13 Nisan 2026, Pazartesi 12:04
16°C İzmir

Milyon dolarlık ithalat sofrayı ısıtamadı

Kırmızı et fiyatlarını dengelemek adına yapılan 327 milyon dolarlık ithalatın piyasaya etkisini değerlendiren İzmir Kasaplar Odası Başkanı Şenkara, asıl meselenin vatandaşın tabağına giren etin miktarı olduğunu vurguladı

Milyon dolarlık ithalat sofrayı ısıtamadı haberinin görseli
6 dk okuma süresi

KEMAL ÖZKURT – ÖZEL HABER - Kırmızı et fiyatlarındaki artışı durdurmak amacıyla uygulanan ithalat politikası, 2026 yılının ilk iki ayında da hız kesmedi. 150 bin 167 büyükbaş hayvan için 240 milyon 591 bin dolar, kırmızı et için ise 87 milyon 115 bin dolar olmak üzere toplamda 327 milyon doları aşan bir kaynak dışarıya aktarıldı. Bu devasa bütçeyi ve sektörün gidişatını değerlendiren İzmir Kasaplar Odası Başkanı Melih Şenkara, “350 milyon dolar gibi rakamlar konuşuyoruz ama asıl bakılması gereken ne kadar et alınabildiği ve bu etin Türkiye koşullarında günlük yaşama, kişi başına kaç gram düştüğüdür” dedi. Artan maliyetler ve yüksek fiyatlar nedeniyle vatandaşın aldığı et gramajının hissedilir şekilde azaldığını ifade eden Şenkara, kalıcı çözümün yerli üreticiye destekten geçtiğini ve üreticinin kâr elde etmesinin sürdürülebilirlik için kritik olduğunu söyledi.

melih şenkara

TABAĞA DÜŞEN GRAMA BAKMAK GEREKİYOR

İthalatın piyasadaki etkisini değerlendiren Başkan Melih Şenkara, kağıt üzerindeki büyük rakamların kasap tezgahındaki gerçekliği değiştirmediğini vurguladı. Şenkara, “Fiyatlarda bir düşüş yaşanmamış olsa dahi, Et ve Süt Kurumu’nun yapmış olduğu bu ithalat, her şeyden önce fiyat regülasyonu için yapılıyor. Burada rakamlara çok takılmamak gerekiyor; 350 milyon dolar gibi rakamlar konuşuyoruz ama asıl bakılması gereken ne kadar et alınabildiği ve bu etin Türkiye koşullarında günlük yaşama, kişi başına kaç gram düştüğüdür. Yüksek diye bahsettiğimiz fiyatlarda rakamların ne kadar büyüdüğünü görmek bazen kaçınılmaz oluyor. Ancak bizim tezgahlarımızda zaten ithal et bulunmuyor, esnafımızı yerli ürün satıyor. Dolayısıyla artan enflasyon koşullarında fiyatların düşmesini beklemek hayalperestlik olur” dedi.

et

- REKLAM -

GRAMAJLARDA HİSSEDİLİR BİR AZALMA VAR

İzmirli vatandaşların et tüketim alışkanlıklarındaki değişime de değinen Şenkara, alım gücündeki daralmanın tezgaha yansıdığını ifade etti. Tavuk fiyatlarındaki yüzde 10-15’lik artışa ve et fiyatlarındaki yükselişe dikkat çeken Şenkara, “Vatandaşın cebine giren para aynı oranda değişmedi. Vatandaşın kasaba geliş sayısı azaldı demeyeyim ama aldığı gramajlarda hissedilir düzeyde bir azalma var. Tavuk ihracatının durdurulması ve et fiyatlarının yıl başından bu yana yükselmesi haliyle tüketimi etkiledi. Yine de yandık, bittik denecek kadar vahim bir tabloda da değiliz, onu da belirteyim” dedi.

et

REKABET ETME ŞANSIMIZ YOK

Kasap esnafının rekabet gücünün hem zincir marketler hem de yerel yönetimlerin satış politikaları nedeniyle zayıfladığına dikkat çeken Şenkara, “Bizim şu anda rekabet anlamında yapabilecek bir şeyimiz yok. Perakendeci kasap esnafı tamamen kaliteye odaklanmış durumda. ‘Ucuz satma algısı’ üzerine bir çalışma yapmıyoruz, yapamayız da. Biz, her zaman aldığımız bir ürünün üzerine belli bir kâr payımızı ekleyip evine bakan insanlarız. Bu sebeple büyük marketlerle başa çıkmamız mümkün değil. Bunun yanında diğer bir sıkıntımız da belediyelerin açmış olduğu Et marketler. Özellikle bir diğer rakibimiz de onlar; çünkü onlar da sübvansiyon yöntemiyle kaynak karşılayıp fiyat düşürüyorlar. Bunların hepsi kasap esnafının ve üreticinin önünde bir engel teşkil ediyor” dedi.

et

- REKLAM -

MALİYET ARTIŞI KAÇINILMAZ

Maliyetlerin sadece akaryakıtla sınırlı olmadığını, yemden nakliyeye kadar her kalemin ete yansıdığını belirten Şenkara, “Yakıt artınca yem fiyatları da artıyor. Yem fiyatının yanı sıra, nakliye giderleri de yakıt sebebiyle yükseliyor. Sadece elimizdeki verilere bakarak söylüyorum; ülkemizde aylık enflasyon eğer yüzde 3 ise, bu durum tabii ki ete de yansıyacaktır. Her şeyin fiyatının yükseldiği bir ortamda etin sabit kalmasını beklemek yanlış olur. LPG’nin 35 lira olacağı söyleniyor, sadece LPG’ye yüzde 10’un üzerinde zam gelecek. Mazotu söylemiyorum bile; 50 liralık mazot zaten 80 liraya dayandı. Bunların hepsi birer ara etken. Hepsini üst üste koyduğumuzda, günün sonunda bunların fiyatlara yansıtılması muhtemeldir. O yüzden maliyet artışları üreticiye yansıdığı anda, bizler de fiyatlara yansıtmak durumunda kalabiliriz. Ancak bir gün vermemiz yanlış olur ya da felaket tellallığı yapmak istemem. Yine de önümüzdeki dönemde bir yansıma olması muhtemeldir” diye belirtti.

et

ÇÖZÜM YERLİ ÜRETİCİYİ YAŞATMAK

İthalatın kalıcı çözüm olmadığını belirterek yerel üretimin daha fazla desteklenmesi gerektiğini ifade eden Şenkara, “Şu anda özellikle küçükbaş hayvancılıkla alakalı ‘100 Küçükbaş Hayvan Desteği’ gibi bazı uygulamalar var. Bu desteklerin artırılması gerektiğini düşünüyoruz. Ancak insanları hayvancılığa teşvik ederken onların kazanımlarını da göz önünde bulundurmalıyız. Sürekli bir devinim içinde olmayan, kâr getirmeyen bir ticaretin devamlılığı düşünülemez. Üreticimiz bu işten para kazanmalı. Ekonomi normal düzeye dönmeden hiç kimse ticaretini tam anlamıyla yapamaz” dedi.

Kaynak: HABER MERKEZİ

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.