Sayfa Yükleniyor...
İman inanılması gereken hususlar açısından artmaz ve eksilmez. Bir kimse, iman esaslarının tümünü kabul edip de, bir ya da birkaçına inanmazsa, iman etmiş sayılmaz. Bu durumda, iman gerçekleşmediğinden, artması ve eksilmesi söz konusu değildir. Ancak güçlü ve zayıf olmak açısından farklılık gösterir; kiminin imanı kuvvetli, kiminin zayıftır. İmanda bu çeşit farklılığın bulunduğuna Kur’an-ı Kerim’de işaret edilmiştir: “Herhangi bir sure indirildiğinde, içlerinden (alaylı bir şekilde) ‘bu hanginizin imanını artırdı?’ diyenler olur. İman etmiş olanlara gelince, inen sure onların imanını artırmıştır.” (Tevbe 9/124); “O, inananların imanlarını kat kat artırmaları için kalplerine huzur ve güven indirendir.” (Fetih 48/4); “Allah’ın ayetleri kendilerine okunduğu zaman (bu) onların (mü’minlerin) imanlarını artırır.” (Enfal 8/2) Buna göre kişi günah işleye işleye imanını zayıflatmaktadır. Aynı şekilde kişi hayır işleye işleye ibadet ede ede de imanı artar.
Kaçak elektrik veya su ile yapılan ibadetten sevap alınır mı?
Kaçak elektrik veya su konusunu iki açıdan irdelemek gerekir. Birincisi kul hakkı ihlali ikincisi de ibadete olan etkisi. Kaçak elektrik veya su kullanan kimse öncelikle kul hakkını ihlal etmektedir. Neden ve nasıl kul hakkı ihlali? Çünkü kaçak elektrik veya su kullanmak kul hakkı işlemektir. Zira elektrik ve su faturasının parasını vermeyerek bunları kullandığından o para başka faturalara yansımaktadır. Şayet yansımasa dahi sua ve elektriği kaçak kullanmasaydı yatıracağı para tüyü bitmemiş yetimlere, dullara, kimsesizlere ve genel manada halka yol, su, elektrik, okul… gibi hizmet olarak dönecekti. Bu gayr-i ahlaki davranışı ile bu insanların hakkını gasp ettiğinden kul hakkı yemiş olmaktadır ki kul hakkı Allah’ın şirk koşma ile beraber affetmediği bir günahtır. Yine bu yolla devletin ekonomik açıdan zayıflamasına sebep olmaktadır. Vatanı sevmek ve korumak ise her Müslüman’ın bir görevidir. Kaçak su ve elektrikle yapılan ibadete gelince kaçak su ile yapılan ibadetin sevabı olmaz. Yani kaçak su ile alınan abdest ile kılınan namazın borcu ödenmiş farziyeti düşmüş olur. Ama bu ibadetin farziyeti düşmekle beraber sevaba nail olunmaz. Aynı şekilde kişinin kaçak elektriğe dayanan bir ibadeti varsa ondan da sevap elde etmez. Faraza kaçak su kullanan kimse sıcak su ile abdest alıyorsa suyu kaçak elektrikle ısıtmışsa bu abdestten sevap elde etmez. Kısaca kaçak elektrik ve su kullanan kimse kul hakkını ihlal etmekte, ekonomik olarak devletini zayıflatmakta, dinen haram işlemekte, ibadetinden de sevap almamaktadır.
Adakları hangi hayvandan kesmek daha efdaldır?
Eti yenilmesi helal olan bütün büyük baş ve koyun keçi gibi küçükbaş erkek ve dişi hayvanlardan hem adak hem de kurban olur. Kurban ya da adak hususunda caizlik anlamında erkek ile dişi hayvan arasında bir fark yoktur. Her iki hayvan cinsinden de kurban ve adak olur. Ancak dişi hayvan doğurduğu için hayvanların çoğalması için dişi hayvanı değil de erkeğini kesmek daha efdaldır.
Günün Ayeti
Hiç bir günahkar, başkasının günahını çekmez. Eğer yükü ağır gelen kimse onu taşımak için (başkalarını çağırsa) onun yükünden hiç bir şey (alınıp) taşınmaz. Akrabası dahi olsa (kimse onun yükünü taşımaz. (Fatır, 35/18).
Günün Hadisi
Yolun hakkı; gözü haramlardan korumak, gelip geçene eziyet vermemek, verilen selama mukabelede bulunmak, iyiliği tavsiye edip kötülükten sakındırma vazifesini yerine getirmektir. (Buhari, “Mezalim”, 22.)
Günün Sözü
Sabır göstermek, zafere ulaşmanın ilk şartıdır. Campbell
Günün Duası
Allah’ım bugün vatanımızı ve milletimizi her türlü kaza, bela, afet ve terörden muhafaza eyle.
Bunları Biliyor Muyuz?
Selef-i Salihin Kimdir?
Ashab, tabiin ve tebe-i tabiin gibi Rasulüllahın asrına en yakın yaşayan Müslümanlardır. Bunlar inanç, ibadet ve diğer yaşantılarıyla bütün sapık ve bid’at sayılabilecek düşünce ve davranışlardan uzak kimselerdir.
Günün Nüktesi
Kulun Rabbine Manen Yakınlaşması…
Ebu Hüreyre’den rivayet edildiğine göre, Resulullah “Allah buyurmuştur” dedi: “Her kim bir dostuma düşmanlık ederse, ben ona karşı harb ilan ederim. Kulum, kendisine emrettiğim farzlardan daha sevimli herhangi bir şeyle manen bana yakınlık sağlayamaz. Kulum bana (farzlara ilaveten işlediği) nafile ibadetlerle durmadan manen yaklaşır; nihayet ben onu severim. Kulumu sevince de (adeta) ben onun işiten kulağı, gören gözü, tutan eli ve yürüyen ayağı olurum. Benden ne isterse, onu mutlaka veririm, bana sığınırsa, onu korurum.” Buhari, “Rikak,” 38.