- Ekonomi
- 23.01.2026 14:44
Başkan Gençer: Gümrük Birliği’nin acil bir revizyona ihtiyacı var
Türkiye, 1996’da Avrupa Birliği ile imzaladığı Gümrük Birliği Antlaşması ile sisteme dahil olan tek ülke olarak, AB ile ticaretinin yarısını bu bölgeye yapıyor. Ancak AB'nin "Made in Europe" projesi, Türkiye’nin ihracatını tehdit ederken, EGEPLASDER Başkanı Şener Gençer, Gümrük Birliği’nin acilen revize edilmesi gerektiğini vurguladı.
- Oluşturulma Tarihi :
- Güncelleme Tarihi :
- Kaynak : BÜLTEN
Avrupa Birliği (AB) ile 1 Ocak 1996’da yürürlüğe giren Gümrük Birliği Antlaşması, 30. yılını doldururken, Türkiye, AB’ye tam üye olmadan sisteme dahil olan tek ülke olma özelliğini koruyor. Türkiye’nin 2025 yılında gerçekleştirdiği 273 milyar dolarlık ihracatın yaklaşık yarısı Avrupa Birliği ülkelerine yapılırken, son dönemde AB’nin gündemine aldığı “Made in Europe” projesi Türkiye için ciddi bir risk oluşturuyor. Bu projeyle, AB üyesi ülkelerde üretilen ürünlerin teşvik edilmesi amaçlanıyor. Ege Plastik Sanayicileri Derneği (EGEPLASDER) Yönetim Kurulu Başkanı ve Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Başkan Yardımcısı Şener Gençer, Türk sanayisinin ürün kalitesi ve rekabetçi üretim sistemlerine kavuşmasında önemli bir rol üstlenen Gümrük Birliği’nin acil bir revizyona ihtiyaç duyduğunu belirtti. Gençer, mevcut şartların Türkiye'nin Avrupa ile ticari ilişkilerinde daha fazla zorluk yaratabileceğini vurgularken, Gümrük Birliği'nin modernize edilmesinin önemine dikkat çekti.
“MADE IN EUROPE PROJESİ BÜYÜK ENGEL”
30 yıldır değişmeden sürdürülen Gümrük Birliği’nin, küresel ticaretin dinamikleri doğrultusunda güncellenmesi gerektiğini belirten EGEPLASDER Başkanı Şener Gençer, Avrupa Birliği’nin farklı ülkelerle imzaladığı Serbest Ticaret Antlaşmaları’nın Türkiye’yi de aynı şekilde bağlamasının, yerli üretim gücünü olumsuz etkilediğini vurguladı. AB’nin son dönemde Asya ülkelerine karşı tedbir olarak gündeme getirdiği ‘Made in Europe’ projesinin de Türk ihracatçılarının karşısına çıkan önemli bir engel olduğunu ifade etti. Gençer, Gümrük Birliği’nin Türkiye için işlevsel olmasına rağmen, AB’ye üye ülkelerle yapılan yeni düzenlemelerin Türkiye’yi dışarıda bırakması halinde, gümrük sisteminin fiilen işlevsiz hale geleceğini belirtti. AB’nin ‘Made in Europe’ uygulamasının yalnızca AB üyesi ülkeleri kapsayacak olması, Türk ihracatçıları için büyük bir tehdit oluşturuyor.
“YEŞİL VE DİJİTAL DÖNÜŞÜM İÇİN ACİL REVİZYON”
Plastik sektöründe dünyanın altıncı, Avrupa'nın ise ikinci büyük üreticisi olan Türkiye’nin, yeşil ve dijital dönüşüm ihtiyaçlarını dikkate alarak, Gümrük Birliği’nde acil bir revizyon yapılması gerektiğini savunan Gençer, mevcut sistemin, ülkenin ihracat hedeflerine ulaşmasında önemli bir engel oluşturduğunu dile getirdi. Gümrük Birliği’nin, 30 yılın sonunda asimetrik bir yapıya dönüşerek, ülkemiz için ne işe yaradığının artık net bir şekilde anlaşılamadığını kaydetti. Bu alanda revizyon taleplerinin 15 yıldır hükümet, iş dünyası temsilcileri ve akademisyenler tarafından dile getirilmesine rağmen henüz somut bir adım atılmadığını vurguladı.

“PLASTİK SEKTÖRÜ 10 MİLYAR DOLARI AŞACAK”
Türk plastik sektörünün, 2025 yılında 9,6 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirerek, “Kimyevi Maddeler ve Mamulleri” sektöründe en büyük paya sahip olacağını hatırlatan Gençer, 2026 yılında ise sektörün ihracatının 10 milyar doları geçeceğini öngördüğünü belirtti. Plastik sektörünün, termoplastik hammadde ihtiyacını yerli üretimle karşılama oranının giderek azaldığını belirten Gençer, bu alandaki yatırımlara duyulan ihtiyacın her geçen yıl arttığını ifade etti. Ayrıca, petrokimya yatırımlarının, çağın gereksinimlerine uygun şekilde büyük ölçeklerde yapılması gerektiğinin altını çizen Gençer, bu süreçte kamu otoritesinin paydaşlığının önemine dikkat çekti.
Kaynak : BÜLTEN