“Gözlem söz konusu olduğunda, şans sadece hazırlıklı zihni destekler” – Louis Pasteur
Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, yani KKKA; Hyalomma cinsi kenelerle bulaşan, ateş ve kanamalarla seyreden, zoonotik bir hastalıktır. Türkiye’de 2002’den beri takip ediliyor ve her yaz aynı soru gündeme geliyor: Bu yıl risk ne durumda?
2025 VERİLERİ NE SÖYLÜYOR?
Sağlık Bakanlığı ve saha verilerine göre 2025 yaz sezonunda KKKA nedeniyle 18 kişi yaşamını kaybetmiş. Olgular ağırlıklı olarak Sivas, Tokat, Yozgat, Çorum, Kastamonu ve Ankara’nın doğu hattında yoğunlaşıyor. Gümüşhane, Trabzon, Erzurum gibi illerde de endemik seyir devam ediyor.
Batı illerinde olgu bildirilmiyor. Ancak tatil veya yayla için riskli bölgeye gidenlerin dönüşte ateş, halsizlik gibi belirtileri ciddiye alması gerekiyor. Ülkemizde ölüm oranı yaklaşık yüzde 5 seviyesinde. Bu oran, erken tanı ve destek tedavisiyle Avrupa’daki bazı ülkelere göre daha düşük seyrediyor.
HASTALIK NASIL BULAŞIYOR VE NASIL ANLAŞILIYOR?
Olguların yüzde 70’inde kene teması, yüzde 30’unda ise hayvan kanı ve dokusuyla temas öyküsü var. Nadiren hastane ortamında nozokomiyal yani hastane kökenli bulaş da görülmektedir.
Kuluçka süresi kene teması sonrası 1-3 gün, en fazla 12 gün olup, enfekte kan ve doku teması sonrası ise 3-7 gündür.
DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN BELİRTİLER?
Ani başlayan 38 derece üstü ateş, halsizlik, baş ve kas ağrısı.
Bulantı, kusma, ishal, karın ağrısı.
Burun, diş eti, deri altı kanamaları, idrar ve dışkıda kan.
İleri evrede karaciğer, böbrek ve akciğer yetmezliği.
Belirtiler griple karıştığı için geç başvuru en büyük sorun. Ölümün genellikle hastalığın 2. haftasında gerçekleştiğini anımsatalım
EKSİKLER VE 2026 UMUTLARIMIZ NE OLMALI?
En büyük sorun farkındalık eksikliği. “Bana olmaz” diyen vatandaş kene tutunmasını önemsemiyor. İkinci sorun geç başvuru. Üçüncü sorun ülkemizin sahip olduğu çarpık sağlık sistemidir. İlk 48 saatte başlanan destek tedavisi yaşam kurtarıyor.
Şu an koruyucu aşı yok. Ancak sevindirici bir gelişme var; Erciyes Üniversitesi’nin geliştirdiği yerli KKKA aşısı hayvan deneylerini tamamladı. 2026’da Faz-1 insan denemelerine başlanması planlanıyor. Her şey yolunda giderse 4-5 yıl içinde sahada olabilir. Umarız yanılmayız.
NE YAPMALI?
Kişisel önlemler:
Kırsal alanda pantolonu çorabın içine sokup, açık renk kıyafet giyin.
Eve dönünce vücudunuzu kontrol edin. Kene varsa kendiniz çıkarmayın, en yakın sağlık kuruluşuna gidin.
Keneyi çıkarırsanız bölgeyi sabunlu suyla yıkayın, 10 gün ateş-halsizlik takibi yapın.
Toplumsal önlemler:
Riskli illerde ilaçlama ve halk eğitimi artırılmalı.
Hayvancılık yapanlara koruyucu ekipman desteği verilmeli.
Şüpheli her olgu gecikmeden KKKA Bilgi Sistemi’ne bildirilmelidir.
Küresel ısınma kene popülasyonunu artırıyor. Önlem almazsak olgu sayısı ve yayılım genişleyecek.
SON SÖZ OLARAK NE SÖYLEYELİM?
KKKA korku değil, bilgi ve önlem gerektiren bir hastalık. Koruyucu Hekimlik İlkelerini ön plana alıp, erken tanı ve doğru yönetimle ölüm oranı düşürülebilir. Kene gördüğünüzde ezmeyin, patlatmayın, en yakın hastaneye başvurun.
Sakın sararıp solmayın. Hazırlıklı olun!
Sevgiler…