Sevgililer Günü ve Tüketim
- Oluşturulma Tarihi : 12.02.2026 16:02
- Güncelleme Tarihi : 12.02.2026 16:02
14 Şubat Sevgililer Günü bu yıl da geldi çattı. Son yıllarda bütün özel günlerin tüketime yönlendiren günler olduğunu fark etmişsinizdir. ‘Anneler Günü’nde annelere ev eşyası almazsan anneni sevmiyorsun’ ya da ‘Babalar Günü’nde babana iyi bir hediye almıyorsan babanı sevmiyorsun’ gibi bir algı oluşturulduğunu görmemek mümkün değil. Sevgililer Günü ise hayatında bulunan insana pahada yüksek bir hediye almayı şart koşuyor gibi algılar var!
Bu algıyı gözlemlediğimiz yer ise sosyal medya ve televizyon reklamları. Özellikle pırlantacılar fiyatları yüzde 50 indirim yaparak insanları tüketime zorluyor. Ama bu indirimler geçen sene de vardı, ondan önceki sene de… İndirimler de kardan indirimdir diye düşünüyorum.
Oysa ki sevgi, yılın bir gününe indirgenecek bir şey midir? Sevdiğiniz insana yılın bir günü mü hediye almak geliyor içinizden? Pahada yüksek olan bir hediye almak daha çok sevdiğinizin bir göstergesi midir? Tabi ki hayır! Çünkü gerçek sevgi yılın 365 günü gerçek ve baki olan sevgidir. O zaman insanları tüketime zorlayan bu özel günlere karşı daha bilinçli olmak gerekmez mi sizce de?
Değerli okuyucular; sevgi karşındaki insanı düşündüğünü her daim hissettirmektir. Bunu bazen küçük bir çiçek alarak da yapabilirsiniz ya da onun her zaman yanında olduğunu hissettirerek de yapabilirsiniz. Sevgi, yılın sadece bir günü hediye almak değildir. Sevgi yılın her günü onu önemsediğini hissettirmektir. Bu sebeple bu özel günlere karşı çok sıcak bakamıyorum. Özellikle tüketime zorlamaları bence masumiyetlerini ortadan kaldırıyor.
Bu sebeple yeniden hatırlatmak isterim ki; sevdiğinizi yılın her günü hissettirin. Pahalı hediyelerle sevgi olmaz. Hediye karşındakini düşündüğünü göstermektir, onu mutlu etmek için yapılır. Siz de hayata bakış açınızı buna göre oluşturursanız daha mutlu olursunuz.