Bu Yıl da Su Kriziyle Boğuşacağız
- Oluşturulma Tarihi : 01.01.2026 15:05
- Güncelleme Tarihi : 01.01.2026 15:05
Yeni yılın ilk gününden herkese merhabalar. Geçen hafta 2025 senesinin nasıl geçtiğinden, zorluklarından ve geride bıraktığımız yıldan almamız gereken derslerden bahsetmiştim. Senenin ilk gününde de ne yazık ki yine benzer şeylerden, büyük tehdit altında olduğumuz su krizinden bahsetmek istiyorum.
Ocak ayına geldik, birçok yağış da aldık ama ne yazık ki İzmir’de su krizi devam ediyor. Kentin en büyük barajı olan Tahtalı Barajı kurumak üzere. Önümüzdeki 15 20 günde tamamen kuruyabilir. Bunun anlamı; kış günü susuz kalıyoruz. Kış günü suyu bulamıyorsak; yaz günlerinde ne yapacağız peki? İşin bu tarafını hiç düşündünüz mü?
Kuraklık tüm dünyanın en büyük problemlerinden bir tanesi ama önlem almam imkansız değil. Basit tasarruf önlemleri ile bile milyonlarca metreküp suyu koruyabiliriz. Bütün bir sene bu önlemleri sizlere anlattım. Fakat çok az kişinin tasarruf bilinci ile hareket ettiğini etrafınızda küçük bir gözlem yaparak anlayabilirsiniz.
Bu sorunun bir ayağı da planlı kentleşme. Kentler planlanırken; su varlığı da hesaba katılarak planlanmalı. Çünkü suyun olmadığı bir yerde yaşam olamayacağı için büyük ve ihtişamlı binaların olması bir anlam ifade etmiyor kentlerde. Bu soruna yerel idarecilerin dikkat edip, planlamayı ona göre dizayn etmesi gerektiğini düşünüyorum.
2026 senesinin yaz mevsimi şehrimiz için ne yazık ki pek de iyi bir şekilde geçmeyecek. Çünkü kış günü suyu tükenen bir ilin yaz günü hele ki küresel ısınmaya bağlı iklim değişikliği ile artan hava sıcaklıkları ve buharlaşma miktarının artmasını düşündüğümüz zaman işin ciddiyetini daha da iyi bir şekilde kavrayabiliyorsunuz. Yerel idarecilerin konu hakkında hummalı bir çalışma yürüttüğünü biliyoruz ama yeterli olacak mı? Umarım olur.
Yeni yılın ilk gününde sizlere daha iyi konulardan bahsetmek isterdim fakat ne yazık ki toplum olarak geçen yıldan bu yıla devrettiğimiz kötü miras bunu pek de mümkün kılmıyor. Bireysel çıkarlar ve bilinçsiz tüketim alışkanlıkları toplumumuzu her alanda dönüştürüyor. Sonucuna ise yine ne yazık ki toplum olarak yine biz katlanmak zorunda kalıyoruz. Umarım 2026 bir dönüşüm yılı olur. Toplumumuzun bilinçlendiği yıl olur. Hoşçakalın!