Deprem Hazırlığı


  • Oluşturulma Tarihi : 11.02.2026 08:58
  • Güncelleme Tarihi : 11.02.2026 08:58

Deprem, bu coğrafyanın kaderi değil; ihmalin, ertelemenin ve “bize bir şey olmaz” alışkanlığının ağır bedelidir. Toprak her zaman aynı toprak, fay hatları binlerce yıldır orada. Değişen tek şey, bizim ciddiyetimiz… ya da ciddiyetsizliğimiz.

Ne zaman yer sallansa aynı cümleleri kuruyoruz: “Hazırlıksız yakalandık.” Oysa deprem sürpriz değil. Sürpriz olan, her seferinde hiçbir şey olmamış gibi hayatımıza devam etmemiz. Birkaç gün yas tutuyor, birkaç açıklama dinliyor, sonra unutuyoruz. Ta ki bir sonraki sarsıntıya kadar.

Deprem hazırlığı sadece çanta hazırlamak değildir. Asıl hazırlık, sağlam binalar inşa etmekle başlar. Bilim insanlarını dinlemekle, denetimi kağıt üzerinde değil sahada yapmakla, rantı değil insan hayatını öncelemekle mümkündür. Betonun kalitesi, kolonun yeri, zeminin durumu… Bunlar teknik ayrıntılar değil, doğrudan hayat meselesidir.

Bireysel hazırlık da en az kamusal sorumluluk kadar önemlidir. Evimizdeki eşyaları sabitlemek, ailece bir acil durum planı yapmak, toplanma alanlarını bilmek “panik” değil, aklın gereğidir. Depremden korkmak değil, hazırlıksız olmaktan korkmak gerekir.

Asıl soru şudur: Biz depremi mi bekliyoruz, yoksa depremden sonra söylenecek sözleri mi? Çünkü her felaketin ardından aynı pişmanlıkları dinlemek, acının kendisi kadar yıpratıcı.

Deprem hazırlığı bir kampanya değil, bir yaşam kültürü olmalıdır. Unutmak en büyük lüksümüz ama aynı zamanda en büyük hatamızdır. Bu topraklarda yaşamanın bedeli, gerçeği görmezden gelmek değil; ona göre yaşamayı öğrenmektir.

Yer değil, ihmal öldürür. Ve hazırlık, hayat kurtarır.

 

Deprem Hazırlığı
Vedat Araz
Yazarımız Kim ?

Vedat Araz