Bali'den İzmirli sanayicilere kritik uyarı: Gideri mutlak, geliri muğlak işlerden kaçının

Ekonomik durgunluk ve enflasyon sarmalında hata payının kalmadığını belirten Adnan Bali, İzmirli sanayicilere gideri kesin ancak geliri belirsiz riskli işlerden uzak durarak operasyonel verimliliğe odaklanmaları gerektiğini belirtti

Bali'den İzmirli sanayicilere kritik uyarı: Gideri mutlak, geliri muğlak işlerden kaçının haberinin görseli

KEMAL ÖZKURT   / Ege Bölgesi Sanayi Odası Şubat ayı olağan meclis toplantısını, Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’ndeki yeni hizmet binasında gerçekleştirdi. Meclis Başkanı H. İbrahim Gökçüoğlu’nun yönettiği toplantıya Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, meclis üyeleri ve konuk olarak Türkiye İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Bali katıldı. Mecliste konuşan Bali sanayicilere enflasyon ve finansman baskısında dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Bali, “Artık gideri kesin ama geliri belirsiz işlerden uzak durulmalı” diyerek sanayicinin deneme-yanılma lüksünün kalmadığını belirtti. Sahada yönetim, teknoloji odaklı dönüşüm ve gelir yaratmayan atıl varlıklardan vazgeçmenin önemine dikkat çeken Bali, tüm zorluklara rağmen Türkiye’nin güçlü insan kaynağı ve esnek üretim yapısıyla umut vaat ettiğini ifade etti.

SANAYİDE KÜMÜLATİF DARALMA VE FİNANSMAN KRİZİ

Sanayi sektörünün enflasyon kaynaklı girdi ve iş gücü maliyet artışlarını iliklerine kadar hissettiğini belirten Adnan Bali, kâr marjlarının hem bankacılık hem de sanayi tarafında ciddi şekilde daraldığını ifade etti. Kredilerin milli gelir içindeki payının yüzde 60’lardan yüzde 36 seviyelerine gerilediğine dikkat çeken Bali, "2025 yılının üçüncü çeyreği itibarıyla kredilerin milli gelire oranı, 2008 küresel kriz dönemindeki seviyelere inmiş durumda. Özellikle ticari kredilerin payının yüzde 54’ten yüzde 28’e düşmesi, ekonominin ne kadar sıkışık bir alanda seyrettiğini acı bir şekilde gösteriyor" dedi.

DENEME YANILMA LÜKSÜMÜZ YOK 

Durgunluk ve enflasyonun iç içe geçtiği bu dönemde deneme-yanılma yapma lüksünün kalmadığını söyleyen Bali, "Bisiklet yavaşladığında dengede kalmak daha fazla ustalık ister; çünkü hız ustalığı, kâr ise ayıbı örter. Artık kârın ayıbı örteceği bir marj yok, her şey açıkta. Bu dönemde gideri kesin ama geliri belirsiz işlerden uzak durulmalı. Ancak değeri nereden yaratacağını bildiğiniz yatırımlar için bu durgunluk dönemi en doğru zamanlama olabilir. Kapasitenizi ekonomi canlandığında 'emre amade' kılacak şekilde hazırlamalısınız" diye belirtti. 

HER ŞİRKET ÖZÜNDE BİR TEKNOLOJİ ŞİRKETİDİR

Verimlilik ve yapısal dönüşümün artık bir seçenek değil mecburiyet olduğunu vurgulayan Bali, sanayi şirketlerinin geleceğinin dijitalleşmeye bağlı olduğunu belirtti. İş modellerinin her koşulda daha etkin çalışması gerektiğini ifade eden Bali, "Faaliyet alanınız ne olursa olsun, her şirket aslında bir teknoloji şirketidir. Eğer içerideki o teknoloji şirketiniz iyi performans göstermiyorsa, asıl faaliyet alanınızda başarılı olmanızın imkanı kalmamıştır. AR-GE, yapay zeka ve robotik yazılımlar artık işin mutfağındaki ana unsurlardır" değerlendirmesinde bulundu.

- REKLAM -

PLAZADAN DEĞİL SAHADAN YÖNETİM

Yönetim tarzı olarak "otomatik pilot" döneminin kapandığını hatırlatan Bali, yöneticilerin rapor beklemek yerine sahada olması gerektiğini vurguladı. Kendi yöneticilik döneminden örnek veren Bali, "Ekonominin kılcallarını ölçmek için küçük ticari araç talebini izlerdim; çünkü o araçlar korniş, halı, perde taşır, yani ekonominin sinir uçlarıdır. Raporlar önünüze geldiğinde zaten iş işten geçmiş demektir. İcrai sorumluluğumda yılda 70 bin mil yol yapardım. ChatGPT veya Excel ile plazalarda oturarak nabız tutulmaz. İnsana dokunmayan, rakamlara dokunamaz" dedi.

ATIL VARLIKLARLA VEDALAŞMA ZAMANI

Türk iş dünyasının en büyük zaaflarından birinin "atıl varlıklara duyulan aşk" olduğunu söyleyen Bali, sanayiciye beğenilmeyen ama hayati bir tavsiyede bulundu: Bali "İşletmeye cari gelir sunmayan atıl varlıklar öz kaynağı kemirmeye devam eder. Siz uyurken borç çalışır ama atıl varlık çalışmaz. Kârsızlık ve borçluluk bir aradaysa o varlıklarla vedalaşmak zorundasınız. 'Varlığım var' diyerek kendinizi kandırmayın; gelir yaratmayan varlık sizin değil, borcun karşılığıdır. Bu hesapla yüzleşmek zorundasınız" dedi. 

ASLA UMUDUNUZU KAYBETMEYİN

Ekonomi politikasındaki aşırı mühendislik adımlarının, piyasanın kendi kendini tamir etme yeteneğini (self-repair) yavaşlattığını savunan Adnan Bali, Türkiye ekonomisini bir "akordeona" benzetti. Türkiye’nin kendi iç dinamikleriyle dengesini bulabilecek köklü bir kapasiteye sahip olduğunu vurgulayan Bali, "Ekonomimiz akordeon gibidir; gerektiğinde genişler, gerektiğinde büzülür. Ona sürekli dışarıdan müdahale etmeniz gerekmez. Geçmişte kurlar yükseldiğinde turizm ve ihracat anında tepki verir, ekonomi kendi dengesini kurardı. Ancak bugün, fazla mühendislik nedeniyle piyasanın doğal çözümlerini aynı hızla göremiyoruz. Bu durum maalesef iktisat politikasının etkinliğini düşürüyor" uyarısında bulundu. Tüm zorluklara rağmen Türkiye’den asla umut kesilmemesi gerektiğini belirten Bali, ülkenin küresel arenadaki gücününün güçlü insan kaynağı, yüksek teknoloji seviyesi, esnek üretim yapısı ve yenilenmiş lojistik altyapı olduğunu belirterek, "Biz pazarın en işlek yerinde dükkan sahibiyiz. Bilginin, enerjinin ve üretimin doğal adresi olabilecek bu devasa potansiyele sahipken bu ülkeden vazgeçmek mümkün değildir" diye konuştu.

Kaynak: HABER MERKEZİ

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.