Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İstanbul'da düzenlenen 3'üncü Küresel İslami Ekonomi Zirvesi'nde yatırımcılara önemli mesajlar verdi. Türkiye'nin yatırım, üretim ve ihracat odaklı dönüşüm sürecini anlatarak yeni teşvikleri açıklayan Şimşek, üretim faaliyetinde bulunan şirketler için kurumlar vergisinin yüzde 12,5'e indirildiğini duyurdu. Bu oranın dünyadaki en rekabetçi vergi oranları arasında yer aldığını vurgulayan Şimşek, uluslararası yatırımcılara "Türkiye'ye gelin ve yatırım yapın" çağrısında bulundu.
“İSLAMİ FİNANS VARLIKLARI SIRALAMASINDA İLK 5'TE OLMAYI ÇOK İSTERİZ”
Programda konuşan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Bildiğiniz üzere İslami finans, reel sektörle, reel ekonomiyle doğrudan ilişkili. İslami finansta her parasal finansal işlem, gerçek bir varlıkla güvence altına alınmış şekilde karşımıza çıkıyor. Bizim de ihtiyacımız olan şeylerden birisi bu. Yine aynı şekilde İslami finans yaklaşımında risk ve kazanç ilgili taraflarca paylaşılıyor. İslami finans varlıkları açısından da ölçeklendirmeyi daha iyi yapmamız gerekiyor. Burada sol tarafta İslami finans varlıklarını görüyorsunuz, nominal olarak ABD doları cinsinden 2000 yılından beri 48,5 kat artmış. Bu kötü bir performans değil, tam tersine çok etkileyici bir performans ve cesaretlendirici bir performans. Ancak küresel finans kurumları tarafından yönetilen küresel finansal varlıklara baktığımızda, 2000 yılından beri bunun 6 katına çıktığını görüyoruz. İslami finans olarak kat etmemiz gereken bir yol var. Bu da birçok ülke için önemli fırsatlar teşkil ediyor, Türkiye de bunlardan bir tanesi. İslami finans varlıklarına baktığımızda İran'ın bu anlamda önde geldiğini görüyoruz. Türkiye'nin ise 9'uncu sırada geldiğini görüyoruz. Bu sıralamada ilk 5'te olmayı çok isteriz" diye konuştu.
“DÜNYADA YÜKSELEN PİYASALARDA EN REKABETÇİ KURUMLAR VERGİSİ BİZDE”
Bakan Şimşek, "Ekonomimizi daha dirençli hale getirmek için neler yapabiliriz? Şunu unutmayalım, her zaman şoklar içinde olan bir dünya içinde yaşamaktayız. Her yerde çatışma ortamı var. Bu anlamda ekonomimizin dirençli olması ve çeşitli tamponlara sahip olması gerekiyor. Bu da İslami finansmana daha çok eğilmemiz gerektiğini bize gösteriyor. Değer zincirinde yukarı yönlü hareket için endüstriyel bir dönüşümden geçiyoruz. Yeşil ve dijital dönüşümüde hızlandırıyoruz aynı şekilde. Demiryolları gibi daha üretken alanlara odaklanıyoruz. Burada yeteneği, girişimcileri, sermayeyi ve doğrudan yabancı yatırımı çekmeye çalışıyoruz. Bugün Sayın Cumhurbaşkanı tarafından onaylandı. Parlamentonun onayından zaten geçmişti. Eğer bir üreticiyseniz ve Türkiye'de opere ediyorsanız kurumlar verginiz 12,5'e indirildi. Bu, en rekabetçi kurumlar vergisi oranlarından biri, dünyada yükselen piyasalarda en rekabetçi rakamlardan biri. Türkiye'ye gelin ve yatırım yapın" ifadelerini kullandı.
“EĞİTİM İHRACATINDA DÜNYADA 6’NCI SIRADAYIZ”
Bakan Şimşek, "Hizmet ihracatında yüzde 100'lük bir vergi muafiyeti var. Çünkü bizim hizmet alanında, servis alanında kaslarımız güçlü. Mesela medikal turizmde en üst sıralardayız. Yazılım, bilgisayar oyunları, medikal turizm, eğitim, mühendislik, tasarım ve danışmanlık alanlarında hizmet ihracatında yüzde 0 şu anda vergi. Şimdi eğitim ihracatında dünyada 6’ncı sıradayız, üniversite ihracatı, üniversite eğitimi ihracatı anlamında. 380 binden fazla global öğrenci, yabancı öğrenci Türkiye'de çalışıyor. Yüzde 0'lık bir kurumlar vergisi var transitte. Diyelim ki bir finansal merkez opere ediyorsunuz, yüzde 95'lik bir vergi muafiyeti söz konusu. Yakın zamanda İstanbul Finans Merkezi dolmuş olacak ve yüzde 100'lük vergi muafiyetini ülkenin geri kalanına da yaymış olacağız. Eğer transit ticaret yapıyorsanız burada bir ofisiniz olduğundan emin olun" dedi.
“İSLAMİ FİNANSI DESTEKLEME KONUSUNDA KARARLIYIZ”
Bakan Şimşek, "Şimdi çok uluslu bir şirketsiniz diyelim, birkaç ülkede faaliyette bulunuyorsunuz. Eğer Türkiye'de, merkezinizi İstanbul Finans Merkezi'nde konuşlandırırsanız yüzde 100'lik bir kurumlar vergisi muafiyeti olacak ve asgari ücretin 6 katına kadar da sıfır vergi durumu söz konusu olacak. Gelir vergisi, kurumlar vergisi olmayacak. Singapur'la, Hollanda'yla, Hong Kong'la rekabet etmek istiyoruz. Bu yüzden Türkiye'yi en üst noktalara konumlandırmak istiyoruz. İslami finansı destekleme konusunda kararlıyız. Bu, daha dayanıklı bir Türk ekonomisi için kilit bir rol oynayacak" diye konuştu.
“SERVET BİRİKİMİNİ AMAÇ HALİNE GETİRMEMELİYİZ”
Bilal Erdoğan programda yaptığı konuşmada, "Peygamberimiz ve Kur'an'ın omuzlarımıza yüklediği bir misyon, ilimle birlikte yaşamak. Eğer Batı medeniyetini tekrar Müslümanlar olarak geçmek istiyorsak, bunun fırsatı önümüzde. Aslında döngüsel olarak bir şeyler de zaten geliyor. Batı medeniyeti aslında aşağı yönlü bir yönelişe geçmiş durumda. Ancak bunun farkına varmak tabii bize çok da fayda sağlamıyor. Bu, kendimizi motive etmek için bir başlangıç noktası, çok çalışmak için başlangıç noktası. Bunu daha evvel yapmış olmak bize elbette cesaret veriyor ve birtakım ipuçları da veriyor, biz bunu tekrar yapabiliriz. Ancak bu, aynı şeyleri tekrar ederek elbette olmaz. Batı'yı yalnızca onların işlerini, bilimsel çalışmalarını tercüme ederek geçemeyiz. Biz onların yaptığını onlardan daha iyi yapmak durumundayız. Yeni bir dinamik bulmak durumundayız ve bu dinamik aslında farklı açılardan daha iyi olmalı. Biz mesela sermaye birikimini, servet birikimini amaç haline getirmemeliyiz. Bu, bir medeniyetsel momentum oluşturucu olarak görülmeli ve elbette insanlığa fayda sağlayan, eşref-i mahluk olan insanlığa fayda sağlayan bir şey olarak görülmeli" ifadelerini kullandı.
“SADECE TÜRKİYE DEĞİL, AYNI ZAMANDA MÜSLÜMAN ÜLKELERİN DE YÜZYILI OLACAK”
Erdoğan, "Bu hareketi başlattığımız zaman medeniyetsel statümüzü tekrar üst düzeyde yakalayacağız demektir. Bu da insanlığa tekrar umut verecek diye düşünüyorum ve şu an içinde bulunduğumuz karmaşıklığı da belki bu şekilde çözme şansı olacak insanlığın. Türkiye Yüzyılı, biliyorsunuz Cumhurbaşkanımızın mottosu, sloganı. Önümüzdeki liderler kuşağı için de bu son derece önemli ve bu sadece Türkiye için değil, İslam dünyası için de elbette geçerli. Biliyorsunuz ki Cumhurbaşkanımız her zaman İslam dünyasını dikkate alarak, kalbinin merkezine koyarak düşünüyor. Sadece Türkiye değil, aynı zamanda Müslüman ülkelerin de yüzyılı olacak ve bu şekilde insanlık da fayda elde edecek" dedi.
ULUSLARARASI STRATEJİK İMZA TÖRENLERİ VE PLAKET TAKDİMİ GERÇEKLEŞTİ
Konuşmaların ardından küresel İslami finans ekosistemini ve akademik iş birliklerini güçlendirecek iki protokol (MoU) imzalandı. İlk protokol, İslami Bankalar ve Finans Kurumları Genel Konseyi (CIBAFI) ile İslam İşbirliği Teşkilatı Tahkim Merkezi (OICAC) arasında gerçekleştirildi. İmza töreninde kurumlar adına imzalar, CIBAFI Genel Sekreteri Hamza K. Bawazir ve OIC Tahkim Merkezi Genel Sekreteri Doktor Umar Oseni tarafından atıldı. İkinci imza töreni ise İbn Haldun Üniversitesi ile Malezya Menkul Kıymetler Komisyonu arasında gerçekleşti. İmzalanan İkinci Protokol’de İbn Haldun Üniversitesi’ni Rektör Profesör Doktor Atilla Arkan temsil ederken, Necmeddin Bilal Erdoğan da katılımcı olarak yer aldı. Malezya Menkul Kıymetler Komisyonu adına ise protokolü Yürütme Başkanı Dato' Mohammad Faiz Azmi imzaladı.
İmza törenlerinin ardından zirveye destek veren ortaklara ve sponsorlara plaket takdimi yapıldı. Bu kapsamda Demirörören Medya’nın global iletişim ortağı olduğu zirvede Demirören Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve DTech Cloud Kurucusu Bereket Murat Oktay plaketini Bilal Erdoğan’ın elinden aldı. Kalyon Holding ve Kalyon İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Murathan Kalyoncu da plaket alan isimler arasındaydı. İkinci gün programlarının ilk bölümü, protokol üyeleri ve katılımcıların yer aldığı aile fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın