İnsanlar Neden Kötülüğe Daha Çok İlgi Duyuyor?


  • Oluşturulma Tarihi : 17.03.2026 08:58
  • Güncelleme Tarihi : 17.03.2026 08:58

Bir cinayet haberi, bir skandal, bir linç videosu…

Başlığı görür görmez duruyoruz. Okuyoruz. İzliyoruz. Paylaşıyoruz.

Sonra da “Bu toplum neden bu kadar bozuldu?” diye soruyoruz.

 

Asıl soru belki de şu olmalı:

Biz neden kötülüğe bu kadar bakıyoruz?

 

Psikoloji bu konuda oldukça nettir. İnsan beyni, hayatta kalmak için evrimleşmiştir. Bu yüzden tehdit, tehlike ve olumsuzluk içeren uyaranlara karşı daha hassastır. Buna “negatif yanlılık” denir. Kötü haberler, beynin alarm sistemini harekete geçirir. Kalp atışı hızlanır, dikkat keskinleşir. Beyin “Bunu bilmeliyim” der.

 

Sorun şu ki; modern dünyada gerçek bir tehlikeyle karşı karşıya değiliz ama beynimiz hâlâ ilkel reflekslerle çalışıyor. Sosyal medya ve haber akışı da bu açığı çok iyi kullanıyor. Ne kadar karanlık ne kadar uç ne kadar sarsıcıysa; o kadar çok tıklanıyor.

 

Bir noktadan sonra kötülük, bilgi olmaktan çıkıp tüketilen bir içerik hâline geliyor.

 

İnsanlar çoğu zaman “ibret almak” için baktıklarını söyler. Oysa psikolojik olarak başka bir mekanizma daha devrededir: Karşılaştırma. “Ben böyle değilim” demek, geçici bir rahatlama sağlar. Kötülüğe bakarak kendimizi biraz daha iyi hissederiz. Bu da farkında olmadan ahlaki bir üstünlük duygusu yaratır.

 

Daha tehlikelisi ise duyarsızlaşmadır. İlk başta sarsan görüntüler, zamanla sıradanlaşır. Şiddet normalleşir, utanç eşiği düşer. Psikolojide buna “alışma” denir. İnsan zihni, tekrar eden uyaranlara tepki vermemeyi öğrenir. Böylece bir süre sonra daha fazlası gerekir. Daha kanlısı, daha uç olanı, daha rahatsız edicisi…

 

Kötülüğe sürekli maruz kalan bir toplumda empati zayıflar. Başkasının acısı, ekrandan kapanan bir video kadar kısa sürer. Oysa empati, korunması gereken bir kas gibidir. Kullanılmadıkça körelir.

 

Bir de linç kültürü var. Kötülüğe bakmak yetmez, ona katılmak gerekir. Yorum yaparak, yargılayarak, cezalandırarak… Bu, bireye sahte bir güç hissi verir. Kontrol duygusu. “Ben iyiyim, o kötü” ayrımı netleşir. Dünya basitleşir.

 

Ama psikoloji şunu söyler: Kötülüğü sürekli izlemek, bizi daha iyi yapmaz. Aksine, algımızı bozar. Dünyayı olduğundan daha tehlikeli, insanları olduğundan daha kötü görmeye başlarız. Bu da kaygıyı, güvensizliği ve öfkeyi besler.

 

Belki de artık kendimize şu soruyu sormanın zamanı gelmiştir:

Biz kötülüğü ifşa mı ediyoruz, yoksa ona hizmet mi ediyoruz?

 

Çünkü bakmak da bir tercihtir.

Ve her tercih, ruhumuzda bir iz bırakır.

İnsanlar Neden Kötülüğe Daha Çok İlgi Duyuyor?
Ümmü Gülsüm Kaplan
Yazarımız Kim ?

Ümmü Gülsüm Kaplan