İçeriğe geç
Son DakikaCanlı

Şehir Rehberi

Dünya

Berlin Duvarı 28 yıl boyunca Almanya'yı ikiye böldü

Almanya’yı 28 yıl boyunca Doğu ve Batı olarak ikiye bölen, Soğuk Savaş’ın en güçlü sembollerinden Berlin Duvarı’nın yıkılmasının üzerinden 37 yıl geçti. 9 Kasım 1989’da tarihe karışan 156 kilometrelik duvar, milyonlarca insanın hayatında derin izler bıraktı. Duvarın yıkılışına tanıklık eden Alman vatandaşları, o gün yaşadıkları şaşkınlığı, sevinci ve birleşme sürecinin zorluklarını hâlâ unutamıyor.

Berlin Duvarı 28 yıl boyunca Almanya'yı ikiye böldü haberinin görseli
10 dk okuma süresi
Paylaş:

Bir zamanlar aileleri, akrabaları ve milyonlarca insanı birbirinden ayıran Berlin Duvarı, yıkılışının 37. yıl dönümünde yeniden gündemde. Almanya'nın başkenti Berlin'i ikiye bölen ve 28 yıl boyunca Doğu ile Batı arasındaki geçişleri engelleyen beton duvar, 9 Kasım 1989'da tarihin tozlu sayfalarına karıştı. Ancak duvarın fiziksel olarak ortadan kalkması, insanların hafızalarındaki ayrılığı sona erdirmedi. Berlin Duvarı Anıtı'nı ziyaret eden dönemin tanıkları, yaşadıkları korku, şaşkınlık ve mutluluğu anlatarak birleşmenin toplum üzerindeki etkilerinin hâlâ sürdüğüne dikkat çekti.

3 MİLYON KİŞİ DOĞU ALMANYA'DAN BATI'YA KAÇTI

İkinci Dünya Savaşı'ndan mağlup çıkan Almanya, ABD, İngiltere, Fransa ve Sovyetler Birliği tarafından dört işgal bölgesine ayrıldı. 1949 yılında ABD, İngiltere ve Fransa'nın kontrolündeki bölgelerin birleşmesiyle Federal Almanya Cumhuriyeti (BRD) kuruldu. Sovyetler Birliği'nin kontrolündeki bölgede ise Demokratik Almanya Cumhuriyeti (DDR) ilan edildi. Böylece Almanya siyasi ve coğrafi olarak iki ayrı devlete bölündü. 1949-1961 yılları arasında, aralarında eğitimli ve kalifiye gençlerin de bulunduğu yaklaşık 3 milyon kişi, ekonomik koşulların kötüleştiği Doğu Almanya'dan Batı'ya kaçtı. Doğu Almanya yönetimi, bu göçü engellemek amacıyla 12 Ağustos 1961'de Berlin'deki sınırları kapatma kararı aldı. 13 Ağustos sabahı Doğu Alman askerleri, Sovyet kontrolündeki bölgeyi dikenli tellerle çevirdi. Bu önlem yeterli olmayınca 17 Ağustos gecesi Berlin Duvarı'nın inşasına başlandı. Yaklaşık 3,6 metre yüksekliğe ulaşan ve toplam 156 kilometre uzunluğundaki duvar, yıllar boyunca iki Almanya arasındaki ayrılığın en somut sembolü oldu.

DUVARI AŞMAK İSTEYEN 138 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

Soğuk Savaş döneminin simgesi haline gelen Berlin Duvarı, yalnızca iki ülkeyi değil, aileleri ve yakınları da birbirinden ayırdı. Batı Almanya'ya ulaşmak isteyen çok sayıda kişi, sınırı geçmek için farklı yollar denedi. Ancak bu girişimler ağır sonuçlara yol açtı. Duvarı aşmaya çalışırken 138 kişi hayatını kaybetti. Buna rağmen 9 Kasım 1989'a kadar 5 bin 75 kişi sınır engelini aşarak Batı'ya ulaşmayı başardı. Duvarın yıkılması, Doğu Almanya'daki Demokratik Almanya Cumhuriyeti rejiminin sona ermesine giden süreci hızlandırdı. İki Almanya'nın resmen birleşmesi ise 3 Ekim 1990'da gerçekleşti. Almanya'da birleşme yıl dönümü her yıl 3 Ekim'de resmi törenlerle kutlanıyor. 9 Kasım'ın birleşme günü olarak seçilmemesinin nedenlerinden biri ise 1938'de Nazilerin Yahudilere ait evlere, iş yerlerine ve sinagoglara saldırdığı Kristal Gece olaylarının da aynı tarihte yaşanmış olması.

"İLK BAŞTA GERÇEK OLDUĞUNA İNANAMADIM"

Berlin Duvarı'nın yıkılışının 37. yıl dönümü öncesinde Berlin Duvarı Anıtı'nı ziyaret eden vatandaşlar, o günlere ilişkin anılarını paylaştı. Tekerlekli sandalyeyle anıtı ziyaret eden Andrea-Barbara Czeskleba, 1989 yılında duvarın yıkılmasını büyük bir sürpriz olarak nitelendirdi. Doğu Almanya'da yaşayan insanlara yıllarca üzüldüğünü ve bölgede akrabalarının bulunduğunu anlatan Czeskleba, duvarın yıkılmasının kendisini çok mutlu ettiğini belirterek şunları söyledi: "Ama çok sevindirici bir sürprizdi çünkü geçmiş yıllar boyunca DDR'deki insanlara hep üzülmüşümdür ve orada akrabalarım da vardı, onları ziyaret etmiştim. Bunu (duvarın yıkılmasını) gerçekten harika bulmuştum. İlk başta gerçek olduğuna inanamadım ama bunu çok memnuniyetle karşıladım." Duvarın yıkılmasının ardından Chemnitz kentinde yaşayan kuzenini ziyaret ettiğini aktaran Czeskleba, Doğu Almanya'daki insanların seyahat edebilmekten mutluluk duyduklarını ancak ekonomik sıkıntılarla da mücadele ettiklerini anlattı.

DOĞU ALMANYA'DAKİ YAŞAMIN ZORLUKLARINI UNUTAMIYOR

Czeskleba, Doğu Almanya'da akrabalarını ziyaret ettiği dönemden kalan anılarının hâlâ kendisini etkilediğini belirtti. Gıda ve yatak çarşafı gibi temel ihtiyaçlar için insanların kuyruklarda beklediğini anlatan Czeskleba, o dönemde yaşadığı anıları şu sözlerle dile getirdi: "Genç bir yetişkin olarak DDR'de akrabalarımı ziyaret ettiğimdeki anılarım canlanıyor, gıda ve yatak çarşafları için nasıl kuyrukta bekledikleri, bize en iyisini sunmaya çalıştıkları ki bunu hiç yapmak zorunda değillerdi. Biz de DDR'nin paralarını harcamakta büyük zorluklar yaşadık çünkü ortada hiçbir şey yoktu. Ve bu hapiste olma hissi, bunların hepsi tekrar canlanıyor." Sınır geçişlerini de korkunç olarak nitelendiren Czeskleba, duvarın yeniden inşa edilmesini savunanlara tepki gösterdi. "Doğu Almanlara hala hakaret ediliyor ve 'Duvar hiç açılmasaydı, yıkılmasaydı, yeniden inşa etmek daha iyi olurdu' gibi sözleri sürekli duyuyorum. Bütün bunları çok kötü buluyorum çünkü nasıl olur da insanlar hapsedilebilir?" ifadelerini kullandı.

"BURADA BİR TERSLİK VAR" DİYE HİSSETTİK

Bayreuth kentinde yaşayan Berthold Just da Berlin Duvarı yıkıldığında tesadüfen Doğu Almanya'da bulunduğunu anlattı. Hristiyan Demokrat Birlik Partisinin (CDU) gençlik teşkilatı Junge Union ile Doğu Almanya'ya gittiklerini belirten Just, ziyaretin önceden planlandığını ve gelişmelerin kendilerini şaşırttığını söyledi. Just, o gün yaşadıklarını şu sözlerle aktardı: "Gezi için uzun zaman önce başvurulmuştu. O gün hiçbir şey değiştirilemezdi ve bu yüzden Meiningen'e giriş yaparken bile 'Burada bir terslik var' diye hissettik. Bize DDR tarafından tahsis edilen rehber, otobüsün ön paneline iki eliyle vurarak, 'Sınır açılamaz, bu devleti lağvetmek olur' dedi. Ben de bu konuda haklı olabileceğini düşündüm." Just, günün ilerleyen saatlerinde insanların Berlin Duvarı'nın üzerinde oturduğunu televizyondan gördüğünü belirtti. İki Almanya'nın birleşme sürecinin bazı zorlukları beraberinde getireceğini bildiğini ancak bu konuda iyimser olduğunu ifade eden Just, zamanla Doğu Almanya'da da iş bağlantıları kurduklarını ve insanların birbirlerine güvenmesinin önem taşıdığını söyledi.

REKLAM

DUVARIN YIKILDIĞI HABERİNİ RADYODAN ÖĞRENDİ

1980'li yıllarda Kuzey Ren-Vestfalya eyaletindeki bir bakanlıkta çalışan Albert Harms da Berlin Duvarı'nın yıkıldığı gece yaşadığı şaşkınlığı unutamayan isimlerden biri oldu. Düsseldorf'ta işinden dönerken duvarın yıkıldığı haberini radyodan duyduğunu anlatan Harms, haber karşısında yaşadığı duyguları şöyle ifade etti: "Bu haber beni o kadar derinden etkiledi ki önce bunu sindirebilmek için otoyol kenarındaki bir otoparka girdim. Bu inanılmazdı." Harms, Nisan 1989'da Kuzey Ren-Vestfalya'dan bir heyetle Doğu Almanya'yı ziyaret ettiklerini belirterek, duvarın bu kadar kısa sürede yıkılabileceğini düşünmediklerini dile getirdi. "Bunun (Duvarın yıkılışının) gelecek iki nesil içinde gerçekleşmesinin bile mümkün olabileceğini düşünmüyorduk" diye konuştu. Dönemin Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Başbakanı Johannes Rau'nun Doğu Almanya'daki muhaliflerle temas halinde olduğunu da aktaran Harms, bu nedenle ülkede değişim yaşanabileceğine ilişkin işaretleri takip ettiklerini söyledi.

"GERÇEK BİR BİRLİK İÇİN BİR NESİL DAHA GEREKEBİLİR"

Harms, iki Almanya'nın siyasi olarak birleşmesine rağmen toplumdaki farklılıkların tamamen ortadan kalkmadığını düşünüyor. Özellikle bazı bölgelerde görülen farklılıkların seçim sonuçlarına da yansıdığını belirten Harms, eski Almanya Başbakanı Willy Brandt'ın birleşme sürecinde söylediği sözleri hatırlattı: "Bazen de alanlarda ve elbette mevcut seçim sonuçlarından da anlaşıldığı üzere, bu alanlarda farklılıklar mevcut. Bu farklılıklar için de açıklamalar var. Ancak bana göre, (Eski Almanya Başbakanı) Willy Brandt'ın o zamanlar söylediği 'Şimdi birbirine ait olanlar birleşiyor' sözünün gerçekleşmesi, sanırım bir nesil daha sürecek. Bunu önümüzdeki on yıl içinde de göremeyeceğiz. Sanırım ondan sonra bir birlik sağlanmış olacak ancak süreç devam edecek."

BERLİN DUVARI'NIN İZLERİ HALA SİLİNMEDİ

Berlin Duvarı'nın yıkılmasının üzerinden 37 yıl geçmesine rağmen Almanya'da o dönemin izleri tamamen silinmiş değil. Kentin bazı noktalarında korunan duvar kalıntıları, bugün ziyaretçilerine Soğuk Savaş döneminin tarihini hatırlatıyor. Bir zamanlar insanların özgürlüğünü ve seyahat hakkını kısıtlayan duvar, bugün Almanya'nın bölünmüş geçmişinin en önemli tarihi sembollerinden biri olarak varlığını sürdürüyor. Duvarın yıkılışına tanıklık eden vatandaşların anıları ise siyasi birleşmenin ötesinde, toplumsal bütünleşmenin uzun yıllar gerektiren bir süreç olduğunu ortaya koyuyor.

Kaynak: AA

Son dakika haberlerini kaçırmayınÖnemli gelişmeler anında telefonunuza gelsin.

Sıradaki haberJaponya’da 5,7 büyüklüğünde deprem! 20 kişi yaralı

İlgili Haberler

Tümü

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!