Milli Takımımızın Dünya Kupası’ndaki ilk maçını izlemek için sabahın 7’sinde kalkıp ekran başına koyulduk ülke olarak. Kimimiz ise ilçe belediyelerinin kurduğu dev ekranlarda maçı takip etti.
Hepimizin yaşadığı ortak duygu ise ne yazık ki; hayal kırıklığı oldu!
Turnuva’nın ilk maçıydı, belki de sert eleştiriler yapmamak lazım ama insanın da sabrı yetmiyor işte.
Montella’yı genel anlamda başarılı bulan biriydim, tek eleştirdiğim nokta ise dünya futbolunda artık vazgeçilen 4-6-0 taktiğini ısrarla oynatmak istemesi. Bu taktikte ne buluyor anlamıyorum, bazen Barış Alper bazen de Kerem ile deniyor.
Ama olmuyor!
Zaten Kerem de Barış Alper de o taktikte en ileri uçta kalıyor, stoperler arasında eziliyor ve aslında 4-6-0’ı oynuyoruz diyemeyiz tam olarak. 2026 Dünya Kupası’nın ilk maçında karşılaştığımız Avustralya maçı da bu söylediklerimi tasdik eder biçimdeydi.
Bu taktiği Guardiola’nın Barcelona’sı uyguluyordu zaten bir tek kusursuz olarak. Onun da kusursuz oyuncuları vardı… (Messi, Xavi, Iniesta…)
Yedek kulübesinde Can Uzun ve daha önemlisi Deniz Gül gibi kule olacak genç bir hücum oyuncumuz varken hele bizim oynamamız pek de uygun değil 4-6-0’ı.
Sürekli al gülüm ver gülüm şeklinde oynadık maçı. Rakip ceza sahasında yay çizip sağdan sola kaydırdık topu sürekli. İçeri girmeye çalışınca da duvarla karşılaştık. Bu durum maçın başından sonuna kadar devam etti.
Avustralya haddini bilerek oynadı ve tam da atabileceği golleri attı. Bunun dışında bir de hava topuyla gol bulabilirdi başka bir şey yapamazdı inanın. Çünkü kadro kaliteleri pek de yüksek değildi.
Burada benim asıl kızdığım ise; maç boyunca aynı ya da birbirine benzer sistemde ısrar etmesi oldu Montella’nın. Olmuyordu, deniyorduk, yapamıyorduk ama maç boyu sadece bazı oyuncular değişti. Sistem değişmedi pek de…
Arda Güler, Hakan Çalhanoğlu, Kenan Yıldız ve Barış Alper Yılmaz kalabalıklar arasında kayboldu hep. Ve çok kötü bir performans sergilediler.
Montella bence bir sonraki maçta bazı şeyleri değiştirecektir.
Bir İspanya maçı vardı galibiyeti kaçırdığımız çok değil o maçtan feyz alsa, dönüp o maçı izlese ve Deniz Gül’den faydalansa bambaşka bir noktaya getirebilir milli takımı.
Günümüz futbolunda santrafor ihtiyaç. Orjini santrafor olan ve santrafora dayalı bir sistemle oynamak takımlar için daha çok avantaj sağlıyor. Biz de elimizde kaliteli oyuncular varken kesinlikle bir daha 4-6-0 denememeliyiz.
Cumartesi günü Paraguay maçında her şeyin değişeceğini ümit ediyorum.