'Önemli olan yaşamak değildir, başarmak hiç değildir. Önemli olan insan kalmayı bilmektir.' George Orwell
6-7 Eylül 1955, bu toprakların yüzleşmekten kaçtığı derin bir yaradır…
Rum, Ermeni, Yahudi komşularımızın evleri, işyerleri, kiliseleri talan edilmiş, halklar birbirine düşürülmüştür…
Bu bir 'kendiliğinden patlak veren öfke' değildi...
Sınıfsal açıdan bakınca tablo netleşir: Emekçinin ekmeğini küçültenler, krizin faturasını 'öteki'ne kesmeyi seçtiler…
Derin yapıların örgütlediği bu katliam, halkın gerçek düşmanını gizlemek için tasarlanmıştı…
Yoksul Türk ile yoksul Rum’u karşı karşıya getirdiler ki, patronlar rahat etsin…
Bugün geriye kalan enkaz sadece kırık camlar değil. Komşuluğun, güvenin, ortak yaşamın yıkımıdır…
İnsanlık dışıdır, utanç vericidir..
Unutmak affetmek olur. Anımsamak ise bir daha asla demektir...
Çünkü halkların kardeşliği, rantın ve nefretin panzehiridir…
Daha fazla yazmak bile üzüntü verici…
Sözlerimi Zülfü Livaneli’nin VAPUR ezgisi ile bitireyim. Bu Ezgi’yi her duyduğumda konu aklıma gelir, ağlamaklı olurum…
Bir vapur geçer Varna önünden…
Oy, Karadeniz'in gümüş telleri…
Bir vapur geçer Boğaz'a doğru…
Nazım usulcacık okşar vapuru…
Yanar elleri, yanar elleri…
Yanar elleri, yanar elleri…
Sevgiler…