Yemin bozulduğunda herkes aynı kefareti öder mi?
- Oluşturulma Tarihi : 26.11.2025 08:43
- Güncelleme Tarihi : 26.11.2025 08:43
Yemin eden kişinin genç-yaşlı, fakir-zengin olması neticeyi değiştirmez. Bir yemin edilmiş ise ve bu yemin bozulmuşsa onun kefaretini yerine getirmek gerekir. Bu kefareti yerine getirecek kişinin de genç-yaşlı, kadın-erkek, fakir ya da zengin olması bir şey değiştirmez. Ancak bu kefaretin bir sıralaması vardır. Kişi gücüne göre o sıralamayı yerine getirecektir. Yemin kefaretindeki sıralama da şöyledir: “köle azad etme, güç yoksa 10 fakiri yedirme yoksa giydirme bu güç de yoksa 3 gün oruç tutmak. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de bu hususta şöyle buyurulmaktadır: “Allah sizi kasıtsız olarak yaptığınız yeminlerden ötürü sorumlu tutmaz, fakat bilerek ettiğiniz yeminlerden dolayı sizi sorumlu tutar. Bunun da kefâreti, ailenize yedirdiğinizin ortalama seviyesinden on fakire yedirmek yahut onları giydirmek ya da bir köle âzat etmektir. Buna imkânı olmayan ise üç gün oruç tutmalıdır. Yemin ettiğinizde (bozarsanız) yeminlerinizin kefâreti işte budur. Yeminlerinize bağlı kalın. Allah âyetlerini sizin için bu şekilde açıklıyor ki şükredesiniz.” (Maide, 5/89) Eğer yemin eden kişi köle azat etme, on fakiri sabah akşam yedirme ya da giydirme gücüne haiz değilse o zaman yeminine kefaret olarak üç gün oruç tutar. Kişinin maddi gücüne göre bu sıralamaya uyması gerekir.
Kaybedenin hesabı ödediği oyun kumar sayılır mı?
Kağıt ve benzeri oyunları oynamak kumardır ve haramdır. Bu ister ödetmesine oynansın isterse zevkine her ikisi de haramdır. Tabi bu oyun ödetmesine oynandığı zaman günah daha da büyük olur. Ancak dama, futbol ve benzeri helal olan oyunları oynamakta bir sakınca yoktur. Fakat caiz olan bu oyunların kumara alet edilmemesi, kazananın, kazanma sonucunda oyundan bir menfaat elde etmemesi gerekir. Kaybeden de maddi bir zarara girmemesi gerekir. Bu bağlamda oynanan oyun neticesinde bir taraf maddi bir zarara uğruyorsa bu oyun kumar sayılır dinen de caiz değildir.
Güneşin batımına çok az bir zaman kala ikindi namazı kılınsa geçerli olur mu?
İkindi namazının son vakti güneşin batışından hemen öncesidir. Ancak mazeret yoksa bu ana kadar geciktirmemek gerekir. Zira Hz. Peygamberin ifadesi ile: “En hayırlı amel vaktinde kılınan namazdır.” (Buhârî, “Mevâkît”, 5.) Yine efendimiz, ikindi namazını güneş sararıncaya kadar bırakıp sonra tavuğun yem topladığı gibi aceleyle kılmayı, münafıkların namazı olarak nitelemiştir (Ebû Dâvud, “Salât”, 5.) Ancak daha önce uyku, unutma ya da bir başka mazeretten veya bilerek kılınmamışsa, güneş batmak üzere de olsa ikindi namazı kılınır.
Nişanlanan erkeğin altın yüzük takması caiz mi?
İslam’da erkeklere altın takı yasaklanmıştır. Nitekim Sevgili Peygamberimiz Hadis-i Şeriflerinde bu hususta şöyle buyurmaktadır: “Altın ve ipek ümmetimin erkeklerine haram, kadınlarına helaldir” (Tirmizî, “Libâs”, 1.) buyurmaktadır. Yine Hz. Peygamberin hayatına baktığımızda altını kullanmadığını ve de altın yüzük kullanmayı yasakladığı çeşitli rivayetlerde görmekteyiz. Aynı şekilde erkeklerin nişan alameti olarak altın yüzük takmaları bir zaruret değildir. Bunun yerine gümüş yüzük takabilirler. Bu rivayetlerden hareketle erkeklerin altın yüzük takması caiz değildir. Onun için erkeğin altın yüzük takması dinen uygun değildir.
Günün Ayeti
“Erkek olsun, kadın olsun, bir mü’min olarak kim salih bir amelde bulunursa, hiç şüphesiz biz onu güzel bir hayatla yaşatırız ve onların karşılığını, yaptıklarının en güzeliyle muhakkak veririz.”
Nahl, 16/97.
Günün Hadisi
İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de kamil iman sahibi olamazsınız.
Müslim, “İman”, 93.
Günün Sözü
“Allah’tan çok kork, ama rahmetinden ümit kesme.”
Hz. Lokman
Günün Duası
Allah’ım bugün beni ve sevdiklerimi günahların küçüğünden de büyüğünden de uzak eyle.
Bunları biliyor muyuz?
Sebeb-i Nüzûl Nedir?
Kur’ân-ı kerîm ayet ve surelerinin nüzûl (inme) sebebi demektir.
Günün Nüktesi
Allah ve Peygamber Sevgisi…
Enes bin Malik anlatıyor: “Bir bedevi, Hz. Peygamber’in huzuruna gelerek:
Ey Allah’ın Resulü! Kıyamet ne zamandır? Diye sordu.
Hz. Peygamber:
Kıyamete ne hazırladın? Buyurarak, karşı bir soru sordu.
Bedevi:
Ona, Allah ve Resulünün sevgisini hazırladım, dedi.
Bunun üzerine, Hz. Peygamber şöyle buyurdu:
Ne güzel şey hazırlamışsın. Çünkü (kıyamette) kişi sevdiğiyle beraberdir.
(Tirmizî, “Zühd”, 50.)