- Ekonomi
- 29.12.2025 10:57
Gelirler eşit, temel giderler destekli olmalı
Aynı gelire sahip kişilerin farklı yaşam maaliyetleri nedeniyle ekonomik eşitsizlik yaşamaları hakkında açıklamalarda bulunan Av. Aslıhan Oğurluoğlu, hukuk devletinin temel unsurlarından birinin sosyal adalet olduğunu vurguladı
- Oluşturulma Tarihi :
- Güncelleme Tarihi :
- Kaynak : HABER MERKEZİ
BERKAY ERDEN / ÖZEL HABER - Milyonlarca çalışanın merakla beklediği asgari ücret 28 bin 75 Türk lirası olarak açıklanırken, vatandaşlar bu seferde gözlerini yaşanacak zamlara çevirdi. Çalışanlar ve emekliler yeni yılla birlikte gelirlerine aldıkları zamla kira, eğitim, market, sağlık gibi temel ihtiyaçlarını karşılama hesabı yaparken, temel giderlerde bölgeden bölgeye değişen ücretler aynı gelire sahip vatandaşların farklı hesaplar yapmasına da sebep oluyor. İlan siteleri üzerinden derlenen bilgilere göre büyükşehirlerde yaşayan vatandaşlar asgari ücretten daha fazla bir miktarı kira olarak ödemek zorunda kalırken, Anadolu’da ise kiralar büyükşehirlere kıyasla yarı yarıya daha düşük seviyede. İzmir’de Kasım ayı itibariyle ortalama kira bedeli 29 bin 167 TL iken, Adıyaman’da ise ortalama kira bedeli 14 bin 857 olarak kayıtlara geçmiş durumda. Bu gibi temel giderlerde yaşanan farklılar nedeniyle vatandaşlar arasında yaşanan ekonomik eşitsizliğin giderilmesi adına ortaya atılan modelleri yorumlayan Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) Üyesi Avukat Aslıhan Oğurluoğlu, vatandaşın alım gücünü korumanın devletin asli görevi olduğunu söyledi. Ücretlerin bölge bazlı belirlenerek ekonomik eşitliği sağlamanın istenmeyen başka sorunlara yol açabileceğini dile getiren Oğurluoğlu, temel ihtiyaçlara ulaşımda devlet desteğinin sağlanması gerektiğini söyledi.

KARMAŞIKLIK YARATABİLİR
Gider kalemlerindeki bölgesel farklılığı gidermek adına bölgelere özel ücret politikasının farklı bir eşitsizlik algısı yaratacağını dile getiren Oğurluoğlu, “Hukuk devleti ilkesinin temel unsurlarından biri sosyal adalettir. Gelirlerin ülke genelinde tek tip belirlenip yasam maliyetlerinin bölgesel olarak derin biçimde farklılaşması, fiilen eşitsizlik yaratmaktadır. Vatandasın alım gücünü korumak devletin asli sorumluluğudur. Anayasası’nın benimsediği sosyal devlet ilkesi, devletin yalnızca gelirleri eşit biçimde dağıtmasını değil, bu gelirlerin bireylerin yaşamlarını insan onuruna yakışır biçimde sürdürebilmelerine olanak tanıyacak düzeyde olmasını da gözetmesini gerektirir. Aynı şekilde eşitlik ilkesi, biçimsel bir eşitliğin ötesinde, maddi eşitliğin sağlanmasını hedefler. Gelirlerin bölgesel yasam maliyetlerine göre farklılaştırılması modeli teorik olarak adil sonuçlar üretme potansiyeline sahip olmakla birlikte, uygulamada idari karmaşıklık, iç göçü teşvik etme riski ve işverenler açısından maliyet belirsizliği gibi sorunlar barındırmaktadır. Ayrıca ücretlerin bölgesel olarak farklılaştırılması, emeğin değerinin coğrafyaya göre değiştiği algısını da beraberinde getirebilir. Dolayısıyla farklı bir eşitsizlik algısını beraberinde getireceğinden çözüm olmaktan çok sorun olarak karsımıza çıkacaktır. Ayrıca bu tarz bir düzenleme asıl sorunun görmezden gelinmesine neden olacaktır” diye konuştu.

FIRSAT EŞİTLİĞİ YARATILMALI
Sosyal devletin gelirlerde farklılaşma yaratmak yerine temel ihtiyaçlarda fırsat eşitliği yaratması gerektiğine vurgu yapan Oğurluoğlu, “Diğer bir yaklaşım ise gelirleri tek tip tutarken sosyal devlet ilkesi gereği eğitim, sağlık, ulaşım gibi temel ihtiyaçların fırsat eşitliği ilkesi çerçevesinde bütün vatandaşlara eşit şekilde ulaştırılması ve ülkemizdeki en yakıcı ekonomik sorunlardan biri olan barınma sorununa düzenleme getirilmesidir. Bu nedenle bölgesel ücret düzenlemesi yerine sosyal devlet ilkesi gereği vatandaşların eğitim, sağlık, ulaşım gibi temel ihtiyaçlara eşit şekilde ulaşımının sağlanması ve fahiş kira artışlarının önüne geçmek için gerekli düzenlemelerin yapılarak barınma sorunun çözülmesi yolunda adımlar atmak gerekmektedir” ifadelerini aktardı.
Kaynak : HABER MERKEZİ