KEMAL ÖZKURT / İzmir Ticaret Odası (İZTO) Nisan ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Selami Özpoyraz idaresinde, Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener ve meclis üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda güncel ekonomik gelişmeleri değerlendiren Özgener, yüksek faiz ve enflasyon sarmalındaki reel sektörün korunması adına ekonomi politikasında güncelleme yapılmasının kaçınılmaz olduğunu vurguladı. Stratejik yatırımlara dikkat çeken Özgener, Orta Doğu’daki istikrarsızlık nedeniyle Orta Koridor’un daha kritik hale geldiğini belirterek, Asya ile Avrupa arasındaki ticaret süresini 10-15 güne düşüren bu hattın Türkiye için büyük bir lojistik fırsat sunduğunu ifade etti. Bu potansiyelin somut yatırıma dönüşmesi için yapısal reformların hızlanması gerektiğini vurgulayan Özgener, özellikle yüksek teknoloji devlerinin Türkiye’ye çekilmesi ve mevcut üretim kapasitesinin korunması gerektiğini dile getirdi.

EKONOMİK PROGRAM TAMPON OLUYOR
Dünya ekonomisindeki belirsizliklerin arttığı ve risklerin somutlaştığı bu dönemde, Türkiye ekonomisi için iç politika adımlarının her zamankinden daha önemli hale geldiğini belirten Mahmut Özgener, küresel dalgalanmaların etkisini sınırlamak adına finansal kırılganlıkların en düşük seviyeye çekilmesi gerektiğini vurguladı. Mevcut ekonomik programın devreye alınmasının dengeleyici bir unsur olduğunu ifade eden Özgener, "Program, özellikle enerji güvenliğinin korunması ve şokların sınırlanması noktasında tampon görevi üstleniyor. Rezerv birikimi, düşük kamu borcu ve azalan dış finansman ihtiyacı gibi makro adımlar, ülkemizin dış şoklara karşı dayanıklılığını artırarak bize önemli bir avantaj sağlıyor" diye belirtti.
REEL SEKTÖR BASKI ALTINDA
Enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan değerli TL politikasının, artan faiz ve maliyetlerle birleşerek reel sektör üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğunu belirten Mahmut Özgener, sanayi sektöründeki ivme kaybına dikkat çekti. Reel sektörün hem üretim hem de finansman tarafında zorlandığını ifade eden Özgener, "Maliyet artışları ve finansmana erişimdeki sıkılaşma belirgin sıkıntılar yaratıyor. Ancak güçlü bir ekonomik program olmadan enflasyonla mücadelede yol alamayız. Fiyat istikrarı sağlanmadan ekonomide kalıcı bir denge kurmak ve verimliliği artırmak mümkün değil" dedi.
EKONOMİK PROGRAM GÜNCELLENMELİ
Ekonomik programın hedeflere ulaşma sürecinde beklenen hızın gerisinde kalındığını belirten Mahmut Özgener, enerji ve dış ticaret dengelerindeki bozulmanın süreci zorlaştırdığını ifade etti. Enflasyonu dizginlemek için mevcut politikadan başka alternatif olmadığını ancak programın yeni koşullara göre revize edilmesi gerektiğini vurgulayan Özgener, "Enflasyon kalıcı olarak düşmeden sanayideki sorunların çözülmesi mümkün değil. Bu süreçte iş dünyasının beklentileri dikkate alınmalı; rezerv ve baskılanmış kur ağırlıklı sürdürülen politikada artık güncelleme yapılmalıdır" diye konuştu.
RİSKLER OVP TAHMİNLERİNİ ZORLUYOR
Petrol fiyatlarının 100 doların üzerinde seyretmesinin makro dengeleri bozduğunu belirten Mahmut Özgener, OVP’de öngörülen 65 dolar yerine fiyatların 85 dolar seviyesinde dengelenmesinin ağır sonuçları olacağını vurguladı. Bu senaryonun enflasyonda 3,5–4 puanlık artışa, cari açıkta 15–20 milyar dolar genişlemeye ve büyümede 0,6–1,5 puanlık gerilemeye yol açabileceğini ifade eden Özgener, "Yüzde 50’nin üzerindeki kredi faiz oranları ve yüzde 30 enflasyon ortamı, ekonomi politikasında revizyonu kaçınılmaz kılıyor. Savaş bitse bile piyasaların normale dönmesi en az 6 ay sürecektir. Bu dönemi, yatırım önceliklerini netleştirmek ve tüm üretim faktörlerinde verimliliği artırmak için bir fırsat olarak görmeliyiz" dedi.
ORTA KORİDOR'DA STRATEJİK FIRSAT
Orta Koridor projesinin Asya ve Avrupa arasındaki ticareti Türkiye üzerinden hızlandırarak stratejik bir zemin oluşturduğunu belirten Mahmut Özgener, lojistik avantajların yatırım çekme kapasitemizi artıracağını vurguladı. Orta Doğu’daki istikrarsızlık nedeniyle bu hattın daha kritik hale geldiğine dikkat çeken Özgener, "Bu fırsatın üretime dönüşmesi için mevcut firmalarımızın kapasite kaybı yaşamadan ayakta kalması şarttır. Küresel teknoloji devlerinin ülkemizde üretim yapmaya teşvik edilmesi, stratejik önceliğimiz olmalıdır" diye konuştu.
ULAŞIM SÜRESİ 10- 15 GÜNE DÜŞER
Orta Koridor’un Asya ve Avrupa arasındaki ticaret süresini 10-15 güne düşüren en güvenli alternatif olduğunu belirten Mahmut Özgener, hattın altyapısını güçlendirecek uluslararası yatırımlara dikkat çekti. Dünya Bankası’nın İstanbul Boğazı demiryolu bağlantısı için sağladığı 2 milyar dolarlık finansmanın kritik bir eşik olduğunu ifade eden Özgener, "Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinden geçecek demiryolu hattı ile taşıma kapasitesi artacak. Bu projeler ve ülkemizin doğusundaki demiryolu yatırımları, bölgesel bir lojistik merkezi olma hedefimizi pekiştirirken küresel ticaret ağlarındaki stratejik konumumuzu da güçlendirecektir" ifadelerini kullandı.
YAPISAL ADIMLAR GECİKMEMELİ
Orta Koridor ve lojistik projelerin sunduğu potansiyelin hayata geçirilmesi için makroekonomik istikrarın şart olduğunu vurgulayan Mahmut Özgener, reel sektörün mevcut baskı ortamında korunması gerektiğini belirtti. Finansmana erişimin etkin şekilde desteklenmesinin önemine değinen Özgener, "Firmalarımızın kapasite kaybı yaşamadan üretimini sürdürmesi kritik bir öneme sahip. Bu süreçte verimlilik artışlarını sağlayacak yapısal adımların gecikmeden hayata geçirilmesi, ekonomik atılımımızın sürdürülebilirliği açısından temel önceliğimiz olmalıdır" dedi.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın