Eşlerin aynı mezhepten olma zorunluluğu var mı

Doç. Dr. Zeki Uyanık

Mezhepler, denize ulaşan suyollarına benzerler. İslam denizse, mezhepleri de bu suyollarıdır. Onun için Hanefi, Şafii, Maliki, Hanbelî mezhepleri İslam dininin ameldeki hak olan dört mezhebidir. Bu dört mezhep de hak olduğundan Müslüman kimse hangi mezhebe intisap ederse etsin caizdir. Eşlerin farklı mezheplerden olması da dinen sakıncalı değildir. Bilakis caizdir. Eşlerin farklı mezheplerden olmasında bir sakınca olmadığından tarafların mezhep değiştirmeleri gerekmez. Ancak mezhep değiştirmek isterlerse de dinen bunda da bir sakınca yoktur.

Yazın sıcaktan dolayı atletle kılınan namaz geçerli olur mu?

Namazın şartlarından birisi de setri avrettir. Yani namazda örtülmesi farz olan beden uzuvlarını örtmektir. Aynı zamanda namaz kılınacak elbise ve yerin de necis olmaması gerekir. Buna göre namaz kılacak kişinin elbisesinde, bedeninde ve namaz kılacağı yerde, kan, idrar, şarap, dışkı... gibi namaza engel necasetlerin bulunmaması gerekir. Bu anlamda tesettüre uymak ve temiz olmak şartı ile kişi istediği kıyafetle namazını kılabilir. Bunda da dinen hiçbir sakınca yoktur. Bu kıyafet ister atlet, ister eşofman, ister ceket, isterse gömlek olsun fark etmez namaz geçerlidir. Ancak örf ve adet gereği gerek evde, gerekse diğer mekanlarda kişi tek başına da olsa namazları temiz ve güzel bir kıyafetle kılması, şüphesiz daha iyidir. Ancak atletle kılınan namaz geçerlidir.

Camii resimli bir seccadenin üzerinde namaz kılmak caiz mi?

 Üzerinde Namaz kılınacak seccadenin kalbi meşgul edecek resim ve işlemelerden temiz olması namaz açısından daha doğrudur. Aynı durum mescid ve camiler için de geçerlidir. Zira resimlerin olduğu yerde namaz kılmak mekruh kabul edilmiştir. Bu itibarla üzerinde Kâbe ve mescit resmi bulunan namazlık üzerinde namaz kılmanın bir sakıncası yoktur. Caiz olduğu gibi bir hakaret veya saygısızlıkta söz konusu değildir. Çünkü Kâbe ve mescit resimleri ayakaltına gelmeyip de secde edilen yere geldiğinden hakarete mâruz kalmamış, hürmete lâyık şekilde tutulmuş olunmaktadır. Bu sebeple namaza mâni bir hâl söz konusu olmamaktadır. Ancak kabe, cami dışındaki resimlerin olduğu herhangi bir cismin üzerine namaz kılmak caiz ve geçerli olmakla birlikte mekruhtur

Kazası olan kimse her namazın arkasında kaza kılmak zorunda mı?

Hanefi mezhebine göre kazaya kalmış farz ve vacip bütün namazlar kerahet vakitlerinin dışında her zaman kılınabilir. Bunlar için belirli bir vakit yoktur. Ancak, düzenli bir şekilde namaz borçlarını tamamlamak için, kaza namazlarını vakit namazlarının peşinden kılmayı prensip haline getirmek güzel bir davranıştır. Ama illaki hemen her farz namazın arkasında bunu kılma gibi bir zorunluluk yoktur. Şafii mezhebine göre ise kişi istediği zaman kaza namazını kılabilir. Onlar için bir kerahet vakti de söz konusu değildir. Ama aynı şekilde illaki bunu farz namazların arkasına kılmak zorunda değildir.

Günün Ayeti


Eğer yasaklandığınız büyük günahlardan kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi şerefli bir yere koyarız.” 
Nisa, 4/31.

Günün Hadisi


“En cimri insan benim adım anıldığında bana Salât-ü Selam getirmeyendir”
Tirmizi, “Daavât,” 110.

Günün Sözü


Gönüllere girmeden kafalara giremezsiniz.
Halit Ertuğrul

Günün Duası


Ya rabbi bugün beni ve ailemi bela ve musibet ile imtihan etme.

Bunları biliyor muyuz?

Aleyhi’s-selâm nedir?
Selam üzerine olsun anlamına gelen bir dua ve dilek cümlesidir. Bu dua, peygamberlerin adı anılınca saygı ifadesi olarak kullanılır.

Günün Nüktesi


Halep oradaysa arşın burada…
Bir gün bir adam pazaryerinde etrafına topladığı birkaç kişiye hatıralarını aktarırken sözlerinin arasına da olur olmaz şeyler katıyormuş.
Yine böyle bir günde etrafındakilere ne kadar güçlü, kuvvetli ve yetenekli olduğundan bahsediyormuş.
Etrafındakilere bir keresinde Halep’teyken altmış arşın atladığını ve tek seferde bunu başardığını anlatıyormuş. Oradan geçen Nasreddin Hoca, olayı duyunca bu kişiye ders vermek istemiş, yanına gitmiş.
Nasreddin Hoca adam, ya demek Halep’te altmış arşın atlıyorsun, burada da atla görelim demiş.
Adam kem küm edip o Halep’teyken öyleydi demiş.
Nasreddin Hoca da ne var canım, “Halep oradaysa, arşın da burada” demiş.
Adam bu hikmetli söz karşısında yetersizliğini ve cahilliğini anlayıp susmuş.