Sayfa Yükleniyor...
Şaka ile yalan söylemek caiz mi?
İslam dinin yasakladığı büyük günahlardan birisi de yalandır. Nitekim Kuran-ı Kerimde bu hususta mealen şöyle buyurulmaktadır: Ey iman edenler; Allah´tan korkun ve doğru söz söyleyin. Ahzab, 33/70.
Birçok Ayeti Kerimede ve Hadisi Şerifte İslam dini yalanı yasaklamakta ve günah kabul etmektedir.
Bu anlamda İslam dini açısından yalanın şakası da ciddisi de yasak ve haramdır. Nitekim sevgili Peygamberimiz bu hususta şöyle buyurmaktadır: Şaka da olsa cidden de olsa söylenen yalan yalandır
Ayrıca sevgili peygamberimiz bu hususta mealen şöyle buyurmaktadır:
Şaka bile olsa yalan terk edilmedikçe olgun mümin olunmaz
Kul şaka ile de olsa yalanı, doğru bile de olsa mücadele ve münakaşayı terk etmedikçe, tam inanmış bir mümin olamaz.
İnsanları güldürmek için yalan söyleyen kimselerin vay haline
Yine bir başka hadiste efendimiz şöyle buyururlar: insanları güldürmek için yalan söyleyen kişiye yazıklar olsun, yazıklar olsun, yazıklar olsun
Bu hadislerden hareketle şaka ile de olsa yalan söylemek caiz değildir. Yalan ancak şu üç yerde söylenebilir.
1-Karı kocanın arasını düzeltmek
2-Arası bozulan iki kişinin arasını düzeltmek için
3- Savaşta düşmanı mağlup edebilmek için.
Bu üç yer dışında şaka ya da ciddi, ticarette ya da gündelik hayatta yalan söylemek caiz değildir.
Bir imkan elde etmek için imanı inkar etmek imana zarar verir mi?
Küfrü yani dinden çıkmayı gerektiren ifadelerin telaffuzu halinde dinden çıkılmış olur. Bu şekilde dinden çıkan kişinin, dini hükümlere göre, eşiyle aralarındaki nikah bağı da kopar. Ancak, zorlanarak küfrü gerektiren sözleri söylemek zorunda kalan kişiler, bu hükmün dışındadırlar. Nitekim Kuran-ı Kerim Nahl süresi 106. ayetinde: İmandan sonra Allaha karşı küfre saparak, -kalbi imanla mutmain olduğu halde zorlananlar hariç-, küfre sinesini açan kimseler üstüne muhakkak ki, Allahtan bir gazap iner ve kendilerine büyük bir azap vardır buyrulmuştur.
Ayetten anlaşılan, küfrü gerektiren sözlerin isteyerek bilinçle söylenmesi halinde dinden çıkılacağı, ancak, kalbi imanla dolu olduğu halde zor ve baskı sonucu bu tür sözleri söyleyenin dinden çıkmayacağıdır.
Zorlama, fıkıh dilinde: Bir kimseyi tehdit ve korkutma ile rızası olmaksızın bir sözü söylemeye veya bir işi işlemeye mecbur bırakmaktır. Tabi zorlayanın, o işi yaptırmaya muktedir olması da şart koşulmuştur.
Örneğin Avrupada işçi ya da mülteci olabilmek maksadıyla, Müslüman olmadığını söylemek zorlama ile ilgili hükümler mevcut olmadığından bu sözlerin söylenmesi caiz değildir. Zira kişi kendi iradesi ve seçeneğiyle bu sözleri söylediğinden imanı hafife atmış ve böylece imanına zarar vermiş olur.
Nafile oruca niyet eden yolculuğa çıksa bu orucunu bozabilir mi?
Dinimiz, yolculuk hali genellikle sıkıntılı ve meşakkatli olduğu için yolcu olanlara birçok konuda kolaylıklar tanımıştır.
Yolcu olanlar için namazın terkine değil kısaltılmasına veya ileri vakti bir arada kılma ruhsatı verildiği halde, namaza göre daha yorucu ve yıpratıcı olduğu için orucun da tutulmayıp sonraya bırakılması ruhsatı verilmiştir.
Bunun için geceden niyetlendiği orucu tutarken gündüz yola çıkmak durumunda kalan kimse Hanefilere göre bu orucunu tamamlasa daha iyi olur, fakat bozması durumunda sonradan bunu kaza etmesi gerekir ancak ayrıca kefaret gerekmez.
Şafii mezhebine göre ise Ramazan ayında geceden niyet edilmiş orucun bile sefer durumunda bozulabileceğini söylemişlerdir. Tabi yolcu dilemesi halinde orucunu da tutabilir. Hatta tutması daha hayırlıdır. Ancak nafile orucu bozması halinde kaza etmesi gerekmez.
Günün Ayeti
Bütün yüzler, diri ve bütün yarattıklarını gözetip duran Allaha baş eğmiştir. Bir zulüm yüklenen gerçekten hüsrana uğramıştır.
Taha 111.
Günün Hadisi
Kişi, hanımının ve çocuklarının rızkını karşılamak için çalışmaya çıkarsa, Allah yolundadır.
Günün Sözü
Ahlak güzelliği, beden güzelliğinden daha hayırlı ve daha devamlıdır.
Hz. Ömer
Günün Duası
Allahım kalbimizde imanı ve rahmeti daim eyle.
Bunları biliyor muyuz?
Talak nedir?
Karı koca arasındaki evlilik bağının sona ermesi demektir.
Günün Nüktesi
Haya
Allah bir kulu helak etmeyi dilediği zaman ondan hayayı alır.
Ondan hayayı aldığı zaman artık ona Allahın gazap ve cezası gelir.
Allahın gazabı geldiğinde de ondan emanet duygusu çekilip alınır.
Güvenirlilik alındıktan sonra o kimse hainleşir. O hainleşince de ondan merhamet çekilip alınır.
Ondan merhamet alındığı zaman da o kimse artık kovulmuş ve lanetlenmiş olur.
Kovulup, lanetlendiği zaman da İslam bağını boynundan çıkarmış olur .
İbn Mace, Fiten, 41.