Kabe ya da Camii resimli bir seccadenin üzerinde namaz kılmak caiz mi?

Doç. Dr. Zeki Uyanık
Doç. Dr. Zeki Uyanık

Üzerinde Namaz kılınacak seccadenin kalbi meşgul edecek resim ve işlemelerden temiz olması namaz açısından daha doğrudur.  Aynı durum mescid ve camiler için de geçerlidir. Zira resimlerin olduğu yerde namaz kılmak mekruh kabul edilmiştir. Bu itibarla üzerinde Kabe ve mescit resmi bulunan namazlık üzerinde namaz kılmanın bir sakıncası yoktur. Caiz olduğu gibi bir hakaret veya saygısızlıkta söz konusu değildir. Çünkü Kabe ve mescit resimleri ayakaltına gelmeyip de secde edilen yere geldiğinden hakarete maruz kalmamış, hürmete layık şekilde tutulmuş olunmaktadır. Bu sebeple namaza mani bir hal söz konusu olmamaktadır. Ancak Kabe, cami dışındaki resimlerin olduğu herhangi bir cismin üzerine namaz kılmak caiz ve geçerli olmakla birlikte mekruhtur.

Küs olan insanların birbirinin selamını almaması caiz mi?

Dinimizce selam vermek sünnet onu cevaplandırmak ise farzdır. Bir topluma selam verildiği zaman o toplumdan bir kişi bu selama karşılık vermesi bu farzı yerine getirmek için yeterlidir. Şayet cevap verilmese o toplumda oturan her Müslüman günahkar olmuş olur. Selamı o toplumun içinde oturan bir kimsenin ismini zikrederek verme durumunda ise ismi geçen kimse bu selama karşılık verme zorunda diğerleri için bir şey söz konusu değildir. Selam, benden sana bir zarar gelmez, anlamına geldiğine göre her Müslüman İslam’ın bu güzel şiarını günlük hayatında yaşaması ve yaşatması lazım. Selam verdiği gibi verilen selama da karşılık vermesi gerekir. Çünkü Kur’an-ı Kerim de Allah’ü Teale mealen şöyle buyurmaktadır: ‘Size bir selam verildiği zaman, ondan daha güzeliyle veya aynı selamla karşılık verin. (Nisa, 4/86)

Dolayısıyla bize selam verildikten sonra selamı veren dost, akraba, tanıdık, tanımadık, küs ya da barışık kim olursa olsun selamına karşılık vermek üzerimize farzdır. Selama karşılık vermemek ise dinen uygun değildir.

Nişanlıyken nikah yapan kimselerin nişanı bozmaları halinde nikahları düşer mi?

Yapılan nikah şartları yerine getirilmişse geçerlidir. Bundan dolayı gelişi güzel nikah kıyılmamalıdır. Çünkü evlilik, yuva kurmak önemlidir ve önem istemektedir. Bundan dolayı evlenecek kişilerin öncelikle resmi nikah yapmaları tavsiye edilir. Ancak resmi nikah kıyılmadan yaptıkları dini nikah da fıkhen geçerlidir ve koca boşamadığı sürece de nikah vardır.

Bu bağlamda nişanlıyken kıyılan nikah dinen geçerlidir. Taraflar nişanı attığında da nikah varlığını korur. Kadının boş olabilmesi için kocanın kadını boşaması gerekir. Yoksa dinen eşi olduğundan koca eski nişanlısını boşamadıkça kadın bir başka erkekle evlenemez.

Çocuğa isim koymanın süresi ne kadardır?

Doğan çocuğa isim koyma ile ilgili rivayetlere baktığımızda bazı rivayetlerde doğumun üçüncü, bazılarında ise yedinci gününde isim koyulması gerektiğini müşahede etmekteyiz.

Bununla beraber Hz. Peygamber’in oğlu İbrahim için, “Bu gece bir oğlum doğdu, ona dedem İbrahim’in adını verdim” (Müslim, “Fedail”, 62) hadisinden hareketle doğumun birinci gününde ismini koymak daha doğru ve sahih olandır.  Buna göre sünnete uygunluk açısından bebeklere mümkün mertebe birinci gün isim konulmalı; fakat bunu yedinci günden sonraya da bırakmamak gerekir.

Günün Ayeti

Rabbin, kendisinden başkasına kulluk etmemenizi ve anne babaya iyilik etmenizi emretti. İsra, 17/23.

Günün Hadisi

Mü’minin Mü’min kardeşiyle durumu, birbirini yıkayan, temizleyen iki el gibidir. Tirmizi, “Bir”, 18.

Günün Sözü

Her fiil, mutlaka nefislerde bir etki yapar. İyi fiiller güzel ve hayırlı etki, kötü fiiller ise tam tersi etki yapar. İbn Haldun

Günün Duası

Allah’ım, geleceğimi senin rızana uygun güzelliklerle doldur.

Bunları biliyor muyuz?

Sekerat -i Mevt” nedir?

Kişinin ölmeden önceki son anları demektir.

Günün Nüktesi

İlim Yolcusu…

Ebü’d-Derda bir gün Dımaşk mescidinde otururken bir adam çıkageldi ve ona:

- Ben Medine’den buraya, Hz. Peygamber’den rivayet ettiğini haber aldığım bir hadisi, senin ağzından duymak için geldim, dedi.

Ebü’d-Derda ona:

- Bir iş için mi geldin?

-Ticaret yapmak için mi geldin? diye defalarca sordu.

Onun gerçekten de sadece hadis öğrenmek için geldiğini anlayınca sevindi ve bu ilim yolcusuna yaptığı işin değerini anlatmak üzere Resulullah’tan duyduğu şu hadis-i şerifi haber verdi:

- “Kim ilim öğrenmek için yola çıkarsa, Allah Teala ona cennet yolunu kolaylaştırır. Melekler, ilim öğrenenlerden hoşlandıkları için onlara kanat gererler. Göklerde ve yerde bulunan varlıklar, hatta sudaki balıklar bile alimlerin bağışlanması için Allah’a yalvarırlar. Bir alimin sadece ibadetle uğraşan bir kimseye üstünlüğü, on dördüncü gecesinde ayın diğer yıldızlara üstünlüğü gibidir. Alimler peygamberlerin mirasçılarıdır. Peygamberler altın gümüş değil, sadece ilmi miras bırakmışlardır. İşte bu ilim mirasına konan kimse, çok büyük bir kısmet kazanmış olur. Ebu Davud, “İlim”, 1.