“Unutulan Değerler Ülkesinde Yeni Bir Başlangıç Mümkün mü?”


  • Oluşturulma Tarihi : 23.12.2025 14:29
  • Güncelleme Tarihi : 23.12.2025 14:29

Türkiye…

Büyük hayallerin, büyük acıların, büyük umutların ülkesi.

Bir yanımız dünyanın en merhametli insanlarıyla dolup taşarken, diğer yanımız her gün ekranlardan üzerimize yağan kötü haberlerle sarsılıyor. Trafikte başlayan bir tartışma bir anda cana kıyılan bir kabusa dönüşüyor. Sokakta bir çocuğun istismar haberini okuyoruz, sonra bir başka köşede yaşlı bir insanın hakarete uğradığını görüyoruz. “Biz ne zaman böyle olduk?” sorusu boğazımıza düğümleniyor.

Siyasetin keskin dili toplumu ikiye böldükçe, biz birbirimize düşman edilmeye o kadar alıştık ki, artık aynı sofraya oturamaz hale geldik. Kutuplaşma bir yönetim biçimine dönüştü. Oysa bu topraklar, farklılıklarıyla güçlüydü. Birlik olduğumuzda başaramayacağımız şey olmadığını tarihe defalarca yazmadık mı?

Ekonomi deseniz…

Asgari ücretli ay sonunu getiremiyor, kira fiyatları insanın yüreğini sıkıştırıyor. Gençlerimiz, umutlarını bavullarına sığdırıp başka ülkelerin yollarına düşmeye mecbur bırakılıyor. “Gidecek başka yer yok, burası bizim vatanımız” diyenler ise yaşam mücadelesinin ağırlığı altında eziliyor.

Ama tüm bu karanlığın içinde hâlâ bir ışık var…

O ışık; depremde enkazın başında sabaha kadar nöbet tutan gönüllülerde, bir kap yemekle komşusuna koşan yaşlı teyzede, okul harçlıklarını ihtiyaç sahipleri için biriktiren çocuklarda… Hâlâ iyilik var bu ülkede. Hâlâ birbirine omuz veren yürekler var.

Belki de ihtiyacımız olan şey çok büyük değil… Küçük bir adım.

Birbirimizi yeniden hatırlamak. Selam vermeyi, saygıyı, empatiyi, toplumsal vicdanı yeniden kazanmak…

Her şey siyasetten, ekranlardan, sosyal medyadan ibaret değil.

Gerçek değişim, sokakta, evde, okulda, iş yerinde, yani hayatın tam içinde başlıyor. Türkiye; her yeni sabaha umutla uyanmayı hak ediyor. Bu ülke, yeniden bir arada gülümseyebilmeyi hak ediyor.

Son söz…

Evet, bugün zor günlerden geçiyoruz. Evet, güvensizlik, öfke, karmaşa her yana yayılmış durumda.

Ama biz, yıkılmayı defalarca reddetmiş bir milletiz.

Yeter ki birbirimizi unutmayalım.

Birlik olalım, çalışalım, üretelim.

Ve en önemlisi: Bu ülkenin geleceğine inancımızı kaybetmeyelim.

Çünkü Türkiye, hâlâ büyük bir hikâyenin başrolünde.

Ve bu hikâyenin mutlu bir finali hâlâ mümkün…

“Unutulan Değerler Ülkesinde Yeni Bir Başlangıç Mümkün mü?”
Mehmet Özer
Yazarımız Kim ?

Mehmet Özer