BERKAY ERDEN / ÖZEL HABER - Yaşanan kuraklığın en fazla sıkıntısını çeken kişilerin başında gelen çiftçiler, ürünlerine yeterli miktarda suyu zamanında verebilmek adına çeşitli çözüm yolları arayışında bulunuyor. Kimi çiftçi depo ve havuzlarda yağmur sularını biriktirme yolunu seçerken, sosyal medyaya yansıyan bazı görüntülerde kimi çiftçi suyu yeraltına göndermenin suyu saklamadaki en uygun yöntem olduğuna inanıyor. Çiftçilerin yüzey suları ile yeraltı sularını besleme çabaları kamuoyunda tartışma konusu olurken, Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) İzmir Şube Başkanı Koray Önalan ise yaptığı açıklamayla konuya ışık tuttu. Yeraltı sularının beslenmesinde yüzey sularının kullanılabileceğini dile getiren Önalan, bu uygulamanın bilimsel tekniklerle yapılması gerektiğini vurguladı. Yeraltında çeşitli akiferler bulunduğunu ve bu akiferlerin bidon gibi dolmadığını belirten Önalan, filtreden geçirilmeden kuyulara gönderilen suyun, zamanla o kuyuyu tıkayacağını belirtti.

ÖMRÜNÜ KISALTIR
Yüzeyde biriken çamurlu suların herhangi bir filtrelemeden geçmeden yeraltına gönderilmesinin olumsuz sonuçlar doğuracağını belirten Önalan, çamurlu suyun kuyunun ömrünü kısaltacağını belirtti. Açılan kuyulara gönderilen her suyun yeraltındaki su seviyesini yükseltmeyeceğini de vurgulayan Önalan, “Kuyular bir bidon, altı kapalı bir kap değildir. Siz oraya suyu verdiğinizde, o suyun kuyu içinde birikmesi ya da yeraltı suyunu yükseltmesi gibi bir durum söz konusu olmuyor. O su, yeraltındaki açık alanlara doğru gider. ‘Bir kuyum var, çamurlu suyu alayım kuyunun içine vereyim, yeraltı suyu beslensin’ diye bir şey yok. Yeraltı sistemi böyle çalışmaz. Bu şekilde yapılan bir uygulama, yarın o kuyunun tamamen tıkanmasına neden olur. Çünkü siz çamurlu suyu veriyorsunuz ve o çamurun içindeki ince malzemeler kuyunun içinde birikir. Bu da kuyunun ömrünü kısaltır, hatta kuyuyu tamamen kullanılamaz hale getirir. İnsanlar iyi niyetli olabilir. Kafalarındaki düşünce mantık olarak doğru gibi görünebilir. Ama yaptıkları uygulamanın, yarın kendilerine nasıl bir zarar vereceğinin farkında değiller” dedi.

SUNİ BESLEME MÜMKÜN
Yüzey sularıyla yeraltı sularını beslemenin bilimsel yöntemler ile yapılmasının mümkün olduğunu belirten Önalan, bu tür uygulamaların devlet tarafından yapılması gerektiğini belirterek, şu ifadeleri aktardı: “Yeraltı sularının suni olarak beslenmesi mümkündür. Böyle sistemler vardır. Ama bu, tek bir kuyuyla yapılacak bir iş değildir. Bu iş sistematik şekilde yapılır. Belirli bölgelerde, belirli yöntemlerle, yeraltı suyunun kontrollü olarak beslenmesi gerekir. Suni besleme ya da geri besleme dediğimiz uygulamalar, ‘bir tane kuyu açtım, suyu oraya verdim’ şeklinde olmaz. Bu, planlı bir şekilde yapılır; su toplanır, filtrelenir ve hangi akifere gönderileceği belirlenir. O kuyunun ne kadar su alabileceği, hangi akiferin besleneceği çok önemlidir. Yeraltında birden fazla akifer vardır. 30 metrede başka bir akifer vardır, 50 metrede başka, 100 metrede başka. Hangisini besleyeceksiniz? Bunların hepsi teknoloji ve bilim ile araştırılır ve ona göre karar verilir. Bu tür uygulamalar havza bazında yapılması gereken işlerdir. Devletin yapması gereken işlerdir. Yeraltı sularını beslerken suları mutlaka filtreden geçirmeniz gerekir. İnce malzemeyi tamamen çöktürmeniz gerekir. Temiz suyu basmanız gerekir. Bunlar testlerle belirlenir. Deneme kuyuları açılır. Analizler yapılır. Daha sonra havza bazında bir planlama yapılır ve ondan sonra suni besleme yoluna gidilir.”