EĞİTİM

Ege Üniversitesi’nden obeziteyle mücadeleye gıda atıklarından doğal lif çözümü

Ege Üniversitesi, tarım ve gıda atıklarını yüksek katma değerli doğal liflere dönüştürmeyi amaçlayan 15 ülkeli uluslararası projede önemli bir rol üstleniyor. ODTÜ koordinatörlüğünde yürütülecek ve 48 ay sürecek Gastro-Fib projesiyle hem obeziteyle mücadeleye katkı sunulması hem de gıda atıklarının ekonomiye kazandırılması hedefleniyor
Yazı Boyutu

Ege Üniversitesi İlaç Geliştirme ve Farmakokinetik Araştırma-Uygulama Merkezi (ARGEFAR) bünyesinde Prof. Dr. Seda Ersus’un yerel yürütücülüğünü üstlendiği “Gastrointestinal Structuring of Agro-Industrial Dietary Fibres: From Green Extraction to Predictive Engineering (Gastro-Fib)” başlıklı proje, Avrupa Komisyonu’nun Ufuk Avrupa Programı kapsamındaki Marie Skłodowska-Curie Actions (MSCA) Staff Exchanges desteğini almaya hak kazandı.

Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) koordinatörlüğünde 15 ülkeden 20 kurumun katılımıyla yürütülecek proje, tarım ve gıda sanayisinden kaynaklanan atıkları çevre dostu yöntemlerle doğal liflere dönüştürmeyi amaçlıyor. Geliştirilecek liflerin tokluk hissini desteklemesi ve bağırsak sağlığına katkı sunması hedeflenirken, gıda üretiminde döngüsel ekonomi yaklaşımının güçlendirilmesi de projenin öncelikleri arasında yer alıyor. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, Prof. Dr. Seda Ersus ve proje ekibini tebrik ederek başarılar diledi.

GIDA ATIKLARI YÜKSEK KATMA DEĞERLİ LİFLERE DÖNÜŞECEK

Projenin hedeflerine ilişkin bilgi veren Prof. Dr. Seda Ersus, Avrupa genelinde günlük lif tüketiminin önerilen seviyelerin altında kaldığını, gıda sanayisinin ise lif bakımından zengin milyonlarca ton atık ürettiğini belirtti.
Bu atıkların yeterince değerlendirilemediğine dikkat çeken Ersus, liflerin elde edilme yöntemleriyle sindirim sistemindeki davranışları arasındaki ilişkiyi açıklayan öngörü modellerinin eksikliğinin önemli bir sorun olduğunu ifade etti.
Gastro-Fib projesiyle yeşil ekstraksiyon yöntemleri, liflerin yapısal özellikleri ve sindirim süreci arasında bağlantı kuran bir model geliştirileceğini aktaran Ersus, tarımsal atıkların değerli gıda bileşenlerine dönüştürülmesiyle hem gıda zincirindeki kaynak kaybının azaltılmasını hem de lif tüketimindeki açığın kapatılmasını hedeflediklerini kaydetti.

YAPAY MİDE VE BAĞIRSAK ORTAMLARINDA TEST EDİLECEK

Projenin uygulama aşamalarında pancar posası gibi tarımsal atıklardan çevre dostu yöntemlerle elde edilen liflerin dijital kütüphanesi oluşturulacak. Ardından bu liflerin yapay mide ve bağırsak ortamlarındaki sindirim süreçleri incelenecek.
Prof. Dr. Ersus, mide içindeki jelleşmenin özel bir akışkan manyetik rezonans görüntüleme sistemi (Flow-MRI) ile izleneceğini, bağırsak hücrelerinde ise tokluk hormonu salgısının ölçüleceğini belirtti. Geliştirilen lifler daha sonra dondurma ve içecek gibi gerçek gıda ürünlerine eklenerek test edilecek.

EGE ÜNİVERSİTESİ PİLOT ÖLÇEKLİ ÜRETİME KATKI SUNACAK

Ege Üniversitesinin projedeki görevleri hakkında da bilgi veren Ersus, ARGEFAR bünyesindeki uzmanlıkla fabrika atıklarının pilot ölçekte işlenmesi, lif ekstraksiyonu ve analiz çalışmalarına katkı sağlayacaklarını söyledi.
Üniversitenin genç araştırmacılara yönelik pilot ölçekli işleme eğitimlerini içeren uluslararası bir eğitim programına da ev sahipliği yapacağını belirten Ersus, böylece bilimsel bilgi ve teknik deneyimin farklı ülkelerden araştırmacılar arasında paylaşılacağını ifade etti.

15 FARKLI LİF VARYANTI ÜRETİLMESİ HEDEFLENİYOR

Toplam 48 ay sürecek proje kapsamında 373 kişi-aylık personel değişimi gerçekleştirilmesi planlanıyor. Projede görev alacak 87 araştırmacının yarısından fazlasını kariyerinin başındaki genç araştırmacılar oluşturacak.
En az 8 farklı tarımsal atık kaynağından doğal lif elde edilmesi ve 15 farklı lif varyantının üretilmesi hedefleniyor. Geliştirilecek dijital öngörü modellerinin, sanayideki araştırma ve geliştirme çalışmalarının süresini yüzde 30’a kadar kısaltması bekleniyor.
Proje kapsamında ayrıca yapay bağırsak modellerinde geliştirilen liflerin tokluk hormonu GLP-1 salgısını en az yüzde 20 artırması amaçlanıyor. Bu hedefin, liflerin tokluk mekanizması üzerindeki etkilerinin araştırılmasına katkı sağlaması öngörülüyor.

“LİF AVCILARI” KAMPANYASIYLA TOPLUMSAL FARKINDALIK ARTIRILACAK

Gastro-Fib projesinin toplumsal katılım ayağında ise “Fibre Hunters” (Lif Avcıları) adlı vatandaş bilimi kampanyası yürütülecek. Kampanya kapsamında 10 ülkeden en az 200 bitki örneği toplanarak analiz edilecek ve toplumda diyet lifi tüketimine ilişkin farkındalığın artırılması hedeflenecek.
Proje sonunda geliştirilen teknolojilerin pazara aktarılmasını desteklemek amacıyla üç ticarileştirme yol haritası hazırlanacak. Ayrıca en az bir patent veya teknoloji lisanslama başvurusu yapılması planlanıyor. Proje ekibi, 2031 yılına kadar Avrupa diyet lifi pazarında yüzde 2 ila yüzde 5 arasında stratejik pazar payına ulaşmayı hedefliyor.

ULUSLARARASI BİLİMSEL İŞ BİRLİĞİ GÜÇLENECEK

Malezya’daki palmiye atıklarının değerlendirilmesinden Latin Amerika’da metabolik hastalıklarla mücadele çalışmalarına kadar geniş bir alanda bilimsel ve endüstriyel kapasite oluşturmayı amaçlayan proje, gıda atıklarının yeniden kullanılmasına yönelik yeni yöntemler geliştirmeyi hedefliyor.
Prof. Dr. Seda Ersus, bilimsel sonuçların uluslararası araştırma topluluğuyla paylaşılması için en az 12 hakemli ve açık erişimli makalenin yayımlanmasının, ayrıca kapsamlı uluslararası eğitim programlarının yürütülmesinin planlandığını belirtti. Gastro-Fib projesiyle tarımsal atıkların ekonomik değere dönüştürülmesi ve doğal liflerin gıda sektöründeki kullanım alanlarının genişletilmesi amaçlanıyor.