Buğday Derneği, Afyon’da bir sebze serasında domates hasadının ardından yapılan ilaçlamadan yalnızca iki gün sonra 80 işçinin serada çalışmaya başlaması ve 33 tarım işçisinin zehirlenmesi üzerinden pestisit kullanımının yarattığı tehlikelere dikkat çekti. Dernek, tarımsal üretimde pestisit kullanımının hem çalışanların sağlığını hem de gıda güvenliğini tehdit ettiğini belirterek, endüstriyel tarımın pestisit kullanımına dayalı döngüsünün kırılması ve agroekolojik yöntemlere geçilmesi çağrısında bulundu.
Buğday Derneği’nin aktardığı bilgilere göre dünyada yaklaşık 892 milyon çiftçi ve tarım işçisinin neredeyse yarısı, yani yüzde 44’ü, tarlalarda, seralarda ve meyve bahçelerinde kullanılan pestisitler nedeniyle her yıl zehirleniyor. Buna karşın dünya genelinde pestisit kullanımı 1990-2020 yılları arasındaki 30 yıllık dönemde yüzde 81 arttı.
28 FARKLI PESTİSİT TESPİT EDİLDİ
Derneğin açıklamasında yer alan ifadeler şöyle: “Geçtiğimiz günlerde Afyon’da bir sebze serasında domates hasadının ardından, haşere ve zararlılara karşı ilaçlama yapıldı. İlaçlamadan iki gün sonra 80 işçi serada çalışmaya başladı ve 33 tarım işçisi zehirlendi. Her yıl dünyada yaklaşık 892 milyon çiftçi ve tarım işçisinin neredeyse yarısı, yani yüzde 44’ü, tarlalarda, seralarda ve meyve bahçelerinde kullandıkları pestisitler nedeniyle zehirleniyor. Buna karşın dünya genelinde pestisit kullanımı, 1990-2020 yılları arasındaki 30 yıllık dönemde yüzde 81 oranında arttı. Pestisitlerden yalnızca çiftçiler ve tarım işçileri değil, bu ürünleri tüketenler de etkileniyor. Çukurova Üniversitesi’nde 2018 yılında yapılan bir araştırmada, 66 tarım işçisi ve çiftçiden alınan saç ve kan örnekleri incelendi. Araştırmada, çiftçilerin tamamının saçında, yüzde 94’ünün ise kanında en az bir tarım zehri tespit edildi. Kontrol grubu olarak araştırmaya dahil edilen ve tarımla ilgisi bulunmayan 66 kişiden 55’inin saçında, 52’sinin ise kanında pestisit bulundu. Hindistan’da 2025 yılında yapılan daha güncel bir araştırmada ise çiftçilerin kan ve idrarındaki pestisit kalıntıları incelendi. Araştırmada, organofosfatlar, piretroidler ve neonikotinoidler gibi zararlı bileşiklerin de aralarında bulunduğu 28 farklı pestisit tespit edildi.”
ACİL BİR ZORUNLULUK
Açıklamanın devamında ise dernek tarafından “Gıda Mühendisi Dr. Bülent Şık’a göre, bazı pestisitlerin zehirli etkisi tarımsal üretim yapılan bir alana uygulandıktan sonra 3 günden 3 aya kadar devam edebiliyor. Pestisitlerin önemli bir bölümü de çevreye yayılıyor. Bilimsel çalışmalar, birim alana uygulanan pestisitlerin yüzde 95’inin hava olayları, yağış ve sulama gibi etkenlerle uygulandığı bölgenin dışına taşındığını gösteriyor. Çiftçiler, pestisitlere maruz kaldıkları her an hormonlarla ilişkili kanser türleri (prostat, testis ve meme), metabolizma bozuklukları (obezite ve diyabet), üreme fonksiyonlarında bozukluklar (doğurganlığın azalması ve çocuklarda cinsiyet gelişim bozuklukları), kalp ve damar hastalıkları ile zihin ve davranış bozuklukları gibi ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalıyor. Hormonal sistemi bozucu pestisitler, özellikle çocuklar ve anne karnındaki bebekler açısından daha büyük risk oluşturuyor. Bu tablo karşısında, pestisit kullanımına bağımlı endüstriyel tarımın kısır döngüsünü kırmak ve agroekolojik yöntemlere; biyolojik mücadele, kardeş bitkiler ve polikültür gibi uygulamalara geçiş yapmak, hem çiftçi sağlığını hem de gıda güvenliğini korumak açısından acil bir zorunluluk olarak öne çıkıyor” değerlendirmesi yapıldı.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın