İnce Psikolojik Çizgi


  • Oluşturulma Tarihi : 12.02.2026 10:06
  • Güncelleme Tarihi : 12.02.2026 10:06

Günümüzde azim ile hırs, sık sık birbiriyle ilişkilendiriliyor; hatta hırs çoğu zaman uyanıklıkla süslenip ‘etik bir meziyet’ gibi gösteriliyor. ‘Hırslı çocuk işte’ denilerek başkasının önüne geçme çabası, çoğu zaman başkalarının alanını ve haklarını hiçe sayan davranışlara dönüşüyor.

İnsanlar artık çoğu zaman bir davranışın etik olup Olmadığını değil işe yarayıp yaramadığını ölçüyor; başarı odaklı yaklaşım, doğruyla sadece işe yarayan arasındaki farkı bulanıklaştırıyor.

AZİM VE HIRS

Azim ve hırs çoğu zaman aynı şey sanılır.

Çünkü ikisi de hareket üretir, insanı yerinden kaldırır ve hedefe doğru iter; oysa psikolojik olarak bakıldığında bu iki kavramın beslendiği kaynaklar bambaşkadır.

Hırs genellikle içsel bir eksiklik duygusundan doğar; kişi kendini yeterli hissetmediğinde, değerini kanıtlamak zorunda kaldığında ya da görünür olmak için başkalarıyla kıyas içine girdiğinde ortaya çıkar.

Bu yüzden hırslı ilerleyişte hız vardır ama huzur yoktur, başarı vardır ama doyum kalıcı değildir, çünkü hedefe ulaşılsa bile zihin hemen yeni bir tehdit, yeni bir rakip, yeni bir karşılaştırma Üretir.

Azim ise daha sakin bir yerden gelir; kişinin kendilik algısıyla kurduğu bağdan, öz- yeterlilik duygusundan ve kendi potansiyeline duyduğu güvenden beslenir.

Azimli insan başkalarının nerede olduğuyla değil, kendisinin nereden nereye geldiğiyle ilgilenir.

Bu nedenle yolculuk boyunca empati, vicdanı ve ilişkisel dengeyi kaybetmez.

Psikolojide bu fark, dışsal motivasyon ile içsel motivasyon arasındaki ayrım da netleşir. Hırs Dışarıdan beslenir, kimse bakmasa da yoluna devam eder.

Başkalarının sırtına basmadan ilerleyebilmek yalnızca ahlaklı bir duruş değil, aynı zamanda ruhsal bir sağlamlıktır.

Çünkü insan ancak kendi ayakları üzerinde durabildiğinde gerçek bir özgüven geliştirir.

Hedeflerin olması sağlıklıdır ama, bu hedefler benliği yoran, ilişkileri zedeleyen ve kişiyi sürekli tetikte tutan bir baskıya dönüşüyorsa, orada ilerleme değil savunma vardır.

Azim insanı büyütürken, hırs çoğu zaman insanı sertleştirir ve psikolojik olgunluk tam da bu farkı ayırt edebildiğimiz noktada başlar.

Belki de mesele ne kadar yükseldiğimizden çok, yükselirken neye dönüştüğümüzdür.

Çünkü toplum olarak hırsı parlatıp azmi gölgede bıraktığımızda sadece bireyleri değil, ortak vicdanı da yıpratırız.

Başarı, yol boyunca kaybettiklerimizle ölçülüyorsa varılan yerin pek bir anlamı kalmaz.

İnsanı içeriden kemiren bir yükseliş, dışarıdan ne kadar parlak görünürse görürsün eksik kalır.

Sağlıcakla kalmanız dileklerimle daim olunuz…

İnce Psikolojik Çizgi
Sadiye Aygün
Yazarımız Kim ?

Sadiye Aygün