Bebek Susarsa Yarınlar Yetim Kalır


  • Oluşturulma Tarihi : 15.08.2025 16:05
  • Güncelleme Tarihi : 15.08.2025 16:05

Bir milletin çöküşünü görmek için savaş meydanına bakmayın…
Bazen çöküş, bebek ağlamalarının sustuğu evlerde başlar.
Sokağın sessizliğinde, kapanan okul kapılarında, boşalan köy meydanlarında kendini belli eder.
Ve bir gün gelir… O sessizlik, tarihin en gürültülü yıkılışlarına bedel olur.
 
Sessiz Bir Tehlike: Bebek Seslerinin Susması

Bir ülkenin geleceği, ne fabrikalarla başlar ne de gökdelenlerle.
Gelecek, bebek ağlamalarının yankılandığı evlerde başlar.
O ses azaldığında, o ülkenin kader çizgisi değişir.

Türkiye’de son yıllarda sessiz ama derin bir değişim yaşanıyor. TÜİK verileri, doğum oranlarının hızla düştüğünü söylüyor. Nüfus artış hızımız, kendini yenileme eşiğinin altına indi.
Bir milletin varlığını sürdürebilmesi için her ailenin ortalama 2,1 çocuk sahibi olması gerekirken biz bu eşiğin gerisine düştük.
Bugün istatistik diye baktığımız bu tablo, yarın kapımıza dayanacak en büyük meselelerden biri olabilir.
 
Annelik: İlk Öğretmenlik ve En Değerli Meslek

Annelik, dünyanın en kıymetli mesleğidir.
Çünkü her anne, çocuğunun ilk öğretmenidir.
İlk sözcükleri, ilk adımları, ilk sevgiyi… Hepsi annenin ellerinde şekillenir.

Bilimsel araştırmalar gösteriyor ki, bir çocuğun 0–6 yaş arası dönemi, kişiliğinin ve bilinç düzeyinin temelini atar.
Bu yaşlarda alınan sevgi, güven ve eğitim; hayat boyu sürecek karakterin yapı taşlarını oluşturur.
Bir annenin sarılması, şefkati, rehberliği; bir okul müfredatından çok daha etkili olabilir.

Bu yüzden annelik yalnızca biyolojik bir rol değil; bir milletin geleceğini inşa eden ilk eğitim kurumudur.
Annelik desteklenmezse, çocuk eğitimi eksik kalır. Çocuk eğitimi eksik kalırsa, milletin geleceği eksik olur.
 
Tarihten Dersler
Roma İmparatorluğu… Gücünün zirvesindeydi. Topraklar Akdeniz’den Britanya’ya, Mezopotamya’dan Ren Nehri’ne uzanıyordu. Ama refah, konfor, gösteriş… Ailelerin çocuk sayısını azalttı. Şehirlerde eğlence hayatı arttı, aile düzeni gevşedi. Doğum oranları düştü.
Asker yetiştirecek, tarlada çalışacak genç nüfus azaldı. Roma, sınırlarını korumak için dışarıdan paralı asker tuttu. O askerler, imparatorluğun kalbine yabancıydı. Sonra başka kavimler geldi. Roma, sadece surlarını değil, ruhunu da kaybetti.

Bizans… Uzun savaşlar, salgınlar, ekonomik sıkıntılar… Doğum oranları düştü. Şehirlerde ticaret can çekişti. Kırsalda topraklar ekilmez oldu. Azalan nüfus, hem ekonomiyi hem de savunmayı çökertti. Yabancı akınlarına direnecek gücü kalmayan imparatorluk, bir gün kapılarından içeri giren düşmana yenildi.

Sparta… Disiplinin, askerî gücün sembolüydü. Ama nüfus azaldıkça o ünlü savaş düzeni çöktü. Ordular küçüldü, şehirler boşaldı, kültür eridi. Gücün kaybı önce sessizdi, sonra bir anda oldu.

Han Çin’i… Son dönemlerinde aşırı vergi, savaşlar ve kıtlık doğum oranlarını düşürdü. Köyler boşaldı, şehirlerde iş gücü kalmadı. İmparatorluk, kendi topraklarında ayakta duramaz hale geldi.
 
Türkiye İçin Yaklaşan Riskler

Bu örnekler bize şunu söylüyor: Nüfus azalması, devletlerin sessiz çöküşüdür. Gürültüsüz, patırtısız… Ama geri dönüşü zor bir yıkım.

Türkiye, işte bu eşiğin kıyısında. Bugün çocuk sayısının azalması, yarın iş gücünün daralması demektir.
•    Fabrikalarda çalışacak,
•    Sınırda nöbet tutacak,
•    Toprağı ekecek insan sayısı azalacak.

Sosyal güvenlik sistemi çökecek. Çünkü emeklilerin maaşını ödeyecek genç kuşak yetersiz kalacak.
Kırsal bölgeler boşalacak, köyler sessizliğe gömülecek. Kültürel aktarım zinciri kırılacak; ninniler, masallar, gelenekler unutulacak.
 
Aile Kurumunun Kalkanı ve Hukukun Görevi

Aile, bir milletin temel taşıdır.
Medeni hukukun en öncelikli görevi, aile kurumunu korumak ve devamını sağlamaktır.
Evliliği, anneliği, babalığı güçlendiren; boşanmaları azaltan, çocuk sahibi olmayı teşvik eden politikalar… Bunlar bir ülkenin geleceğine yapılan en büyük yatırımdır.

Çocuğun yetişmesinde annenin rolünü güçlendirmek, aslında devletin yarınını güçlendirmektir.
Çünkü ilk öğretmen güçlü olursa, gelecek de güçlü olur.
 
Bir Millet Nasıl Yaşlanır?

Peki…
Bir millet çocuk seslerinin sustuğu evlerde nasıl yaşlanır?
Okullar kapanırken mezarlıklar büyürse, yarın kimin bayrak taşıyıcısı olacağız?
Kimin elleri toprağa fidan dikecek, kimin gözleri ufukta bekçilik yapacak?

Bu sadece ekonomik değil, kültürel ve stratejik bir meseledir.
Çözümü yalnızca maddi teşvik değil; toplumsal zihniyet değişimidir.
 
Yarın Çok Geç Olabilir

Çocuk sahibi olmayı güçleştiren hayat pahalılığı, barınma sorunu, iş güvencesizliği… Bunların hepsi çözülmeli.
Ama asıl mesele, toplumsal iklim.
Çocuğu bir yük değil, geleceğin emaneti olarak gören bir anlayış yeniden inşa edilmeli.

Devletin ve toplumun birlikte uzun vadeli bir strateji kurması şart:
•    Annelik ve babalık onurunu yücelten politikalar,
•    Aile dostu sosyal düzenlemeler,
•    İlk öğretmen olan annenin güçlendirilmesi…

Ve en önemlisi, genç kuşaklara umut veren bir ülke hayali… Çünkü umut olmadan doğum olmaz.
 
Tarihten Ders, Gelecekten Uyarı

Roma’yı, Bizans’ı, Sparta’yı ve Han Çin’ini dinleyelim. Onlar bize, nüfus azalmasının nasıl bir çöküş getirdiğini anlatıyor.

Unutmayalım:
Milletler bazen savaşla yıkılır, bazen istilayla…
Ama en sessiz yıkım, bebek ağlamalarının sustuğu evlerde başlar.

Bugün önlem almazsak, yarın tarih kitaplarında bir sayfa daha açılır.
Ve o sayfada şu yazar:
“Bir ülke vardı… Evleri sessizdi, geleceği de öyle oldu.”

Halil EL
Migimar, Margisad Yönetim Kurulu Başkanı,
Doğu Güneydoğu Kültür Sanat Derneği Yüksek İstişare Kurulu Bölge Başkanı

 

Bebek Susarsa Yarınlar Yetim Kalır
Halil El
Yazarımız Kim ?

Halil El

İş insanı, sanayici, sivil toplum gönüllüsü, şair ve yazar Halil EL, 06.10.1972 yılında İdil’in Çukurlu köyünde doğdu.

İlk ve orta öğrenimini İdil’de bitirdi, ardından lise eğitimini tamamladı; lisans eğitimine İşletme Fakültesi dördüncü sınıfta devam etmektedir.

Ortaöğretim yıllarında mağazacılıkta çalışmaya başladı. Çıraklık, kalfalık, ustalık ve usta öğreticilik dönemlerinden geçtikten sonra, 1997 yılında kendi adına mağaza açarak ticaret hayatına atıldı.

2003 yılında bir şirket kurarak kurumsal mağazacılığa adım attı. Mağazacılık alanındaki deneyimini, 2013 yılında Mardin Midyat’ta kurduğu 1000 kişilik bütünleşmiş hazır giyim fabrikası ile sanayiye taşıdı. Bugün mağazacılık, dijital mağazacılık ve sanayi alanındaki çalışmalarını sürdürmektedir.

Görev yaptığı kurum ve kuruluşlar şunlardır;
Mardin Tekstil ve Giyim Sanayicileri Derneği (MARGİSAD) Kurucusu ve Başkanı

Doğu ve Güneydoğu Kültür Sanat Derneği Bölge Başkanı
Moda ve Hazır Giyim Federasyonu (MHGF) Yönetim Kurulu Üyesi

MİDER Yönetim Kurulu Üyesi

Midyat Fakülte ve Yüksekokul Yaptırma ve Yaşatma Derneği Üyesi
Midyat Kızılay Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Üyesi

Turabdin Gazeteciler ve Yazarlar Derneği Üyesi

VİZYONU VE PROJELERİ

Tarladan Podyuma Mottosu: Dicle Havzası’nda yetişen pamuk başta olmak üzere tarım ürünlerinin sanayi ile buluş turularak iplikten kumaşa, hazır giyimden ihracata dönüş mesini hedefleyen senkronize ekonomi modeli.

İstihdam ve Mesleki Eğitim: 2014’ten bugüne 2.500 gence meslek eğitimi verilmesini sağlayarak binlerce kişinin tekstil ve mağazacılık sektöründe istihdam edilmesine önayak oldu. Midyat Organize Sanayi Bölgesi’nin kurulmasına öncülük ederek Midyat’ı bölgesel üretim ve lojistik merkezi yapma ileri görüşlülükle katkıda bulundu.

Eğitim gönüllüsü olarak, eğitimde fırsat eşitliği ve köy okullarındaki eğitimin daha nitelikli hale getirilmesi için ça lışmalar yürütmekte ve eğitime destek vermektedir. Mid yat’a Meslek yüksekokulu ile Sanat ve Tasarım Fakültesi ka zandırılmasına katkı sağlamış, ayrıca üniversite, lise ve or taokullarda kişisel gelişim ve başarı ile ilgili konferanslar ver mektedir.

Özelde Midyat’ta, genelde Dicle Havzası’nda sağlık hizmetlerinin daha nitelikli hale gelmesi için girişimlerde bu lundu; bu konuda defalarca basında makaleler yazdı.

Bölgenin çok zengin tarihi, kültürel ve doğal güzellikle rinin turizme kazandırılarak korunması, çevrebilimle ilgili hazırlanan önemli projelerin desteklenmesine destek olmaktadır.

MEDYA VE YAZILARI

Köşe yazıları, makaleleri ve röportajları; İLKSES Gazetesi,

İLKHABER Gazetesi, Sizin Medya, Mardin Söz Gazetesi, Midyat Habur, Batman Objektif ve  Ekonomim Gazetesi’nde yayımlandı.

Yazılarında tarım-sanayi uyum ve bütünleşmesi, bölgesel kalkınma, kültürel miras, gençlik ve eğitim politikaları gibi konulara odaklanmakta ve işlemektedir.

Kitap okumak, seyahat etmek, spor yapmak, sosyal sorumluluk projelerinde yer almak ve eğitim, kültürel ve sportif faaliyetleri teşvik etmek ilgi ve odaklanma alanlarıdır.

Kitaplarımın hazırlanmasında editörlük yapan, yol gösteren, destek veren ülkemizin kıymetli yazarlarından Sayın Serpil Devrim hanımefendiye şükranlarımı sunuyorum.

İletişim:

halilelbey@hotmail.com

hel24548@gmail.com

@HalilEl2

@halil.el Halil El

YAYINLANMIŞ ESERLERİ

1. Hayatınıza Anlam Katacak Altın Sözler ve Anlamlı Şiirler

2. Hayatınıza Anlam Katacak ve Aydınlatacak Altın Sözler ve Şiirler

3. Gönül Atlası

4. İyilik Yağmurları

5. Empati Yağmuru

6. Doğanın Hikmeti

7. İnsanlığın Aynası

8. Geleceğin Ağacı Geçmişin Köklerinde

9. Kalemle Dirilmek

10. Adaletin Sessiz Çığlığı

11. Mukaddes Kudüs Yaralı Gazze

12. Dijital Çağda Girişimcinin Yol Haritası

13. Tefekkür Vadisi