KEMAL ÖZKURT / Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) tarafından düzenlenen 2026 Yılı İlk Yarı Değerlendirme Toplantısı, ihracatçı birlik başkanları, sektör kurulu başkanları ve iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Programda konuşan Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (EDMİB) Başkanı Halil Gündoğdu, sektörün 2026 yılı ilk yarı performansına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye genelinde deri ve deri mamulleri ihracatının 682 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini ve geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 4,7 oranında kayıp yaşandığını belirten Gündoğdu, Ege Bölgesi’nin ise 73,8 milyon dolarlık ihracat yaptığını vurguladı. Sektörün katma değerli üretim yapısına dikkat çeken Gündoğdu, "Ayakkabı grubunda Ege’de yakaladığımız 24,77 dolarlık kilogram başı ihraç fiyatı, Türkiye ortalamasının neredeyse iki katıdır. Ancak üretimde kullandığımız ve yerli alternatifi bulunmayan hammaddeye erişimde yaşadığımız maliyet baskıları rekabet gücümüzü zayıflatıyor" ifadelerini kullandı.
İHRACATTA PAZAR ÇEŞİTLİLİĞİ ZORUNLULUĞU
Sektörün ihracat haritasını genişletmek için yeni pazarlara odaklandıklarını kaydeden Halil Gündoğdu, özellikle İskandinav ülkeleri, ABD ve Kanada gibi refah seviyesi yüksek bölgelere ağırlık vereceklerini belirtti. Ege Bölgesi ihracatında Rusya’ya yapılan satışların yüzde 116, İtalya’ya yapılan satışların ise yüzde 62 oranında arttığına dikkat çeken Gündoğdu, "Mevcut pazarlarımızı korurken küresel dalgalanmalardan etkilenmemek adına pazar çeşitliliğine gitmek bir zorunluluktur. Polonya, Romanya, Çekya ve Avustralya gibi yeni hedef pazarlar, EDMİB Fuarlar ve Etkinlikler Komitemizin merceği altında olacaktır" dedi.
YAN SANAYİDEKİ KORUMACI VERGİLER REKABETİ BALTALADI
Türkiye’nin küresel tedarik zincirinde yeniden en güçlü alternatif konumuna geldiğini, ancak yapısal maliyetlerin bu süreci zorladığını ifade eden Gündoğdu, "Ayakkabı yan sanayisindeki taban, ökçe, toka ve özel kimyasallar gibi temel bileşenler üzerinde yük oluşturan ek korumacı vergiler, nihai ürünün rekabet gücünü baltalamaktadır. Türkiye'nin bu fırsatı kaçırmaması için acilen yerli üretimi bulunmayan veya yetersiz olan girdilerdeki gümrük duvarlarını esnetmesi ve ihracatçıyı baskılanan döviz kuru sarmalından kurtaracak teşvik mekanizmalarını devreye alması gerekiyor. Aksi halde siparişlerin düşük maliyetli ülkelere kayması kaçınılmazdır" diye konuştu.
YEŞİL DÖNÜŞÜM İÇİN FİNANSMAN DESTEĞİ ELZEM
Sektörün teknolojik altyapı ve insan kaynağı ile yeşil dönüşümü gerçekleştirebilecek güçte olduğunu belirten Gündoğdu, "Deri sektörü, birim başına sağladığı yüksek net katma değerle stratejik bir öneme sahiptir" diyen Gündoğdu, şunları kaydetti: "İhracatçılarımızın pazar payını koruyabilmesi için finansman kanallarının açık tutulması gerekiyor. Bu kapsamda, Merkez Bankası döviz dönüşüm desteği prim oranının yüzde 10 seviyesine güncellenmesi ve süresinin yıllık olarak uzatılması, sektörün uluslararası arenadaki rekabetçiliğini sürdürebilmesi adına elzemdir" dedi.

HAZIR GİYİMDE HAZİRAN AYI UMUT VERDİ
Hazır giyim sektöründeki gelişmeleri değerlendiren Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Çağlar Bağcı, Türkiye genelinde sektör ihracatının 7,98 milyar dolar, Ege’de ise 631 milyon dolar olarak gerçekleştiğini açıkladı. Yılın ilk yarısında değer bazlı düşüşe rağmen Haziran ayında yaşanan yüzde 13’lük artışın moral verici olduğunu belirten Bağcı, "İspanya, Danimarka ve ABD gibi pazarlarda artış kaydettik. Türkiye, net ihracatçı konumu ve esnek üretim yapısıyla küresel rekabette hâlâ çok güçlü. 2026’nın ikinci yarısında hedefimiz, Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum sağlayarak katma değerli üretimi artırmak, ilk yarıdaki kaybı telafi etmek ve pazar çeşitliliğini sağlayarak ihracat ivmemizi korumaktır" değerlendirmesinde bulundu.

KURU MEYVE SEKTÖRÜNDE DÜNYA LİDERLİĞİ SÜRÜYOR
Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (EKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Gabay, küresel ekonomideki belirsizliklere ve iklim değişikliğinin etkilerine rağmen Türkiye’nin çekirdeksiz kuru üzüm, kuru incir ve kuru kayısıda dünya liderliğini koruduğunu belirtti. 2026 yılının ilk altı ayında Türkiye’nin kuru meyve ve mamulleri ihracatı yaklaşık 752 milyon dolar olarak gerçekleşirken, bunun 465 milyon dolarlık kısmı Ege İhracatçı Birlikleri üzerinden yapıldı. Ürün bazında ihracat rakamlarını paylaşan Gabay, çekirdeksiz kuru üzümün 215 milyon dolar, kuru incirin 136 milyon dolar ve kuru kayısının 60 milyon dolar seviyesinde olduğunu ifade etti. İhracatta kalite, sürdürülebilirlik ve gıda güvenliği odaklı bir üretim anlayışıyla hareket ettiklerini vurgulayan Gabay, yılın ikinci yarısında geleneksel pazarların yanı sıra Hindistan, Japonya ve Uzak Doğu pazarlarında tanıtım çalışmalarına ağırlık vererek Türk kuru meyvesinin marka değerini güçlendirmeyi hedeflediklerini dile getirdi.

MADENCİLİKTE İHRACAT ARTIŞI YÜZDE 12
Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, Türkiye geneli maden ihracatının yılın ilk yarısında yüzde 20 artışla 3,4 milyar dolara, Ege Bölgesi ihracatının ise yüzde 12 artışla 767 milyon dolara ulaştığını açıkladı. Doğal taşın sektörün lokomotifi olmaya devam ettiğini belirten Alimoğlu, "En fazla ihracat yaptığımız ilk üç ülke Çin, ABD ve İspanya oldu. Yılın ikinci yarısında Özbekistan, Fas, İspanya ve Portekiz'e yönelik ticaret heyetleri düzenleyerek yeni pazarlarda ihracatçılarımızın etkinliğini artırmayı amaçlıyoruz" ifadelerini kullandı.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın