Yeni doğan çocuğa güzel bir isim koymak anne ve babaların en önemli görevlerindendir. Çocuğa konulan isim hem bu dünyada hem de ahirette geçerlidir. Hz. Peygamber sadece çocukların değil, büyük insanların ismiyle dahi ilgilenmiştir. Kötü bulduğu bazı isimleri değiştirme yoluna gitmiştir. Yine konulması gereken güzel isimler hakkında bilgiler vermiş, zaman zaman bizzat kendileri çocuklara isimler vermiştir. Hz. Peygamber güzel isim koymanın önemini bir sözünde şöyle ifade etmektedir: “Sizler kıyamet günü isimlerinizle ve babalarınızın isimleriyle çağrılacaksınız. Öyleyse isimlerinizi güzel koyun.” (Ebu Davud, “Edeb”, 69.) Bu çağırma işlemini Allah’ın görevlendirdiği bir melek Allah’ın izniyle yapacaktır. Hiç kimse kıyamet günü Allah’ın hoşlanmayacağı isimle ahirete gitmek istemez. Öyleyse kötü olan isimlerin çocuklara verilmemesi gerekir. Çünkü Ahirette bu dünyada sahip olduğumuz isimlerle diriltileceğiz.
Cemaatle beş vakit namaz kılınan cami ve mescitlere o vaktin farz namazını kılmak üzere giren kimseler, cemaatle veya yalnız başına namaz kılacak olmaları halinde tekrar ezan ve kamet getirmelerine gerek yoktur. Çünkü kendilerinde önce kılınan cemaat namazında ezan okunmuş, kamet getirilmiştir. Ancak beş vakit namazın pek kılınmadığı camii ve mescitlerde ise ezan okunarak ve kamet getirerek namaz kılmak daha faziletli olup sadece kametle de yetinilebilir.
Cuma namazı için iç ezan okunduktan sonra, namaz bitinceye kadar alışveriş ve benzeri işlerle uğraşma yasağı kendisine cuma namazı farz olan kimseler için geçerlidir. Yani Cuma namazı kılması farz olan kimseler için bu vakitte alışveriş yapmak caiz değildir. Nitekim Allah’u Teala Kur’an-ı Keriminde bu konuda mealen şöyle buyurmaktadır: “Ey İnananlar! Cuma günü namaz için ezan okunduğu zaman Allah’ı anmaya koşun; alım satımı bırakın; bilseniz bu sizin için daha iyidir.”(Cuma, 62/9) Cuma namazı ile mükellef olanlara bu saatte alış veriş yapmak yasakken, bunların dışında kalanlara ise bu saatte alış veriş yapmak caizdir.
Yolculuğa giden kimse Hanefi mezhebine göre bu yolculuk 15 gün olmalıdır. 15 günden fazla olursa bu yolcu seferi olmaz mukim olur. O zamanda yolcu sayılmadığından evinde kıldığı namazlar gibi namazlarını dört rekat olarak kılması gerekir. Şafii mezhebine göre ise kişinin yolcu sayılması için girdiği ve çıktığı günden başka yolculuk üç günden fazla olmamalıdır.
“Kim Allah’a karşı gelirse Allah’ın azabı şiddetlidir.”
Haşr, 59/4
“Kim Allah için huşûundan dolayı tevazu gösterirse, Allah onu kıyamet gününde yüceltir. Her kim kibrinden dolayı böbürlenirse Allah da onu kıyamet gününde alçaltır.”
İbn Hanbel, III, 76.
Doğruyu söylersen, hiçbir şeyi hatırlamak zorunda kalmazsın.
Mark Twain
Allah’ım bugün dünyam ve ahiretim için hayırlı olan ne varsa onu bana nasip eyle.
İstiğfar’ın anlamı nedir?
Hata ve günahların Allah tarafından af ve mağfiret edilmesini istemek; kulun işlediği iyi ve güzel amelleri azımsayıp bunları artırmaya çalışması, günahlarını çok bulup bunları azaltmaya gayret etmesi demektir.
Ey İman Edenler Siz Kendinize Bakın…
Kays İbnu Ebî Hâzım anlatıyor:
Hz. Ebu Bekir buyurdu ki:
“Ey insanlar! Sizler şu ayeti okuyor ve fakat yanlış anlıyorsunuz: ‘Ey iman edenler, siz kendinize bakın. Doğru yolda iseniz sapıtan kimse size zarar veremez.’ (Maide, 5/105).
Biz Hz. Peygamber’in:
‘İnsanlar, zalimi görüp elinden tutmazlarsa, Allah’ın, hepsine ulaşacak umumî bir belâ göndermesi yakındır.’ dediğini işittik.”
Keza ben, Resûlullah’ın: ‘İçlerinde kötülükler işlenen bir cemiyet, bu kötülükleri bertaraf edecek güçte olduğu halde, seyirci kalır, müdahale etmezse, Allah’ın hepsini saran umumî bir belâ göndermesi yakındır.’ dediğini işittim.”
(Ebu Dâvud, “Melâhim”, 17.)