DOA Kazanıyor, Vatandaş Kazanıyor

Buse Deli

Bir pet şişe, bir cam şişe ya da bir alüminyum kutu... Yıllardır çoğumuz için kullanıldıktan sonra çöpe atılan sıradan atıklardı. Oysa bugün bu ambalajlar artık sadece bir atık değil, geri dönüşüm zincirinin önemli bir halkası ve aynı zamanda ekonomik bir değer taşıyor.

81 ilde hayata geçirilen Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) uygulaması, çevre bilincini artıran en önemli adımlardan biri olarak dikkat çekiyor. Üzerinde geri dönüşüm amblemi bulunan plastik, cam ve alüminyum içecek ambalajları, depozito iade makinelerine teslim edildiğinde vatandaşlara 1 lira geri ödeme yapılıyor. Böylece hem doğa korunuyor hem de geri dönüşüm teşvik ediliyor.

Aslında bu uygulamanın en değerli tarafı, kazandırdığı para değil; kazandırdığı alışkanlık. Çünkü çevreyi korumanın yolu yalnızca büyük projelerden değil, günlük yaşamda edinilen küçük ama etkili davranışlardan geçiyor. Bir şişeyi çöpe atmak yerine geri dönüşüm makinesine bırakmak, belki birkaç dakikalık bir çaba gerektiriyor ancak doğaya yıllarca sürecek bir katkı sağlıyor.

Türkiye'de uzun yıllardır geri dönüşüm konusunda istenilen seviyeye ulaşılamadığı bilinen bir gerçek. Pek çok ambalaj ya doğaya bırakılıyor ya da evsel atıklarla birlikte geri dönüştürülemeyecek şekilde çöpe gidiyor. Bu durum hem ekonomik kayıplara hem de ciddi çevre kirliliğine neden oluyor. Depozito sistemi ise bu döngüyü değiştirebilecek önemli bir fırsat sunuyor.

Elbette sistemin başarısı yalnızca makinelerin kurulmasıyla mümkün olmayacak. Vatandaşların bu uygulamayı benimsemesi, çocuklara küçük yaşlardan itibaren geri dönüşüm bilincinin kazandırılması ve uygulamanın yaygın şekilde kullanılması gerekiyor. Çünkü çevreyi korumak sadece devletin ya da belediyelerin görevi değil; hepimizin ortak sorumluluğu.

Belki bir ambalaj karşılığında kazanılan 1 lira büyük bir meblağ gibi görünmeyebilir. Ancak milyonlarca kişinin aynı bilinçle hareket ettiğini düşündüğümüzde, hem ekonomiye hem de çevreye sağlanacak katkının büyüklüğü daha net ortaya çıkıyor. Toplanan her şişe, doğaya bırakılmamış bir atık; geri kazanılmış bir ham madde ve gelecek nesillere bırakılan daha temiz bir çevre anlamına geliyor.

Bugün artık çöpe attığımız her ambalaja farklı bir gözle bakmanın zamanı geldi. Çünkü o şişe ya da kutu, sadece bir içeceğin ambalajı değil; doğaya karşı sorumluluğumuzun ve sürdürülebilir bir geleceğe katkımızın da bir simgesi. Çevreyi korurken kazanmak mümkün. Yeter ki elimizdeki değerin farkına varalım.