Sayfa Yükleniyor...
Mezarlığın yanından geçerken Fatiha okumak zorunda mıyız?
Hz. Peygamberin Mezarlıkları ziyaret ettiği ve bu ziyaretlerinde de ölülere selam verdiği onlara dua ettiği dini kaynaklarımızda vardır. Efendimizin ayrıca mezarlıklarda şu duayı okuduğu kaynaklarda vardır: Ey Müminler yurdu, siz bizden önce gittiniz. İnşallah biz de size ulaşacağız.
Sevgili Peygamberimiz bu sözü ile hem ölülere dua etmiş hem de yaşayanları ölüm konusunda uyarmıştır.
Aynı şekilde Hz. Peygamber Bedirde ölenlere seslendiğinde, seni duyuyorlar mı ey Allahın resulü, diye soran Hz. Ömere Onlar beni senden daha iyi duyuyorlar diye cevap vermiştir.
Buna göre, kişi bir mezarlığa gittiğinde ya da mezarlığın yanından geçerken mezarda yatana selem vermesi, dua etmesi ya da Kuran okuması Hz. Peygamberimizin hem sünneti hem de uygulaması olduğundan Fatiha okuması sevap ve güzel olan bir ameldir. Ancak mezarda yatan kişiye Fatiha okumak güzel ve sevap olmakla birlikte farz değildir.
İslama göre kişinin mükellef olma şartları nedir?
Mükellef demek erginlik çağına gelen akıllı insanlar demektir. Mükellef, dinin emirlerini yapmak ve yasaklarından sakınmakla sorumludur. Mükellef sayılmak için insanda iki şartın bulunması gerekir;
1- Akıllı olmak,
2- Erginlik çağına gelmek.
Akıllı olmayan deliler ile erginlik çağına gelmemiş çocuklar mükellef değildirler. Erginlik (büluğ) çağı, çocukların vücut yapılarına ve iklim şartlarına göre değişir.
Erginlik erkek çocuklarında on iki ile on beş, kız çocuklarında dokuz ile on beş yaşları arasında olur. On beş yaşını bitirdiği halde kendisinde erginlik belirtileri görülmeyen çocuklar erkek olsun, kız olsun erginlik çağına gelmiş sayılır ve dinin emir ve yasaklarına uymakla sorumlu olurlar.
Hasta olan oğlum iyileşirse kurban keseceğim diyen kimse bu adağın etinden yiyebilir mi?
Bu bir adaktır şart yerine gelirse kesilmesi vacip hale gelir. Yani çocuk memur olursa bu adak kesilmek zorundadır. Ancak adak yapan kimse, adadığı hayvanın etinden yiyemez. Etin tamamını dağıtması gerekir. Şayet bir miktar yemiş olursa, yediği etin kıymetini fakirlere para olarak vermesi gerekir
Adak yapan, adadığı hayvanın etini, fakir olsalar bile, usul ve füruna ve geçimi üzerine bağlanmış bulunanlara yediremez. Usul, ana ve baba tarafından yükselen soya denir. Füru, evlatlardan aşağı inen soylara denir.
Hacdan gelen kimsenin avuç içi neden öpülmektedir?
Hacca giden kimse hacda cennetten indirilen Hacer-i Esved ile Kabeye el sürüdüğünden hac dönüşünde Müslümanlar onu ziyaret ettiğinde avuç içini öpmektedirler. Ancak bu öpme dini bir vecibe değildir. Hacca gitmiş bir kimsenin elini öpmek güzel bir davranış olmakla birlikte öpülmemesinde de dinen bir sakınca yoktur.
Günün Ayeti
Allaha ibadet et ve Ona ibadet etmekte sabırlı ol.
Meryem 19/65.
Günün Hadisi
Yeryüzünde bir kötülük işlendiği vakit, ona şahid olan bunu kötülerse, o kötülüğü görmemiş gibi zararından kurtulur.
Günün Sözü
En karanlık gece bile sona erer ve güneş tekrar doğar.
Victor Hugo
Günün Duası
Allahım dünyamızı savaştan koru.
Bunları biliyor muyuz?
Zahiri İlimler Nedir?
Okuyarak, çalışarak ve araştırarak elde edilen, öğrenilen ilimler. Kelam, tefsîr, fıkıh gibi din bilgileriyle; mantık, matematik, fizik, kimya, biyoloji, geometri gibi fen bilgileri demektir.
Günün Nüktesi
Deniz Köpüğü Kadar Günah
Bir gün başta Ebu Zer olmak üzere Muhacirlerin fakirleri Peygamberimize gelerek şöyle dediler:
Ya Resulallah! Varlık sahipleri yüksek dereceleri ve daimi nimetleri alıp gittiler. Çünkü onlar da bizim gibi namaz kılıyorlar, oruç tutuyorlar. Ancak onlar sadaka veriyor biz veremiyoruz, onlar köle azad ediyor, biz edemiyoruz.
Peygamberimiz onlara şu müjdeyi verdi: Ben size bir şey öğreteyim mi? Onunla sizi geçenlere yetişir, sizden sonrakileri de geçersiniz. Hem hiçbir kimse sizden daha faziletli olamaz; meğerki sizin yaptığınız gibi yapmış olsunlar. Her namazdan sonra otuz üç kere Sübhanallah, otuz üç kere Elhamdülillah, otuz üç kere Allahu ekber derseniz tamamı doksan dokuz eder; yüzün tamamında da Lailahe illallah vahdehûla şerîke leh, lehül- mülkü velehül- hamdü ve hüve ala külli şeyin kadîr derseniz, günahlarınız denizin köpüğü kadar da olsa bağışlanır.
Müslim, Mesacid, 146