2

Adak etinden kimler yiyemez?


  • Oluşturulma Tarihi : 30.07.2019 08:20
  • Güncelleme Tarihi :

Adak yapan kimse, adadığı hayvanın etinden yiyemez. Etin tamamını dağıtması gerekir. Şayet bir miktar yemiş olursa, yediği etin kıymetini fakirlere para olarak vermesi gerekir. Adak yapan, adadığı hayvanın etini, fakir olsalar bile, usul ve füruna ve geçimi üzerine bağlanmış bulunanlara yediremez. Usul, ana ve baba tarafından yükselen soya denir. Füru, evlatlardan aşağı inen soylara denir.
Yurtdışında yaşayan bir kimse Müslüman olmayan kimseden kan alabilir mi?
Buna karşılık mezarın bir-iki karış yükseltilmesi, israfa kaçmadan ve tevhid inancına zarar vermeyecek şekilde yapılmasında bir sakınca yoktur. Tedavi için yapılan kan naklinde, kan verenin Müslüman veya gayr-ı Müslim oluşunun bir farkı yoktur. Müslüman’dan kan alınabileceği gibi, Müslüman olmayandan da kan alınabilir. Aynı şekilde kan veren kimse Müslüman’a kan verebildiği gibi Müslüman olmayan kimseye de kan verebilir. Bunun da dini anlamda hiçbir sakıncası yoktur.
Mazeretsiz olarak namazı kazaya bırakmak caiz mi?
İslam’da namaz, oruç ve hac gibi ibadetler için belirli ifa vakitleri konulmuştur. Bu vakitlerin kaçırılması halinde artık eda değil, kaza söz konusudur. Farz namazların kendi vakitleri içinde kılınması farzdır. Özürsüz olarak bir namazın kazası ile bu kimsenin üzerinden namaz borcu düşse de geciktirmekten meydana gelen günah devam eder. Bunun için, namazı kaza eden kimsenin, ayrıca Allah’a tövbe etmesi gerekir. Şer’i özür ve mazeretler namazı tehir etmek için meşru bir yoldur (yolculuk gibi). Fakat günlük işler, sanat ve meslekler, aile fertlerinin geçimini sağlamak için yapılan çalışma ve işler namazın kazaya bırakılması için özür sayılmaz.
Hacca görevli olarak giden kişinin hac ibadeti geçerli olur mu?
Hangi vasıf ya da görevle gidilirse gidilsin hacca niyetlenmiş, gerekli şartları ve menasikleri yerine getirmiş kimse, ister zengin ister fakir olsun yaptığı hac kendi adına geçerlidir. Eğer kendisine hac daha önceden farz olmuş idiyse, farz olan haccı eda etmiş olur. Kendisine daha önce hac farz olmamışsa haccın farz olması için şart olan “yol (imkan) bulma” şartı gerçekleştiği için, farz haccı eda etmiştir. Daha sonra, maddi açıdan hacca gidecek güce sahip olsa bile yeniden hacca gitmesi gerekmez.
Evvabin Namazı Nedir?
Evvabin, tövbe eden, sığınan anlamına gelen evvab kelimesinin çoğuludur. Kur’an’da beş yerde tekil ve bir yerde de çoğul olarak geçen bu kelime ile peygamberlerin ve salih kulların tövbe edip Allah’a yöneldikleri anlatılır. Evvabin namazı ise, tövbe eden ve Allah’a sığınanların namazı demektir. Hz. Peygamber’in, akşam namazından sonra altı rekat namaz kıldığı ve bunu tavsiye ettiği rivayet edilmektedir. (İbn Mace, İkame, 185; Tirmizi, Salat, 202).
Günün Ayeti
Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizin altındakilere iyilik edin. Nisa, 4/36.
Günün Hadisi
“Ey İnsanlar! Evinizde namaz kılınız. Zira farz namaz dışındaki namazların en makbulü, insanın evinde kıldığı namazdır.” Buhari, “Ezan”, 81.
Günün Sözü
İnsanın gözleri öyle kelimelerle konuşur ki dil onları telaffuz edemez. Kızılderili Sözü
Günün Duası
Allah’ım bugün bir gönül kırmadan ve günah işlemeden evimize dönmeyi nasip et.
Bunları biliyor muyuz?
Ravi kime denir?
Duyduğu veya gördüğü bir sözü, bir işi, bir olayı başkasına haber veren kimsedir. Hadis ilminde ise, Hz. Peygamberin hadis-i şeriflerini, metin ve senedi (nakledenleri) ile birlikte aktaran kimsedir.
Günün Nüktesi
Helal Rızık ve Önemi...
Bir gün Efendimizin yanına, Medineli Müslümanlardan fakir bir adam geldi ve yiyecek bir şeyler istedi. Allah Resulü ona, “Senin evinde hiç eşya yok mu?” diye sordu. Adam, “Var” dedi. “Bir kısmıyla örtündüğümüz, bir kısmını yere serdiğimiz bir çul ve bir de su kabımız var.” Resul-i Ekrem, “Onları bana getir!” buyurdu. Adam çul ile su kabını getirdi. Peygamber Efendimiz onları eline aldı ve etrafındakilere, “Bunları kim satın almak ister?” diye seslendi. Ashaptan biri, bir dirheme alabileceğini söyledi. Hazret-i Peygamber, “Artıran yok mu?” diye birkaç defa seslendi ve iki dirhem veren bir sahabeye onları sattı. Parayı fakir sahabeye uzatarak, “Bunun bir dirhemiyle ailene yiyecek al. Kalan parayla da bir balta satın alıp bana gel!” buyurdu. Adamın getirdiği baltaya, Efendimiz kendi elleriyle bir sap taktı ve ona şunları söyledi: “Haydi şimdi git; bununla odun kes ve sat! On beş gün çalış; ondan sonra yanıma gel!” Fakir adam on beş gün sonra Efendimizin yanına geldi. On dirhem kazanmış, bu parayla kendine ve ailesine elbise ve yiyecek almıştı. Peygamber Efendimiz buna çok sevindi ve şunları söyledi: “Dilenciliğin, kıyamet günü yüzünde bir leke gibi görünmesindense, böylesi senin için daha hayırlıdır.”

Adak etinden kimler yiyemez?
Doç. Dr. Zeki Uyanık
Yazarımız Kim ?

Doç. Dr. Zeki Uyanık