Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Deniz Bilimleri Fakültesi tarafından, Karadeniz’in biyolojik zenginliğinin tanınması ve korunmasına yönelik yürütülen Avrupa Birliği (AB) BIOBLACK Projesi kapsamında ‘Karadeniz Biyolojik Çeşitliliği Farkındalığının Artırılması Çalıştayı’ düzenlendi. Türkiye, Bulgaristan ve Romanya’dan proje ortakları ile paydaşların katıldığı çalıştayda, Karadeniz’e kıyısı bulunan ülkelerde gerçekleştirilen araştırmalar masaya yatırıldı. Katılımcılar, deniz ekosisteminin korunmasına yönelik ülkeler arasında geliştirilebilecek iş birlikleri ve ortak projeler üzerine sunumlarını yaparken, bölgedeki tehlike altındaki ve yabancı türlerin takibi değerlendirildi.

“OKSİJENLİ SU KÜTLESİNDE DARALMALAR BAŞLADI”
Karadeniz'in fiziksel yapısında küresel ısınmaya bağlı olarak ciddi ve tehlikeli bir değişim yaşandığını belirten KTÜ Deniz Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Coşkun Erüz, şu kritik değerlendirmelerde bulundu: “Biyoçeşitliliği etkileyen kısa faktörler var. Birincisi, insan etkisiyle Karadeniz’in ekosistemi bozuluyor. Özellikle fiziksel yapıda ciddi bir değişim var. Küresel ısınmaya bağlı olarak Karadeniz’in deniz suyu sıcaklığı hızla artış gösteriyor. Bu sıcaklaşmada buharlaşmanın fazla olması ve tuzunun artmasıyla birlikte Karadeniz’in dip ve üst tabakası arasındaki etkileşim artmaya başladı. Bu Karadeniz’de balık ve diğer üst yapı organizmalarının yaşayabileceği oksijenli su kütlesinde daralmalar başladı. Daha önce 200 metreye kadar olan derindeki sular oksijence zengin sular iken, şimdi bu derinlik yer yer 100 metrelere kadar çıkabiliyor. Balık ve diğer canlıların yaşayabileceği su kütlesini daraltıyor. Bunun üzerine insan baskısını yani aşırı avcılık ve kirliliği eklediğiniz zaman Karadeniz’deki balık ve diğer canlıların yaşama şansı iklim değişikliği ile birlikte çok zorlandı. Yeni bir planlama ve stratejiye gitmemiz gerekiyor. Aksi halde Karadeniz’de gerçekten hızla tehdit altına giren bir deniz. Alınması gereken en önemli etken bütün ülkelerin birlikte inorganik kirleticilerin denize girişini mutlaka keskin bir şekilde kontrol altına almamız gerekiyor. Bizim balık kaynaklarımızın başında Karadeniz geliyor. Eğer biz Karadeniz’i koruyamazsak gelecek nesillerimizin besin kaynağı zarar görecek. Isınması yetiştiricilik ve avcılığa etki edecek.”
“NESLİ TEHLİKE ALTINDAKİ TÜRLER İÇİN MOBİL UYGULAMA GELİŞTİRDİK"
Denizdeki türlerin takibi ve tehdit faktörleriyle mücadele amacıyla dijital bir adım atıldığını ifade eden KTÜ Deniz Bilimleri Fakültesi’nden Prof. Dr. Hacer Sağlam, şu ifadeleri kullandı: “Proje kapsamında mobil uygulama geliştirdik. Bu uygulamanın amacı özellikle nesli tehlike altında ve yabancı türlerin dağılımını belirlemekti. Uygulama kullanımını yaygınlaştırmak istiyoruz. Karadeniz’deki canlılar aşırı avcılık, hayalet ağlar, yasa dışı avcılık, deniz çöpleri, yabancı türler gibi birçok tehdit altında.”
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın