparak onlara destek vermeye başladık diye konuştu.
Pikap iğnelerinden de bahseden Demirayak, Pikap iğnelerinin tedariğini de sağlıyoruz. Binlerce iğne çeşidimiz var. Müşterilerimizden gelen pikap iğnesi talebinin yüzde 99unu karşılayabiliyoruz. Dünyanın neresinde olursa olsun diğer çeşitleri de stoğumuza katmaya çalışıyoruz. Böylelikle müşterilerimizin istedikleri iğneleri tedarik edebiliyoruz dedi.
Haber Merkezi