- Ekonomi
- 05.04.2025 14:21
Hava koşullarındaki dengesizlik nedeniyle erken çiçek açan erik ağaçları maruz kaldıkları don ile verim kaybı yaşarken, son yıllarda giderek etkisini gösteren iklim değişikliği nedeniyle uzmanlar ağaçların dinlenme fırsatı bulamadığını belirtti
ÖZEL HABER - Küresel iklim değişikliğinin en çok etkilediği alanlardan biri olan tarım sektörünün temsilcileri, dengesiz hava koşulları nedeniyle yaşanan verim kaybına dikkat çekti. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 1971 ve 2024 yılları arasını kapsayan verilerine göre Türkiye son 15 yılda toplam 13 kez ortalama kış sıcaklığının oldukça üzerinde bir kış mevsimi geçirmişken; ziraat mühendisleri bu durumun özellikle bazı meyve ağaçlarını çok etkilediğini belirtti. Emekli Ziraat Mühendisi ve meyve bahçesi sahibi olan Alp Özçile, erken uyanan meyve ağaçlarının don nedeniyle büyük verim kaybı yaşadığını belirtirken; özellikle can ve papaz erikteki verim kaybına dikkat çekti. Kemalpaşa ovasında sıklıkla tercih edilen erik ve kiraz gibi ağaçların yaşanan iklim dengesizliği nedeniyle yeterince dinlenme fırsatı bulamadığını ifade eden İzmir Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Profesör Doktor Hakan Çakıcı, iyi verim için soğuklanma ihtiyacının önemine dikkat çekti. Bölgede zirai ilaç bayiliği yapan Ziraat Mühendisi Murat Şakar ise olumsuz iklim koşullarından bitkiyi korumak için doğru bakımın önemine değindi.
Dengesiz hava koşullarının bahçesindeki ağaçlar üzerindeki etkilerinden bahseden Özçile, özellikle erken uyanan ağaçlarda büyük verim kaybı yaşadığını açıkladı. Sıcak havaya aldanıp erken çiçek açan can ve papaz eriği ağaçlarına mart başı gibi don vurduğunu dile getiren Özçile, “Bahçemde mürdüm eriği, papaz eriği ve can eriği ağaçlarım var. Mürdüm yazın meyvesini verdiği için daha geç uyanan bir bitki olduğundan son yaşanan hava olaylarından çok fazla etkilenmedi ve üzeri çiçek dolu; ancak papaz ve can için aynı şeyi söylemek mümkün değil. Can ve papaz çiçek açtığında burada hava gündüz 25 gece ise 15 derece idi. Şubat sonu ve mart başı bu değerler bir hafta ile 10 gün arası gündüz 4 gece ise 0 dereceye kadar düştü. Bu da can ve papazda verimi yok denecek kadar az seviyelere düşürdü. Yine bahçede erken uyanan dut ağaçları var onlarda da verim çok düşük. Yaşanan iklim değişikliği nedeniyle dengesizleşen hava koşulları maalesef mahsulün hem miktarını hem de kalitesini çok olumsuz etkiliyor” dedi.
Kışın uykuya yatan ağaçlarda soğuklanma ihtiyacının verim için belirleyici olduğunu ifade eden Başkan Çakıcı, yaşanan iklim değişikliği nedeniyle bu tarz ağaçlarda soğuklanma ihtiyacının yeterli karşılanamadığını söyledi. İklim değişikliği nedeniyle bitkilerin dinlenme fırsatı bulamadığını da söyleyen Çakıcı, “Erik dediğimiz zaman birçok çeşit var. Can erik ve papaz erik gibi erikler bu mevsimde hasat edilmeye başlanır. Yazın hasat edilen erik çeşitleri de var. İklimin bu tarz ağaçların gelişiminde etkisi ise çok büyük. Burada son zamanlarda don olayları nedeniyle erken uyanan ağaçlarda yanmalar oldu. Özellikle kışın uykuya yatan türlerde ağaçların dinlenebilmesi için kışın belli bir soğuklanma ihtiyacı vardır. Ancak bu bölgede ne yazık ki iklim değişikliği nedeniyle ağaçların soğuklanma ihtiyacı karşılanamadığı gibi kurak geçen kış nedeniyle de su konusunda da sıkıntılar yaşanıyor. Kışın ve bu mevsim yağmayan yağmurun sıkıntısını yazın özellikle çok çekeceğiz. Kışın uykuya yatan ağaçlarda soğuklanma verim için de çok önemli. Erik ve kiraz gibi Kemalpaşa ovasında sıklıkla bulunan ağaçlarda biz 4 derecenin altındaki sıcaklıkları görmek isteriz. Bu sıcaklıklar öyle 5-6 gün değil bir süre boyunca olmalı ve toprağı donduracak kadar da çok soğuk olmamalı. Ancak iklim değişikliği nedeniyle ağaçlar dinlenme fırsatı bulamıyor. Sıcak giden havalar yüzünden erken uyanan bitki ani bir değişiklik ile dona maruz kalıp yanıyor” diye konuştu.
Kemalpaşa ve Turgutlu ovalarında sıklıkla dikilen kiraz ve erik gibi ağaçların uykuya dalmadan önce yeterli bakımı görmesi gerektiğini ifade eden Şakar, amino asit ve organik gübrelemenin bitkiyi güçlendireceğini söyledi. Soğuklanma ihtiyacı konusunda bitkiyi kandıran ürünleri kullanmanın zararlarından da bahseden Şakar, “Kiraz ve erik gibi ağaçlarda sonbaharda bitki uykuya dalmadan fosforlu ve çinkolu ürünler ile bitkiyi beslemek çok önemli. Bitki mevsimi geldiğinde uyanacağı zaman ilk olarak bu elementlere ihtiyaç duyar. Bu gibi ağaçlarda ekim ve kasım gibi üstten gübre uygulamasını öneriyoruz çünkü üstten gübreleme yapıldığı zaman emilim çok hızlı oluyor. Erik ve kiraz gibi bölgenin popüler ağaçlarında soğuklanma ihtiyacı çok önemli. Değişen iklim koşullarına karşı bitkinin doğru bakıma ve beslenmeye ihtiyacı da daha fazla oluyor. Bizim burada önerimiz amino asitler ile deniz yosunu gibi organik ürünler ile bitkiyi sağlıklı tutabilmek. Bitki uyandığı zaman ise amino asit takviyeleri çok önemli. Dengesiz hava koşulları nedeniyle bitki dengeli bir şekilde uyanamıyor. Normal şartlarda ağaç yapraklanıp fotosenteze başladığı zaman kendi amino asitlerini üretir ancak dengesiz uyanış nedeniyle bu süreç sağlıklı olamayabiliyor ve bu durumda amino asit takviyesi ile bitkiyi güçlendirmeyi öneriyoruz. Ağaçları da kendimiz gibi düşünebiliriz nasıl insanlar iklim değişikliklerinde hasta olmamak için vitamin takviyeleri alıyorsa bu durum bitkiler için de aynen geçerli. Üreticiye çok büyük rol düşüyor burada. Ancak maalesef soğuklanma ihtiyacı konusunda bitkiyi kandıran yasaklı ürünler kullanan insanlar var. Aktif maddesi hidrojen siyanamid olan bir ürün var yetkili makamlar tarafından kullanımı yasaklı bir ürün. Bu ürün bitkiyi sanki yeterli soğuklanmayı almışçasına kandırıyor hormon salgılamasını sağlıyor. Kısa vadede bitkiyi kandırıyor ancak ağacın ömrünü de epey kısaltıyor” şeklinde konuştu.