Doğanın Uyanışına Bağlanan Dilekler


  • Oluşturulma Tarihi : 28.02.2026 10:01
  • Güncelleme Tarihi : 28.02.2026 10:01

Mart ayının ilk günü, kışın ağırlığını üzerinden atmaya hazırlanan doğanın sessiz bir müjdesi gibidir. Balkan coğrafyasından Anadolu’ya uzanan eski bir gelenek olan marteniçka, işte bu geçişin sembolüdür. Kırmızı ve beyaz iplerden yapılan küçük bileklikler, yalnızca bir aksesuar değil; umut, sağlık ve yenilenme dileğinin somut halidir. İnsanlar 1 Mart sabahı birbirlerine marteniçka takarken aslında baharın gelişini birlikte karşılar, iyi dileklerini görünmez bir bağla paylaşırlar.

Kırmızı renk yaşamı, gücü ve kanın sıcaklığını simgelerken; beyaz saflığı, uzun ömrü ve yeni başlangıçları temsil eder. Bu iki rengin yan yana gelişi, doğanın dengesini anlatır: kışın soğuğu ile baharın sıcaklığı, geçmiş ile gelecek, sabır ile umut. Marteniçka takan kişi, ilk leyleği gördüğünde ya da çiçek açmış bir ağacın dalına rastladığında bilekliğini çıkarıp bir dala bağlar. Böylece dileklerin doğaya emanet edildiğine inanılır.

Bu gelenek nesilden nesile aktarılırken yalnızca bir ritüel değil, aynı zamanda ortak bir hafıza hâline gelmiştir. Büyükler çocuklara marteniçkanın anlamını anlatır; çocuklar ise bileklerindeki ipleri bir oyun neşesiyle taşır. Küçük bir ip parçası, insanların mevsimlerle kurduğu kadim ilişkiyi hatırlatır: Her kışın ardından mutlaka bir bahar gelir.

1 Mart’ta takılan marteniçka, aslında insanın içindeki yenilenme arzusunun sembolüdür. Yeni başlangıçlara inanmak, iyi dilekleri paylaşmak ve doğanın döngüsüne uyum sağlamak… Belki de bu yüzden marteniçka, yüzyıllardır değişmeden yaşayan bir gelenek olarak, her baharın kapısını umutla aralamaya devam eder.

Doğanın Uyanışına Bağlanan Dilekler
Buse Deli
Yazarımız Kim ?

Buse Deli