Dış görünüşümüzle değil, başarılarımızla varız

Buse Deli

Ünlü oyuncu Sydney Sweeney, yine toplumdaki “kadın” kavramını tartışmaya açan bir projeye imza attı. Geçmişte rol aldığı yapımlar ve “duş suyundan” ürettiği sabunlar sattığı markası nedeniyle dünya genelinde yoğun eleştirilere maruz kalan oyuncu, şimdi de kadının metalaştırıldığı bu düzeni yeniden üreten bir projede yer aldı.
Bir bahis reklamında rol alan Sweeney, çıplaklığı ve kadın bedenini ön plana çıkaran görüntüleri nedeniyle, başta başarılarıyla bir yerlere gelmiş kadın sporcular olmak üzere tüm dünyada ciddi bir tepkiyle karşılaştı.
Biz kadınların yıllardır yıkmaya çalıştığı kalıp yargıları, tek bir hamleyle yeniden gündeme taşıyan Sweeney, kadınların sahip olabilmek için mücadele ettiği hakları ve yıllar boyunca verilen emeği göz ardı eden bu tür projelerle, toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda kat edilmek istenen mesafeyi yeniden tartışmaya açtı ve bizi bir 100 yıl daha geriye götürdü.
Kadınların yalnızca bedeni üzerinden değerlendirilmediği, başarısının ve emeğinin görünüşünün önüne geçtiği bir dünya için mücadele ederken, kadın bedeninin yeniden bir pazarlama aracına dönüştürülmesi, hepimizi öfkelendiriyor.
Çünkü mesele yalnızca bir reklam, bir dizi, bir satış stratejisi değil. Mesele, kadının toplumdaki yerinin nasıl temsil edildiği ve hangi mesajların normalleştirildiği.
Elbette her kadın kendi bedeni ve kariyeri hakkında karar verme hakkına sahip. Ancak toplumsal olarak baktığımızda, kadın bedeninin sürekli olarak tüketilebilir bir nesne gibi sunulmasının yarattığı sonuçları da görmezden gelemeyiz.