Sayfa Yükleniyor...
Türk siyasetinde; oyun kurucu iki siyasi aktörün, sağ gösterip sol vuruşuna şahit olduk. Siyasetin tıkandığı durumlarda ve herkesin bağıra bağıra esip gürlediği bir ülke coğrafyasında sandığın hakemliği nokta koyucu tek mekanizmadır. Bir öğrencinin sınav sonucunda aldığı puan onun gerçeğidir. Aynı şekilde sandığın hakemliği sonucu siyasal partilerimizin aldığı oy oranı da o partinin siyasal gerçeğidir. Çünkü sandık mekanizmasından başka bir ölçütümüz yoktur
Parti grup toplantılarında hodri meydan diyerek esip gürleyenlere her fırsatta sandık hodri meydan demiştir. Lakin sandığın hodri meydanında bazı partiler o meydandan kaçacak delik arayacaklardır. Türkiye zaten 16 Nisanda bir karar vermişti. Erken seçim takdiri de aslında 16 Nisanda verdiğimiz kararın tecellisidir. Peki, o zaman bu durumdan neden şaşırıyoruz?
Sınırlarımız dışında ki coğrafyada küresel aktörler enerji kaynakları için cirit atıyor. Böylesi bir durum varken; Türkiyenin bu cirit atma operasyonlarına dur diyebilmesi için, ancak güçlü bir hükümet ve güçlü bir iç kamuoyu ile karşılık gösterebilir. Bunu anlayan anlar, anlamayan da 24 Haziranda anlar. Anlamamak için diretenlere ise tarih bir gün mutlaka anlatacaktır. O tarihin en yakın olanı ise 24 Hazirandır
Ülkemizde yapılacak olan bu seçim aynı zaman da ezilen uluslarında umudu olacaktır. Bunu gören Emperyal güçler seçim sürecinde alacakları pozisyonu netleştirip buna göre hareket edeceklerdir. Bunun yansımasını seçim sürecinde bütün çıplaklığıyla göreceğiz
Türkiye; tarih yapıcı bir ülke olmak istiyorsa, öncelikle yapması gereken şey kendi tarihinin kendisinin yazması olacaktır. Artık küresel güçlerin ülkemizde gündem oluşturup, iktidar indirip iktidar getirdiği devirler bitmiştir. Bundan sonra her 15 yılda bir gerek darbeler aracılığıyla gerekse bürokratik vesayet ile ülkenin abluka altına alınmayacağını ümit ediyoruz. Belki de bu seçim, bu ümidimizi gerçeğe yaklaştıran tarihsel bir dönüm noktası olacaktır.
Allahın izniyle bu dönüm noktası; bizi durduğumuz yerde patinaj yaptırmayacak bilakis füze gibi yükseklere fırlatacaktır. Artık Türkiye kendi milli ve yerli değerleriyle yüzleşmekten korkmadan ve komplekse girmeden büyük devlet olmanın gerekliliklerini yerine getirecektir.
24 Haziranda yapılacak olan seçimlerin ülkemize, milletimize, devletimize ve ezilen bütün mazlum coğrafyaya hayırlar getirmesini diliyorum