Türkiye’de uzun süredir aydınlatılamayan kadın cinayetleri ve şüpheli ölümler, yeni bir imza kampanyasıyla yeniden gündeme taşındı. Rosa Kadın Hareketi tarafından başlatılan ‘Kadın cinayetlerini aydınlatın!’ başlıklı kampanyada, sonuçsuz kalan soruşturmaların hem mağdur aileleri çaresiz bıraktığı hem de adalet sistemine olan güveni zedelediği vurgulandı.
Kampanya metninde, özellikle Gülistan Doku soruşturmasının yıllardır sonuçlandırılamamış olmasına dikkat çekilerek, benzer şekilde akıbeti belirsiz kalan çok sayıda kadın dosyasının kamu vicdanında derin yaralar açtığı ifade edildi. Aradan geçen zamana rağmen etkin ve şeffaf soruşturma yürütülmemesi eleştirilirken, “Takipsiz bırakılan her dosya yalnızca ailelerin değil, toplumun vicdanını da yaralıyor” denildi.
YETKİLİLERE ÇAĞRI: DOSYALAR YENİDEN AÇILSIN
Kampanyada başta Adalet Bakanı olmak üzere tüm savcılıklara çağrıda bulunularak, faili meçhul olarak kapatılan dosyaların yeniden açılması talep edildi.
Öne çıkan ifadeler şöyle: “Türkiye’de yıllardır aydınlatılamayan, kamu vicdanını derinden yaralayan kadın kayıpları ve şüpheli ölümler karşısında sessiz kalmak artık mümkün değildir. Özellikle Gülistan Doku soruşturması başta olmak üzere, benzer şekilde sonuçsuz bırakılan birçok kadın cinayeti soruşturması, adalet sistemine olan güveni zedelemekte ve toplumda derin bir endişe yaratmaktadır. Aradan geçen zamana rağmen bu soruşturmaların etkin, şeffaf ve bir şekilde yürütülmemesi nedeniyle sonuçlandırılmamış olması; yalnızca mağdur aileleri değil, toplumun vicdanını da yaralamaktadır. Takipsiz bırakılan her soruşturma, yalnızca ailelerin yüreğini değil, toplumun vicdanını da kanatmaktadır. Bu nedenlerle; Başta Adalet Bakanı Akın Gürlek olmak üzere, tüm Cumhuriyet Savcılarını faili meçhul olarak kapatılan dosyaları açmaya; Gülistan Doku dosyasının, kapsamlı, titiz ve etkin bir soruşturma kapsamında tüm yönleriyle ele alınarak, tüm ihtimallerin araştırılması suretiyle aydınlatılması ve makul sürede gecikmeksizin adil bir yargısal sonuca ulaştırılması gerekmektedir. Tüm şaibeli kadın ölümlerinin dosyalarının bağımsız ve tarafsız biçimde yeniden incelenmesi, delillerin titizlikle değerlendirilmesi ve kamuoyunun düzenli olarak bilgilendirilmesi, sorumluların tespiti ve yargı önüne çıkarılması konularında tüm yetkilileri göreve davet ediyoruz. Adalet geciktiğinde yalnızca bireyler değil, toplum da zarar görür. Bu yöndeki, yani toplumun yeniden adalet duygusuna kavuşturulmasına dair talebimiz; siyasi değil, insanidir. Kadınların yaşam hakkının korunması, kayıpların bulunması ve şüpheli ölümlerin aydınlatılması için gerekli tüm adımların atılması, devletin en temel sorumluluklarından biridir. Bu imza kampanyası; unutulanları hatırlatmak, susturulanları duyurmak ve adaletin yerini bulmasını sağlamak amacıyla başlatılmıştır. Adalet istiyoruz, şeffaflık istiyoruz, hesap verilebilirlik istiyoruz. İmza atan herkes adına toplumsal vicdanın sesi olarak adalet talep ediyoruz.”
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın