İbadetlerin vekalet ile yapılması caiz mi?


  • Oluşturulma Tarihi : 25.01.2026 14:49
  • Güncelleme Tarihi : 25.01.2026 14:49

Bedenle yapılan ibadetlerde vekalet geçerli değildir. Sorumlu olunan ibadetin bizzat mükellefin kendisi tarafından yapılması gerekir. Mesela, mükellef ne kadar hasta olursa olsun, onun yerine başkası namaz kılamaz. Bizzat mükellef, kendisine tanınan ruhsatlar çerçevesinde namazını kılar.
            Mal ile yapılan ibadetlerde ise vekalet olur. Örneğin, Kişinin zekatını ikinci bir kişi aracılığı ile fakirlere ulaştırabilir, malının zekatını hesaplayıp fakirlere vermek üzere başkasını vekil tayin edebilir.
            Hem beden, hem mal ile birlikte yerine getirilen hac gibi ibadette ise, bizzat bu ibadet ile mükellef olan kişi ile ilgili ibadeti yerine getirme hususunda bir engel varsa vekalet caizdir. Ancak mazeret yoksa bu ibadetin vekalet yolu ile yapılması uygun değildir. Vekalet hususunda hac ibadetinin farz, vacip veya nafile olması konusunda bir fark yoktur.
            Yani bir kimse şartlar oluştuğu takdirde farz olan hac için vekil tayin edebileceği gibi, vacip veya nafile hac için de vekil tayin edebilir.
 
Yapılan bir ibadetin ya da işlenen bir günahın imana faydası ya da zararı olur mu?
       İman inanılması gereken hususlar açısından artmaz ve eksilmez. Bir kimse, iman esaslarının tümünü kabul edip de, bir ya da birkaçına inanmazsa, iman etmiş sayılmaz. Bu durumda, iman gerçekleşmediğinden, artması ve eksilmesi söz konusu değildir. Ancak güçlü ve zayıf olmak açısından farklılık gösterir; kiminin imanı kuvvetli, kiminin zayıftır.
       İmanda bu çeşit farklılığın bulunduğuna Kur'an-ı Kerim'de işaret edilmiştir: “Herhangi bir sure indirildiğinde, içlerinden (alaylı bir şekilde) 'bu hanginizin imanını artırdı?' diyenler olur. İman etmiş olanlara gelince, inen sure onların imanını artırmıştır.” (Tevbe 9/124); “O, inananların imanlarını kat kat artırmaları için kalplerine huzur ve güven indirendir.” (Fetih 48/4); “Allah'ın ayetleri kendilerine okunduğu zaman (bu) onların (mü'minlerin) imanlarını artırır.” (Enfal 8/2)
   Buna göre kişi günah işleye işleye imanını zayıflatmaktadır. Aynı şekilde kişi hayır işleye işleye ibadet ede ede de imanı artar
 
Koca hanımına anne ve babasını ziyaret etmesini yasaklayabilir mi?
      Kocanın, hanımını anne ve babasına gitmesine engel olması dinen uygun değildir. Böyle bir engelleme hakkı yoktur. Zira akrabalarla bağı kesmek dinen yasaklanmıştır. İslam dini, anne ve babaya iyiliği emreder. Bu emre engel olmak ise büyük günahlardandır.
 
Mezhep değiştirmek Müslümanın imanına zarar verir mi?
         Bir hak mezhepten öteki hak mezhebe geçmek caizdir.  Zira bütün ehlisünnet mezheplerine uymak caizdir. Hepsine de uymak caiz olduğundan isteyen istediği mezhebi tercih edebilir. Tercih ettiği gibi tercih ettiği mezhebi bırakıp başka bir mezhebe de geçebilir.
            Yani Hanefi olan birisi Şafiî Mezhebine,  Şafiî olan bir kimse de Hanefi mezhebine geçebilir.  Ancak, kişi bunu bir oyun haline getirmemelidir. Ancak bir mezhepten diğerine geçmek imana zarar vermez.
 
Günün Ayeti
Birbirinizle tanışmanız için sizi milletlere ve kabilelere ayırdık.
Hucurât, 49/13.
 
Günün Hadisi
Allah sizin şekillerinize ve cüsselerinize bakmaz. O sizin kalplerinize ve amellerinize bakar
(Müslim, “Birr”, 33.)
 
Günün Sözü
Bu dünyaya gelen gider.
Yunus Emre
 
Günün Duası
 Allah’ım bugün beni her türlü dünyevi, uhrevi sıkıntı ve yanlışlardan muhafaza eyle.
 
Bunları biliyor muyuz?
Münacat Nedir?
Allah’a sessizce dua etmek, yalvarmak ve niyaz etmektir. Dua içerikli şiirlere de münacat denir.
 
Günün Nüktesi
 Böyle Şeylerin Kıymeti Yoktur…
      Rivayet edilir ki Ebû Sa'îd Ebülhayr hazretlerine demişler ki:
 -Falan kimse, su üstünde yürüyor,
 Ebû Sa'îd Ebülhayr onlara cevaben:
 -Bu iş kolaydır. Martı kuşları da, su üstünde yürüyor buyurur.
 -Filan kimse, havada uçuyor dediklerinde;
 -Ebû Sa'îd Ebülhayr,
 -Kuş ve sinek de uçuyor buyurur.
 -Filan kimse, bir ânda, bir şehirden bir şehre gidiyor dediklerinde;
 Ebû Sa'îd Ebülhayr,
 -Şeytan da, bir nefeste şarktan garba gidiyor.
       Böyle şeylerin kıymeti yoktur. Mert odur ki, herkes gibi yaşar, alışveriş yapar, evlenir ama bir ân, Allah’tan gafil olmaz buyurur.

İbadetlerin vekalet ile yapılması caiz mi?
Doç. Dr. Zeki Uyanık
Yazarımız Kim ?

Doç. Dr. Zeki Uyanık