Bir Müslüman diğer Müslüman kardeşine çeşitli şekillerde yardımda bulunur. Bu yardımların bir kısmı maddî şekilde olduğu gibi manevi de olabilir. Meselâ kişi duasında müslüman kardeşinin bağışlanmasını, günahının affolunmasını, Allah’ın rızasına ermesini isteyebilir. Diğer taraftan, hayatta olan insan rahmete, duaya ve sevaba ölmüş gibi muhtaçtır. Çünkü hayattaki kişi, devamlı surette şeytan, nefis ve çevresiyle mücadele halindedir. Mü’min kardeşleri onun manen imdadına yetişir, duaları, ibadetleri ve sevaplarıyla onu desteklerse bu mücadeleyi kazanma ihtimali kuvvet bulur. Kur’ân ise bu hususta en büyük şefaatçi ve destekçidir. Bir insanın din kardeşine Kur’ân’ı şefaatçi yaparak dua etmesi ve onun sevabını bağışlaması yapılacak en güzel amellerden birisidir.
Kişinin düğünü için faizli kredi çekmesi caiz mi?
Kredi, faizli borç demektir. Faiz ise Allah’ın haram kıldığı en büyük yasaklarından birisidir. Evlenmek için bile olsa hiçbir şekilde faiz almak caiz değildir. Kaldı ki böyle güzel bir müesseseyi haram olan bir yol ve para ile kurmak bu yuvanın geleceği için pek doğru bir yol değildir. Buna göre kredi faiz olduğundan faiz de haram kılındığından evlilik için de olsa kişi kredi çekmemelidir
Maddi çıkar için boşanmak dinen caiz midir?
Aile ve evlilik ciddi bir müessesedir. Bir kimsenin dünyevi bazı kazançlar elde etmek için nikahı suiistimal etmesi doğru bir davranış değildir. Mesela bir kişinin, yurt dışında çalışabilmek için oturum izni almak maksadıyla bulunduğu yerin vatandaşlarından birisi ile formalite evliliği yapması veya vefat eden babasının emekli maaşından yararlanmak üzere eşinden mahkeme kararıyla boşanması nikahın suiistimal edilmesinin örneklerindendir. Yanlış ve yalan beyanlarla elde edilen kazanç, haksız bir kazançtır. Haksız yollarla elde edilen kazanç ise dinen uygun değildir. Bunun yanında bu tarz işler için kişinin hanımını boşaması dinen de boşaması demektir. Bu boşama da bain talak olmaktadır. Bu karı kocanın evliliği dinen bittiğinden tekrar beraber yaşamak istemeleri halinde yeniden bir nikah kıymaları gerekir.
Çok Namaz borcu olan kişiler bu borçlarını nasıl kaza etmelidirler?
Öncelikle şunu bilmemiz gerekir ki namaz borcu ancak ve ancak kaza ederek ödenir. Bu kaza namazları ne kadar ise o kadar kılmak ve borcu ödemek gerekir. Mesela yirmi yıllık borcu olan bir kimse yirmi yılı 365 gün üzerinden hesap eder. 20x365=7300 gün eder. Borçlu kişi eğer bayan ise adet günleri ile lohusa günlerini bu zaman diliminden çıkarır. Kalan zaman kaç gün ise bu günleri en kısa zamanda kaza etmek üzere acele eder. Zira insan ömrünün ne zaman tükeneceği belli değildir. Gün içerisinde müsait olduğu zamanlarda kaza namazlarını eda eder. Bu esnada da kıldığı namazları hesaptan düşürür. Kıldığı kaza namazlar yirmi yıla tekabül edince kaza kılmayı bırakır.
Günün Ayeti
Ey iman edenler! Hepiniz barış ve selamete girin de şeytanın adımlarına uymayın. Çünkü o sizin aranızı açan belli bir düşmandır.
Bakara, 2/208.
Günün Hadisi
“Kabir, ahiret duraklarının ilkidir. Bir kimse o duraktan kurtulursa, sonraki durakları daha kolay geçer. Kurtulmazsa, sonrakileri geçmek daha zor olacaktır.”
Tirmizi, “Zühd”, 5.
Günün Sözü
Azla mutluluk çokla didişmekten iyidir.
Denis Diderot
Günün Duası
Allah’ım bugün maddi ve manevi hiçbir emeğimizi boşa götürme.
Bunları biliyor muyuz?
Ehl-i Keşf Nedir?
His ve akılla anlaşılamayan şeylerin, kalbine doğduğu veli zatlar.
Günün Nüktesi
Allah’ın sevdiği ve sevmediği işler…
Ebu Hureyre’den rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber şöyle buyurdu:
“Allah yaptığınız üç şeyden razı olur, üç şeyden de hoşlanmaz.
Sizin sadece kendisine ibadet edip, ona hiçbir şeyi ortak koşmamanızda ve Allah’ın ipine sımsıkı sarılıp ayrılığa düşmemenizden hoşlanır.
Dedikodu yapmanızdan, çok soru sormanızdan ve lüzumsuz yerlere mallarınızı harcamanızdan da hoşlanmaz.”
Müslim, “Akdiye”, 10.


