Mesele Sadece Bir Belediye Başkanı mı?

Yusuf Çağırtekin

Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın rüşvet soruşturması kapsamında Ankara’da bir otelde belediye personeli olduğu belirlenen 21 yaşındaki genç bir kızla gözaltına alınması, son günlerde en çok konuştuğumuz konuların başında yer alıyor.

Olay kısa sürede hukuki sınırların dışına taşarak siyasi ve ahlaki bir tartışmaya dönüştü.

Elbette suçun varlığına karar verecek olan yargıdır. Gözaltı yöntemi kesinlikle yanlıştı. Fakat bazen teşhir; bu tür olayların ortaya çıkardığı tabloyu, yalnızca bir soruşturma dosyasından ibaret olmadığını gösteriyor.

Çünkü toplum siyasetçileri sadece yaptıkları projelerle değil, temsil ettikleri değerlerle de değerlendirir. Çünkü yöneten sınıfın ne tür gafletler içine düştüğünü görmek vatandaşın siyasete bakışı açısından de önemli diye düşünüyorum. Bu sebeple ilk defa bu olayda teşhire karşı değildim.

Olayın ulusal düzeyde teşhir olması ortaya bazı gerçekleri daha çıkardı. İzmir özelinde Özkan Yalım’la bağlantılı bir kişinin Bornova Belediyesi’nde işe alınması, ortaya dökülen “İşe gitmesem olur mu?” mesajları ve kamuoyuna yansıyan diğer detaylar, yerel yönetimlerde dönen ayak oyunlarını daha net bir şekilde görmemizi sağladı.

Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki’nin bu şahsın işe alınması ile ilgili yaptığı açıklamada ortaya çıkan kamu zararını kendi cebinden karşılayacağını söylemesi dikkat çekiciydi. Ancak bir kamu zararının kişisel olarak telafi edilmesi, o zararın oluştuğunun da kabulü anlamına gelir. Bu olay ortaya çıkmasa belki de bu ve benzeri olaylar da olmaya devam edecek ve kamu kaynakları zarara uğramaya devam edecekti.

Bu olay Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki’nin kamuoyu nezdinde güvenilirliğini zedeledi. İzmir’in en az tartışılan belediye başkanı iken; ünü ulusal medyada gayri ahlaki ve liyakatsizliği anlatan bir olayla geçiyor. Ve o da bunun net bir şekilde farkında!

Bir de tabi liyakat olgusu kamuda yeniden tartışmaya açıldı. Vatandaşın adalet duygusu büyük yolsuzluk iddialarından önce eşitsizlik hissiyle zedelenir. Yıllarca sınavlara hazırlanan gençlerin olduğu bir ülkede, işe gitmeden maaş alınabildiği düşüncesi toplumda derin bir rahatsızlık yaratır, yarattı da!

Siyasi Sorumluluk Meselesi

Yaşananlar doğal olarak siyasi partilerin aday belirleme süreçlerini de tartışmaya açtı. Çünkü yerel yönetimlerde ortaya çıkan her kriz, yalnızca o belediye başkanını değil, onu aday gösteren siyasi anlayışı da etkiler.

Seçmen artık sadece “ne oldu?” sorusunu değil, “bu isimler nasıl seçildi?” sorusunu soruyor.

Özkan Yalım’ın parti üyeliğiyle ilgili alınan kararların kamuoyunda yeterli bulunmaması da bu yüzden tartışılıyor. Siyasette hızlı ve net refleksler güven üretir; geciken adımlar ise soru işaretlerini büyütür. CHP’li gazetecilerin birçoğu Özkan Yalım’ın partiden neden ihraç edilmediğini sorguluyor!

Sahadaki Hava

Sokakta hissedilen değişim ise dikkat çekici. Son dönemde belediyelere yönelik operasyonlardan çok, ortaya çıkan ahlaki tartışmalar seçmen davranışını etkiliyor.

Çünkü seçmen siyasi tartışmalarla kişisel etik meseleleri birbirinden ayırabiliyor. Siyasi baskı algısı sempati yaratabilir; ancak ahlaki zafiyet algısı güven kaybına yol açıyor.

Özellikle son seçimlerde yön değiştiren kararsız seçmen kitlesi açısından güven duygusu belirleyici. Bu seçmen ideolojik nedenlerle değil, yönetim anlayışına duyduğu beklentiyle tercih değiştirmişti. Aynı seçmen hayal kırıklığı yaşadığında yönünü yeniden değiştirebilir.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve yönetimine duyurulur!

Bugün CHP açısından risk oluşturan nokta da tam olarak burada.

Asıl Soru

Belki de tartışılması gereken en temel mesele şu:

Biz kimi seçiyoruz?

Demokrasi yalnızca sandık günü verilen oy değildir; seçilenleri sorgulama sorumluluğunu da içerir. Yaşanan her kriz, siyaset kadar seçmenin beklentilerini de yeniden şekillendirir.

Bazen rahatsız edici olaylar, siyasetin kendisinden çok sistemin nasıl işlediğini gösterir. Ve toplum, tam da bu anlarda yönetenlere değil, tercih mekanizmasına bakmaya başlar.

Belki de bugün yaşanan tartışmanın özeti budur:

Siyaset yeniden güven üretmek zorunda.