Drama üçgeninde ilişkiler


  • Oluşturulma Tarihi : 06.02.2026 22:53
  • Güncelleme Tarihi : 06.02.2026 22:53

Kimse mutlu değil:

Herkes haklı.

Hayat bazen fark etmeden içine girdiğimiz bir tiyatro sahnesine benzer.

Aynı tartışmalar, benzer kırgınlıklar, değişmeyen hisler.

Oyuncular değişir ama roller neredeyse hep aynı.

Bir ilişkide sürekli fedakarlık yapıyorsanız,

Başka birinde hep kırılan taraf sizseniz, bir noktada kendinizi sertleşmiş, sabırsız ya da suskun buluyorsanız,

muhtemelen drama üçgeninin içindesiniz.

Psikolog  Stephen Karpma’nın tanımladığı bu model, ilişkilerde tekrar eden üç rolü anlatır.

Kurban, kurtarıcı ve zorba.

Bu roller “iyi” ya da “kötü” insanları değil; ilişkide takılı kalan halleri temsil eder.

ROLLER  SABİT DEĞİLDİR

En önemli nokta şudur:

Bu üç rolde aynı kişi olabilirsiniz hem de aynı ilişki içinde.

Bir gün kurban, ertesi gün kurtarıcı, sonra sabrı taşmış bir zorba…

Drama üçgeni’nin gücü buradan gelir:

Rol değişir ama oyun devam eder.

Ve herkes kendini haklı hisseder.

Kurban: “Ben ne yapsam değişmiyor”

Kurban rolü en kolay fark edilen roldür.

Sürekli bir haksızlık duygusu vardır.

Hayat zor, insanlar duyarsız, şartlar adaletsizdir.

Örneğin;

Bir ilişkide hep son anda iptal edilen sizsinizdir.

Bir iş yerinde emeğiniz görünmez kalıyordur.

Aile içinde hep idare eden olmanız bekleniyordur.

Kurban rolündeki kişi genelde şunu söyler:

“Ben elimden geleni yaptım ama karşımdaki değişmedi”

Buradaki sorun acının gerçek olmaması değildir. Sorun, bu acının kişinin gücünü elinden alacak bir kimliğe dönüşmesidir.

Kurtarıcı: “Ben olmazsam dağılır”

Kurtarıcı rolü, ilk bakışta en masum görünen roldür. Herkesi toparlar, ortamı yumuşatır, sorunları çözer.

Mesela; arkadaş grubunda herkes kavga ettiğinde ara‘yı bulan sizsinizdir.

Partnerinizin sorumluluklarını da siz üstlenirsiniz.

Ailede herkes size danışır. Ama kimse sizi gerçekten dinlemez.

Kurtarıcı genelde şunu düşünür: “Ben yapmazsam kimse yapmaz.”

Ama burada fark edilmesi gereken ince bir çizgi vardır:

Sürekli kurtaran biri, karşısındakinin gelişmesine alan bırakmaz. İyi niyet bağımlılık üretmeye başlar.

Zorba: “Artık dayanamıyorum”

Zorba rolü sadece bağırmak ya da kırmak değildir.

Bazen mesafe koymak, susmak, küçümsemek de zorbalıktır.

Örneğin; tartışma sonrası günlerce konuşmayan biri, hata yapanı yüzüne vuran ama çözüm sunmayan bir eş, ya da sürekli eleştiren bir ebeveyn…

Zorba genelde kontrol etmek ister.

Çünkü kontrol, içteki güvensizliği bastırmanın en hızlı yoludur.

İlginç olan şudur: Zorbada çok zaman daha önce çok uzun süre kurban ya da kurtarıcı olmuştur.

Roller değişir, oyun devam eder.

Drama üçgeni’nin en sinsi tarafı budur.

Aynı kişi, aynı ilişkide bu üç role de girebilir.

Bir gün kırılan taraf olur, ertesi gün her şeyi toparlamaya çalışır, bir süre sonra da “yeter” diyerek sertleşir. Ve herkes kendini haklı hisseder.

Ama kimse gerçekten rahatlamaz.

peki bu döngü neden bu kadar tanıdık? Sağlıklı huzurlu mutlu bir hafta sonu geçirmeniz dileklerimle daim olunuz…

(devam edecek)

Drama üçgeninde ilişkiler
Sadiye Aygün
Yazarımız Kim ?

Sadiye Aygün