Sayfa Yükleniyor...
Çalışmak meşru bir işte olduğunda ve ibadetler ihmal edilmediğinde evet ibadettir. Yani çalışmanın ibadet olabilmesi için farzların yerine getirilmesi konusunda ihmal ve tembellik gösterilmemesi ve haramlardan kaçınılması şartına bağlıdır.
Nitekim iki namaz vakti arasında kalan diğer saatlerin, vakit namazları kılındığı takdirde bir ibadet şekline geleceği ve iki namaz arasında işlenen günahların affedileceği verilen müjdeler arasındadır.
Meselenin bir başka yönü de, farzlarını yerine getiren, haramdan kaçınan kimsenin ailesi için çalışmasının da ibadet olduğudur. Bir hadislerinde kişinin kendisi, ailesi, çocukları ve hizmetçisi için harcadığı paranın birer sadaka olacağını bildiren Peygamberimiz başka bir hadislerinde de bununla ilgili olarak şöyle buyurur:
“Allah yolunda sarf ettiğin, bir kölenin hürriyetine kavuşturulması için harcadığın, fakire sadaka olarak verdiğin, bir de ailen için harcadığın paranın hepsi hayırlıdır. Fakat bunlar içinde ailen için sarf ettiğin paranın sevabı hepsinden daha çoktur.”
Buna göre farz ibadetlerini yerine getiren, günahlardan uzak kalan kimsenin meşru yani helâlinden olan çalışması ibadet hükmüne geçer.
Müslüman kadın neden sadece Müslüman erkekle evlenebilmektedir?
Müslüman erkek Müslüman kadın dışına ehli kitap dediğimiz Yahudi ya da hristiyan bayanla da evlenebilir. Ancak müslüman bir erkeğin; Müslüman, Yahudi veya Hıristiyan bir bayan dışında bir kadınla evlenmesi yasaktır. Nitekim bu hususta Kur’an-ı Kerim’de “Müşrik kadınlarla iman edinceye kadar evlenmeyin...” (Bakara 221) buyrulmaktadır.
Müşrik Allah’ın birliğine inanmayan, ona ortak koşan kimse demektir. Yahudi veya Hıristiyan kadınlarla Müslüman erkek evlenebilir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de bu konuda şöyle buyrulmaktadır. “Mümin kadınlardan hür ve iffetli olanlar ile, sizden evvel kitap verilenlerden yine hür ve iffetli kadınlar da... size helaldir.” (Maide 5)
Buna karşılık Müslüman bir kadının gayr-i Müslim bir erkekle (isterse bu erkek ehl-i kitap olsun) evlenmesi dinen mümkün değildir. İslam fıkıhçıları Müslüman kadının Müslüman erkek dışında bir erkekle evlenemeyeceğini yukarıdaki bu ayetten ve Mumtehine suresinin 10. ayeti olan şu ayete dayanarak hükme bağlamışlar: “...Bunlar onlara helal değildir. Onlar da bunlara helal değildir.”
İslam bilginlerinin bu ayetleri gayri Müslim erkeklerle evlenmeyi yasaklayacak şekilde yorumlamaları başka bir din mensubuyla evlenmenin kadının ve doğacak çocukların dinini menfi olarak etkilemesi endişesine dayandırmışlardır.
Müslüman bir bayanın tırnak uzatması caiz mi?
İslam dini temizlik dinidir ki efendimiz temizlik imandandır hadisi şerifi ile buna vurgu yapmaktadır. Onun için tırnakların uzayan kısımlarının kesilmesi, fıtratın gereği olan sünnetlerdendir. Nitekim Hz. Peygamber bir hadisi şerifinde, fıtrattan olan beş temizlikten birinin tırnakların kesilmesi olduğunu belirtmiştir.
Tırnaklar uzayınca etle tırnak arasına pis, mikroplu şeyler girer. Bilhassa el parmakları vücudun hemen her yerine, özellikle yemek yerken ağza değeceğinden, buralara mikropları bulaştırır. Abdest ve gusül esnasında suyun tırnak altlarına (uzayan kısmın altına) ulaşması şarttır. Pislik dolu olduğu için buralara su ulaşmazsa temizlik olmaz. Güzellik niyetiyle, temiz tutulsa da tırnak uzatmak yanlıştır. Aynı zamanda Hz Peygamberin sünnete aykırıdır.
Günün Ayeti
Eğer Allah insanları zulümleri yüzünden hesaba çekseydi, yeryüzünde kımıldayan tek canlı bırakmazdı. Fakat Allah onları, belli bir vakte kadar erteler. Müddetleri (ecelleri) geldiği zaman, onu ne bir saat erteleyebilirler, ne de öne alabilirler.
Nahl 16/61
Günün Hadisi
“Bir şey içeceğiniz zaman besmele çekin; içtikten sonra da «elhamdülillah» deyin.”
(Tirmizî, “Eşribe”, 13)
Günün Sözü
Acele şeytan hilesidir sabır ve tedbir Allah lütfüdür.
Hz. Mevlana
Günün Duası
Allah’ım bugün senden şifa dileyen hasta kullarına şifa ver.
Bunları biliyor muyuz?
İbadet-i Maliyye Nedir?
Zekat, sadaka-i fıtr gibi mal ile yapılan ibadetler demektir.
Günün Nüktesi
Sanki yedim camii…
Dünya ve âhirette huzur bulmanın bir örneği de “Sanki Yedim Camii”nin hikâyesinde gizlidir.
İstanbul’un Fâtih ilçesinde, Sinanağa Mahallesi’nde “Sanki Yedim” ismini taşıyan bir câmiin var. Bu câmiin hikâyesi şöyledir:
18. yüzyılda yaşayan Keçeci Hayrettin Efendi isimli zât, iktisatlı yaşamaya düşkün birisiymiş.
Nefsinin istediği her şeyi yapmaz, vara-yoğa para harcamazmış.
Bir lokantanın önünden geçerken canı yemek istediğinde lokantanın kapısından içeri girer, ama oturmadan dışarı çıkar ve:
“-Sanki yedim...” diyerek orada harcaması gereken parayı kesesinden çıkarıp bir kenarda biriktirirmiş.
İşte bu Keçeci Hayrettin Efendi:
“-Sanki yedim...” diyerek kenarda biriktirdiği bu paralarla Fâtih’te adı geçen câmiiyi yaptırmış.