Yapay Zeka Geliyor Değil, İşler Değişiyor
- Oluşturulma Tarihi : 28.02.2026 09:39
- Güncelleme Tarihi : 28.02.2026 09:39
Son zamanlarda kahvede, ofiste, aile yemeklerinde aynı cümleyi duyuyorum: “Yapay zeka geliyor, işler gidiyor.”
Doğrusu şu: Yapay zeka geliyor, evet. Ama işler öyle pat diye gitmiyor. Değişiyor. Hem de sandığımızdan daha sessiz ama daha köklü bir şekilde.
Daktilodan Excel’e, Oradan Algoritmaya
Teknoloji ilk kez hayatımıza girmiyor. Bir zamanlar sekreterler daktiloyla yazı yazıyordu. Sonra bilgisayar geldi. Ardından e-posta. Şimdi ise otomatik metin yazan sistemler var. Kimse “sekreterlik bitti” demedi; ama işin tanımı değişti. Bugün de benzer bir eşikteyiz. Mesela OpenAI’nin geliştirdiği sistemler, metin yazabiliyor, kod üretebiliyor, hatta görsel tasarlayabiliyor. Google ve Microsoft gibi devler de bu yarışta. Yani mesele tek bir uygulama değil; yeni bir üretim düzeni. Eskiden bir muhasebeci saatlerce veri girerdi. Şimdi yapay zeka o veriyi analiz ediyor. Ama dikkat edin: Muhasebeci ortadan kaybolmadı. Rolü değişti. Veri giren kişi olmaktan çıkıp, veriyi yorumlayan, risk gören, strateji öneren kişi haline geliyor.
“Benim İşim Tehlikede mi?” Asıl soru bu. Cevap biraz can sıkıcı: Eğer işiniz sadece tekrar eden görevlerden oluşuyorsa, evet risk var. Ama işiniz karar, yorum, empati, yaratıcılık gerektiriyorsa, işiniz dönüşüyor — yok olmuyor. Örneğin: Avukatlar artık içtihat aramak için saatler harcamıyor. Doktorlar görüntü analizinde yapay zekadan destek alıyor. Öğretmenler ölçme-değerlendirme süreçlerini otomatikleştirebiliyor. Fakat hâlâ son kararı insan veriyor. Çünkü yapay zeka hızlıdır ama sorumluluk alamaz. Hesap vermez. Vicdan taşımaz.
Beyaz Yaka Şoku
Bir dönem “mavi yaka riskte” deniyordu. Fabrikada robotlar işçilerin yerini alacak deniyordu. Şimdi tablo tersine dönüyor. Rapor yazan, sunum hazırlayan, veri toplayan beyaz yaka çalışanlar daha fazla etkileniyor. Çünkü yapay zeka klavye başındaki işi seviyor. Ama şunu atlıyoruz: Bir işi otomatikleştirmek, o işi yapan insanı gereksiz yapmak zorunda değil. O kişiyi daha üst katmana taşıyabilir. Tabii kişi de yerinde saymazsa.
Yeni Meslekler Kapıda
10 yıl önce “prompt yazarlığı” diye bir kavram yoktu. Şimdi şirketler yapay zekayla doğru iletişim kurabilen insan arıyor. Veri etik uzmanı, yapay zeka denetçisi, algoritma eğitmeni… Bunlar kulağa bilim kurgu gibi geliyor ama artık gerçek. Sanayi devriminde nasıl makine operatörlüğü doğduysa, dijital devrimde de algoritma yöneticiliği doğuyor.
Korku mu, Fırsat mı?
Her teknolojik kırılma döneminde aynı panik yaşandı. Matbaa geldiğinde hattatlar işsiz kalacağız dedi. İnternet çıktığında gazeteler bitecek dendi. Bitmedi; şekil değiştirdi. Bugün de benzer bir kavşaktayız. Yapay zeka bir “iş yok edici” değil; bir “iş dönüştürücü.” Ama dönüşüme direnen için zorlayıcı. Artık diplomadan çok adaptasyon önemli. Bilgiden çok öğrenme hızı. Ezberden çok yorum gücü.
Son Söz
Yapay zeka çağında mesele şu değil: “İşim elimden gider mi?”
Asıl mesele şu: “Ben değişen iş tanımına ayak uydurabilir miyim?”
Çünkü gerçek şu: Gelecekte insanı makine değil, makineyi iyi kullanan insan geçecek. Ve belki de ilk defa, mesele teknoloji değil; bizim esnekliğimiz.